Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2024/3382 K.2024/7802
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3382
Karar No : 2024/7802
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden önce “Cemaat” isimli oluşumun “terör örgütü” olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş hiçbir yargı kararı olmadığı, bu tarihten önce, sadece 26 Mayıs 2016 tarihli MGK toplantısı sonrası “bir terör örgütü olan paralel yapı” şeklinde basın açıklaması yapıldığı, bu tarihten önce başka bir devlet kurumu tarafından da “Cemaat” isimli oluşumun “terör örgütü” olduğu yönünde alınmış ve açıklanmış hiçbir karar bulunmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarının sakat olduğu, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, ByLock programı kullanıcısı olduğuna dair iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek derecede ispatlanamadığı , hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "..davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit bulunarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği.." hususu hükme esas alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde etkin pişmanılık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek hakkında yapılan Bylock tespitini kabul ettiği ve R. K. ile birlikte örgütün askeri mahrem yapılanması içerisindeki faaliyetlerine ilişkin beyanlarda ve teşhislerde bulunduğu, sanığın adına kayıtlı ... numaralı gsm hattı üzerinden ... ID numarası ile, ... kullanıcı adı ile, ... şifresi ile ByLock kullandığının tespit ve değerlendirme tutanağı ile tespit edildiği..." şeklindeki tespitlerle dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde etkin pişmanlıktan faydalanan davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3382
Karar No : 2024/7802
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden önce “Cemaat” isimli oluşumun “terör örgütü” olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş hiçbir yargı kararı olmadığı, bu tarihten önce, sadece 26 Mayıs 2016 tarihli MGK toplantısı sonrası “bir terör örgütü olan paralel yapı” şeklinde basın açıklaması yapıldığı, bu tarihten önce başka bir devlet kurumu tarafından da “Cemaat” isimli oluşumun “terör örgütü” olduğu yönünde alınmış ve açıklanmış hiçbir karar bulunmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarının sakat olduğu, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, ByLock programı kullanıcısı olduğuna dair iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek derecede ispatlanamadığı , hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "..davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit bulunarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği.." hususu hükme esas alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde etkin pişmanılık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek hakkında yapılan Bylock tespitini kabul ettiği ve R. K. ile birlikte örgütün askeri mahrem yapılanması içerisindeki faaliyetlerine ilişkin beyanlarda ve teşhislerde bulunduğu, sanığın adına kayıtlı ... numaralı gsm hattı üzerinden ... ID numarası ile, ... kullanıcı adı ile, ... şifresi ile ByLock kullandığının tespit ve değerlendirme tutanağı ile tespit edildiği..." şeklindeki tespitlerle dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde etkin pişmanlıktan faydalanan davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.