Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2024/16130 K.2024/15115
Özet: 1. Uyuşmazlık, 686 sayılı Kanun hükmünde kararnamenin ek listesinde ismine yer verilerek kamu görevinden çıkarılan bir davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı iade talebinin reddine ilişkin idari mahkeme kararlarının temyiz edilmesinden kaynaklanıyor. 2. Mahkeme, davacının iddialarını reddederek, ilki’nin kararının geçerli olduğunu, iade talebinin haksızlık teşkil etmediğini ve verilmiş idare kararlarının bozulmasına gerek olmadığını belirledi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/16130
Karar No: 2024/15115
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan AİHS ve Anayasa'da güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, hukuk devleti, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği, KHK eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle masumiyet karinesi yok sayılarak idare tarafından terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, ayrımcılık yasağının ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, olağanüstü hal dönemlerinde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, durumun gerektirdiği ölçüde, geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği, OHAL Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi uyarınca kanunların öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, OHAL KHK'ları ile getirilen düzenlemelerin ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki fiiller için uygulanabileceği, terör örgütü suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kişisel ve sosyal ilişkilerinin zedelendiği, şeref ve itibarının kaybolduğu, özel sektörde dahi iş bulamayacak hale gelerek adeta sivil ölüme mahkum edildiği, bu durumun ise özel hayata saygı hakkının ihlaline neden olduğu, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, kamu görevine son verildiği tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, talep dahi olmadan ByLock'a ilişkin hard disk ve flaş belleğin birer kopyasının mutlak şekilde kendisine verilmesi gerektiği, ByLock'u münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensuplarının kullandığı iddiasının asılsız olduğu, ByLock vasıtasıyla elde edilen verilerin çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ile bağımsızlık ilkesini ihlal ettiği, Bank Asya'nın yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kurum olduğu, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan bankacılık faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirmediği, Bank Asya'da gerçekleştirdiği işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, davaya konu Komisyon işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının Mahkemelerce gerektiği gibi incelenmediği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Byock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; "ID: ..., Kullanıcı Adı: ..., Şifre:..." olduğu, eşi N. A.'a ait ... bylock ID'sinin ekli olduğu,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/16130
Karar No: 2024/15115
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan AİHS ve Anayasa'da güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, hukuk devleti, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği, KHK eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle masumiyet karinesi yok sayılarak idare tarafından terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, ayrımcılık yasağının ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, olağanüstü hal dönemlerinde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, durumun gerektirdiği ölçüde, geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği, OHAL Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi uyarınca kanunların öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, OHAL KHK'ları ile getirilen düzenlemelerin ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki fiiller için uygulanabileceği, terör örgütü suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kişisel ve sosyal ilişkilerinin zedelendiği, şeref ve itibarının kaybolduğu, özel sektörde dahi iş bulamayacak hale gelerek adeta sivil ölüme mahkum edildiği, bu durumun ise özel hayata saygı hakkının ihlaline neden olduğu, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, kamu görevine son verildiği tarihte mevcut olmayan delil ve tespitlerin aleyhine sonuç doğurmayacağı, ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, talep dahi olmadan ByLock'a ilişkin hard disk ve flaş belleğin birer kopyasının mutlak şekilde kendisine verilmesi gerektiği, ByLock'u münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensuplarının kullandığı iddiasının asılsız olduğu, ByLock vasıtasıyla elde edilen verilerin çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri ile bağımsızlık ilkesini ihlal ettiği, Bank Asya'nın yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kurum olduğu, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan bankacılık faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirmediği, Bank Asya'da gerçekleştirdiği işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, davaya konu Komisyon işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının Mahkemelerce gerektiği gibi incelenmediği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Byock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; "ID: ..., Kullanıcı Adı: ..., Şifre:..." olduğu, eşi N. A.'a ait ... bylock ID'sinin ekli olduğu,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.