Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/20626 K.2023/19758
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/20626
Karar No : 2023/19758
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...dare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yasal süresi içinde onaylanmadığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, hukuka aykırı elde edilmiş delillere dayanıldığı, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usuli güvencelerin, non bis in idem ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında, M.Z.'nin; "...Osmaniye ilinde 2014 yılı Temmuz ayında göreve başladım, 2014 yılı Aralık ayına kadar toplamda 5-6 kez Ergüven ismi ile bildiğim, ismini sonradan poliste ifade verirken öğrendiğim (Sanık ...'ı göstererek) bu kişinin evinde düzenlenen sohbetlere katıldım, benden sorumlu olan kişi kendisidir, benimle birebir ilgilendi, sohbetler sırasında vakit namazı geldiyse namaz kıldırıyordu, Risale-i Nur'dan bölümler okuyordu, ayrıca birkaç kez Fetullah Gülen'in kitaplarından bölümler de okudu, hükümet aleyhtarı söylemleri vardı, özellikle dershanelerin kapatılması konusuyla ilgiliydi, eşim açık giyinen birisidir, birlikte denize giderdik, açık giyinen birisiyle evli kalmamın uygun olmadığını söylerdi, maaşımın belirli bir kısmını himmet olarak isterdi, yeni evli olduğum için ayrıca maddi durumu iyi olmayan aileme de yardım ettiğim için himmet veremeyeceğimi söyledim, ayrıca son zamanlardaki gelişmelerden de rahatsızdım, bu nedenle görüşmek istemediğimi söyledim, bir sonraki toplantının hangi tarihte ve yerde yapılacağı yapılan toplantı sırasında kararlaştırılırdı, olumsuz bir durum olduğunda ise sabit hatlardan aranılarak bilgi verilir, ben 2014 yılının sonlarına doğru benden himmet istenmesi, eşimle ilgili olumsuz görüşleri ve son zamanlardaki gelişmelerden rahatsız olarak toplantılara katılmamaya başladım, neden katılmadığımı öğrenmek için sanık ... tarafından 1 kez arandığımı hatırlıyorum, ancak bu tarihin iddianamede belirtilen 26/11/2014 tarihi olup olmadığını geçmiş gün olduğu için net bir beyanda bulunamayacağım..." şeklinde; M.D.'nin; "...Osmaniye ilinde benden sorumlu olan kişi ... ismiyle bildiğim ve poliste ifade verirken fotoğrafından ... olarak teşhis ettiğim kişiydi, bu kişiden sonra benden sorumlu olan kişi yine fotoğraf teşhisinden ismini öğrendiğim B.K. isimli kişiydi, 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'ye geldim, 5-6 ay kadar ... benimle birebir ilgilendi, daha sonra A.K.Ç. ile bizi grup yaptı, 2014 yılı sonlarına doğru bizleri B.K.'ye devretti, bir sonraki toplantının hangi tarihte ve yerde yapılacağı yapılan toplantı sırasında kararlaştırılırdı, sohbetler ...'ın evinde olurdu, belirtilen tarihte evine giderdim, yanlış hatırlamıyorsam bir keresinde kapıyı açan olmadığı için geri dönmüştüm, sonraki toplantı tarihinde tekrar gitmiştim, toplantıya gelmem konusunda beni telefonla hiçbir zaman için aramadı, daha doğrusu aradı ise de ben açmadım, ben kendisiyle telefonda hiçbir zaman için görüşme yapmadım, B.K. ile en fazla 3 kez görüşmüşümdür, daha sonra irtibatımı kopardım, kendisi de zaten beni aramadı..." şeklinde, A.K.Ç.'nin; "...Osmaniye ilinde benden sorumlu olan kişi ... ismiyle bildiğim ve poliste ifade verirken fotoğrafından ... olarak teşhis ettiğim kişi benden sorumluydı, bu kişiden sonra benden sorumlu olan kişi yine fotoğraf teşhisinden ismini öğrendiğim B.K. isimli kişiydi, 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'ye geldim, ...'la görüştük, beni evine götürdü, bundan sonra sohbetleri kendi evinde yapacağımızı söyledi, kendisiyle 1 veya 2 kez bu şekilde birebir görüştüm, daha sonra evine gittiğimde M.D. de vardı, bizi grup yaptı, 2014 yılı sonlarına doğru bizleri B.K.'ye devretti, M.D. ile birlikte 1 kez bize sohbet yapmıştı, ben daha sonra kendisiyle birkaç kez tek başıma görüştüm, daha sonra irtibatımız kesildi, daha sonra ... tekrar benimle irtibat kurdu, ... bana B.K.'nin bir akrabasının Fetö nedeniyle tutuklandığını, sıkıntı yaşadığı için kendisinin ilgileneceğini söylemişti, kendisiyle birkaç kez görüştüm, daha sonra darbe girişimi oldu, daha sonra da Osmaniye'den tayinim çıktı, B.K. ile irtibatımızın kesilmesi üzerine ... benimle tekrar görüşmeye başladığında M.D.'nin de olup olmadığını hatırlamıyorum" ..., B.K. ile irtibatım kopunca bir gün mesai çıkışında ...'ın evine bizzat ben kendiliğimden gittim, beni arayan hiç kimse olmadı, kendisine B.K.'ye ulaşamadığımı söyledim, çünkü B.'nin evine gitmiştim, kapıyı açmamıştı, ... da bana B.K.'nin bir akrabasının tutuklandığını söylemişti, 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'ye geldiğimde cep telefonumdan arandım, arayan kişi de bana "...'ın selamı var görüşelim" demişti, bu şekilde görüşmüştük, ben 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'de göreve başladım, göreve başladığımda da telefonumdan aranmıştım, 07/08/2013 ve 21/08/2013 tarihlerinde 2 kez ardışık aramaya takıldığım iddiası bulunmaktadır, ben 1 kez arandığımı hatırlıyorum, arayan kişi de "...'ın selamı var, görüşelim" demişti..." şeklinde beyanlara yer verildiği, öte yandan anılan ceza yargılamasında; "...Sanığın... numaralı GSM telefon hattından ... USER ID numarası ile ByLock kullandığı kullanıcı adının ... şifresinin ise ... olarak tespit edildiği ..." yönünde hususlara yer verildiği görülmüş olup, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/20626
Karar No : 2023/19758
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...dare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yasal süresi içinde onaylanmadığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, hukuka aykırı elde edilmiş delillere dayanıldığı, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usuli güvencelerin, non bis in idem ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında, M.Z.'nin; "...Osmaniye ilinde 2014 yılı Temmuz ayında göreve başladım, 2014 yılı Aralık ayına kadar toplamda 5-6 kez Ergüven ismi ile bildiğim, ismini sonradan poliste ifade verirken öğrendiğim (Sanık ...'ı göstererek) bu kişinin evinde düzenlenen sohbetlere katıldım, benden sorumlu olan kişi kendisidir, benimle birebir ilgilendi, sohbetler sırasında vakit namazı geldiyse namaz kıldırıyordu, Risale-i Nur'dan bölümler okuyordu, ayrıca birkaç kez Fetullah Gülen'in kitaplarından bölümler de okudu, hükümet aleyhtarı söylemleri vardı, özellikle dershanelerin kapatılması konusuyla ilgiliydi, eşim açık giyinen birisidir, birlikte denize giderdik, açık giyinen birisiyle evli kalmamın uygun olmadığını söylerdi, maaşımın belirli bir kısmını himmet olarak isterdi, yeni evli olduğum için ayrıca maddi durumu iyi olmayan aileme de yardım ettiğim için himmet veremeyeceğimi söyledim, ayrıca son zamanlardaki gelişmelerden de rahatsızdım, bu nedenle görüşmek istemediğimi söyledim, bir sonraki toplantının hangi tarihte ve yerde yapılacağı yapılan toplantı sırasında kararlaştırılırdı, olumsuz bir durum olduğunda ise sabit hatlardan aranılarak bilgi verilir, ben 2014 yılının sonlarına doğru benden himmet istenmesi, eşimle ilgili olumsuz görüşleri ve son zamanlardaki gelişmelerden rahatsız olarak toplantılara katılmamaya başladım, neden katılmadığımı öğrenmek için sanık ... tarafından 1 kez arandığımı hatırlıyorum, ancak bu tarihin iddianamede belirtilen 26/11/2014 tarihi olup olmadığını geçmiş gün olduğu için net bir beyanda bulunamayacağım..." şeklinde; M.D.'nin; "...Osmaniye ilinde benden sorumlu olan kişi ... ismiyle bildiğim ve poliste ifade verirken fotoğrafından ... olarak teşhis ettiğim kişiydi, bu kişiden sonra benden sorumlu olan kişi yine fotoğraf teşhisinden ismini öğrendiğim B.K. isimli kişiydi, 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'ye geldim, 5-6 ay kadar ... benimle birebir ilgilendi, daha sonra A.K.Ç. ile bizi grup yaptı, 2014 yılı sonlarına doğru bizleri B.K.'ye devretti, bir sonraki toplantının hangi tarihte ve yerde yapılacağı yapılan toplantı sırasında kararlaştırılırdı, sohbetler ...'ın evinde olurdu, belirtilen tarihte evine giderdim, yanlış hatırlamıyorsam bir keresinde kapıyı açan olmadığı için geri dönmüştüm, sonraki toplantı tarihinde tekrar gitmiştim, toplantıya gelmem konusunda beni telefonla hiçbir zaman için aramadı, daha doğrusu aradı ise de ben açmadım, ben kendisiyle telefonda hiçbir zaman için görüşme yapmadım, B.K. ile en fazla 3 kez görüşmüşümdür, daha sonra irtibatımı kopardım, kendisi de zaten beni aramadı..." şeklinde, A.K.Ç.'nin; "...Osmaniye ilinde benden sorumlu olan kişi ... ismiyle bildiğim ve poliste ifade verirken fotoğrafından ... olarak teşhis ettiğim kişi benden sorumluydı, bu kişiden sonra benden sorumlu olan kişi yine fotoğraf teşhisinden ismini öğrendiğim B.K. isimli kişiydi, 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'ye geldim, ...'la görüştük, beni evine götürdü, bundan sonra sohbetleri kendi evinde yapacağımızı söyledi, kendisiyle 1 veya 2 kez bu şekilde birebir görüştüm, daha sonra evine gittiğimde M.D. de vardı, bizi grup yaptı, 2014 yılı sonlarına doğru bizleri B.K.'ye devretti, M.D. ile birlikte 1 kez bize sohbet yapmıştı, ben daha sonra kendisiyle birkaç kez tek başıma görüştüm, daha sonra irtibatımız kesildi, daha sonra ... tekrar benimle irtibat kurdu, ... bana B.K.'nin bir akrabasının Fetö nedeniyle tutuklandığını, sıkıntı yaşadığı için kendisinin ilgileneceğini söylemişti, kendisiyle birkaç kez görüştüm, daha sonra darbe girişimi oldu, daha sonra da Osmaniye'den tayinim çıktı, B.K. ile irtibatımızın kesilmesi üzerine ... benimle tekrar görüşmeye başladığında M.D.'nin de olup olmadığını hatırlamıyorum" ..., B.K. ile irtibatım kopunca bir gün mesai çıkışında ...'ın evine bizzat ben kendiliğimden gittim, beni arayan hiç kimse olmadı, kendisine B.K.'ye ulaşamadığımı söyledim, çünkü B.'nin evine gitmiştim, kapıyı açmamıştı, ... da bana B.K.'nin bir akrabasının tutuklandığını söylemişti, 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'ye geldiğimde cep telefonumdan arandım, arayan kişi de bana "...'ın selamı var görüşelim" demişti, bu şekilde görüşmüştük, ben 2013 yılı Ağustos ayında Osmaniye'de göreve başladım, göreve başladığımda da telefonumdan aranmıştım, 07/08/2013 ve 21/08/2013 tarihlerinde 2 kez ardışık aramaya takıldığım iddiası bulunmaktadır, ben 1 kez arandığımı hatırlıyorum, arayan kişi de "...'ın selamı var, görüşelim" demişti..." şeklinde beyanlara yer verildiği, öte yandan anılan ceza yargılamasında; "...Sanığın... numaralı GSM telefon hattından ... USER ID numarası ile ByLock kullandığı kullanıcı adının ... şifresinin ise ... olarak tespit edildiği ..." yönünde hususlara yer verildiği görülmüş olup, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.