Danıştay 5. Daire İdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2024/17338 K.2024/18590
Özet: Uyuşmazlık, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde OHAL döneminde kamu görevinden çıkarılan bir kamu görevlisinin, bu kararın hukuka uygunluğunu ve yoksun kalma durumundaki özlük haklarının iadesini talep ettiği davadır. Mahkeme, OHAL süresini aşan ve KHK adı altında verilen işlemde hukuki usul ve esaslara uyulmadığını kabul ederek kararın iptalini ve sorumluları zımni olarak yanlış yaptığı takdirdan dolayı parasal tazminat ödenmesini onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/17338
Karar No: 2024/18590
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınması gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, 30 gün içerisinde onaylanmayan KHK'nın yok hükmünde olduğu, KHK adı altında yapılan genel düzenleyici işlemi nitelendirmenin mahkemelerin görevi olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, OHAL KHK'sı ile bireysel, kesin ve yürütülebilir işlem tesis edildiği, kamu hizmetinden çıkarma usul ve esaslarına uyulmadığı, idari soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan karar verildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının ve tüm alt güvencelerin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 6/2., 6/3. ve 7. maddelerinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'ya aykırılık iddiası ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması isteminin mahkeme tarafından dikkate alınmadığı, yasal mevzuata aykırı şekilde elde edilen verilerin delil olarak kabul edilemeyeceği, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... tanıklar D.D. ve Z.D.'un alınan beyanlarında sanığın örgütün savunuculuğunu yaparak örgüt lehine aleni konuşmalar ve tavırlar sergilediğini, bu konuda “cemaat ne derse ben yaparım” dediğini beyan ettikleri, ayrıca örgütün mahrem yapısında polis memurlarından sorumlu abilik yaptığı tespit edilen R.A. isimli şahsın dosyaya intikal eden beyanları ve teşhislerine göre sanığın örgütün sohbet adı altında düzenlemiş olduğu toplantılara katılmış olduğu,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/17338
Karar No: 2024/18590
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınması gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, 30 gün içerisinde onaylanmayan KHK'nın yok hükmünde olduğu, KHK adı altında yapılan genel düzenleyici işlemi nitelendirmenin mahkemelerin görevi olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, OHAL KHK'sı ile bireysel, kesin ve yürütülebilir işlem tesis edildiği, kamu hizmetinden çıkarma usul ve esaslarına uyulmadığı, idari soruşturma açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan karar verildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının ve tüm alt güvencelerin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 6/2., 6/3. ve 7. maddelerinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'ya aykırılık iddiası ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması isteminin mahkeme tarafından dikkate alınmadığı, yasal mevzuata aykırı şekilde elde edilen verilerin delil olarak kabul edilemeyeceği, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... tanıklar D.D. ve Z.D.'un alınan beyanlarında sanığın örgütün savunuculuğunu yaparak örgüt lehine aleni konuşmalar ve tavırlar sergilediğini, bu konuda “cemaat ne derse ben yaparım” dediğini beyan ettikleri, ayrıca örgütün mahrem yapısında polis memurlarından sorumlu abilik yaptığı tespit edilen R.A. isimli şahsın dosyaya intikal eden beyanları ve teşhislerine göre sanığın örgütün sohbet adı altında düzenlemiş olduğu toplantılara katılmış olduğu,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.