Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2025/4661 K.2025/4428
Özet: (1) Davacı, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanarak OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurduğu kamu görevinden çıkarılmasına karşı, ByLock programının kullanımını reddederek, süreçte savunma hakkının ve usulün ihlali iddiasıyla kararın iptali ve iade talebinde bulundu. (2) Mahkeme, davacının iddialarını reddederek, kamu görevinden çıkarılma işleminin 677 sayılı Kanunun hükümlerine uygun olduğunu ve mahkemeye sunulan argümanların yeterli olmadığını belirterek kararın devamını onayladı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/4661
Karar No: 2025/4428
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yürütülmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, ByLock programını kullanmadığı, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ByLock'a ilişkin ana deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, ByLock kullanıcısı olduğunun usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, ByLock iddiasının yalnızca CGNAT kayıtlarından ibaret olduğu, CGNAT kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya / Türkiye (26/09/2023 tarih ve Başvuru No:15669/20 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, kanunilik, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkelerinin görmezden gelindiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının Mahkemelerce gerektiği gibi incelenmediği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve 7. maddelerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/4661
Karar No: 2025/4428
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yürütülmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, ByLock programını kullanmadığı, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, ByLock'a ilişkin ana deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, ByLock kullanıcısı olduğunun usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, ByLock iddiasının yalnızca CGNAT kayıtlarından ibaret olduğu, CGNAT kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya / Türkiye (26/09/2023 tarih ve Başvuru No:15669/20 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, kanunilik, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkelerinin görmezden gelindiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının Mahkemelerce gerektiği gibi incelenmediği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, adil yargılanma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve 7. maddelerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.