‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2025/12747 K.2025/12327

Esas No: 2025/12747 · Karar No: 2025/12327 · Karar Tarihi: 12.11.2025
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle kaybettiği ödenmesi gereken tüm özlük ve parasal hakların düzeltilmesi talebidir. (2) Mahkeme, kamu görevinden çıkarılma kararını bozar, kayıp özlük haklarını ve kişisel ödenmeleri paranın yasal faizini ekleyerek ödenmesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAYBEŞİNCİ DAİRE Esas No: 2025/12747
Karar No: 2025/12327
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat veyahut iltisakını ortaya koyacak somut bir olgu bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi yönündeki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay 5. Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2024/6228, K:2024/14384 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü içerisinde örgüt tarafından 2014 Haziran Alan EA, 2015 Mart Alan EA ve en son SCD olarak kodlandırıldığından bahisle istinaf başvurusu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurunun sakat olduğu, hakkındaki kodlama gerçeği yansıtmadığından delil olarak kabul edilemeyeceği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Bozmaya uyma kararı içeriğinde dosyanın esasının tartışıldığı ve davacının örgütle olan irtibatına yönelik olguların ortaya konulduğu, öte yandan dava dosyasının incelenmesinden davacının polis okulunda okuduğu dönemde örgütsel toplantılara (sohbet) katıldığı yönünde tanık beyanlarının olduğu, davacının adının ve davacıya örgüt tarafından verilen kodun ByLock yazışma içeriğinde geçtiği, Veri Analiz Raporunda davacının adının ED/Gezici Listelerinde yer aldığı dikkate alındığında davacının örgüt tarafından yetiştirilen/ilgilenilen kişi konumunda olduğu, davacının örgütle irtibatı olduğunu ortaya koymaya yetecek ölçüde veriyi ihtiva eden 2014 ve 2015 yıllarında ardışık aranmasının bulunduğuna yönelik ankesör/büfe sorgu raporunun bulunduğu hususlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden davacının temyiz isteminin anılan gerekçe eklenmek suretiyle reddinin gerektiği, öte yandan yargılama lehine sonuçlanan harçtan muaf davalı idarenin istinaf ve temyiz aşamasında ödemediği harçların davacıdan tahsili yönünde 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/1-j maddesi uyarınca İstinaf Dairesince hüküm kurulmadığı görülmekle birlikte söz konusu hususun aleyhe temyiz yasağı kapsamında kalması nedeniyle eleştiri konusu yapılmasıyla yetinilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE

GEREKÇE: MADDİ

OLAY: FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptali, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki karara kaşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen Dava Dairesi kararının Danıştay 5. Dairesince bozulması üzerine bozma kararına uyularak Dava Dairesince görüşme tutanağının "Bozmaya Uyma-İstinaf Kabul-Kaldırma-Dava Ret" olarak tanzim edildiği, kararın hüküm fıkrasında "Davanın Reddine" şeklinde hükme yer verilmediği görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinde, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı; "Tutanaklar" başlıklı 23. maddesinde, her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenleneceği, bu tutanakların görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanıp dosyalarında saklanılacağı; "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24/1-e maddesinde ise, kararlarda: kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarının yazılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, görüşme tutanağındaki karar sonucu ile karardaki hüküm fıkrasının birbiriyle aynı olması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Danıştay 5. Dairesince verilen bozma kararı sonrasında bozma kararına uyularak Dava Dairesince görüşme tutanağının "Bozmaya Uyma-Kabul-Kaldırma-Dava Ret" olarak tanzim edildiği, kararın hüküm fıkrasında ise "Davanın Reddi" yönünde hükme yer verilmediği görülmektedir. Bu itibarla; görüşme tutanağı ile hüküm fıkrasının aynı olmadığı anlaşıldığından temyize konu kararda hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... arih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?