Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/20106 K.2023/17011
Özet: Uyuşmazlıkta, davacı 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, görevine iade ve yoksunluk davasıyla ilgili idari yargı kararlarının iptali ve yoksunluk tazminatı talep etmektedir. Danıştay 5. Daire Başkanlığı, davacının iddialarının kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararını bozdurmuş ve davacının görevine iade ile yoksunluk tazminatı talebini kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/20106
Karar No: 2023/17011
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av.... Av....
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmaksızın ve savunma hakkı tanınmaksızın tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve AİHS'de güvence altına alınan suçların ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, belirlilik ilkesinin hukukun öngörülebilir ve ulaşılabilir olmasını gerektirdiği, KHK'lar ile idareye düzenleyici işlemler ile suç ve ceza ihdası imkanı verildiği, KHK'ların yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenmiş fiil ve eylemler için geçerli olması gerektiği, herhangi bir terör örgütü ile üyelik, irtibat veya iltisak içerisinde olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının ceza ve disiplin hukuku bakımından bir anlam ve karşılığı olmayan istihbari nitelikteki kavramlar olduğu, bu kavramların içinin doldurulmadığı, hangi eylemlerin bu kapsama girdiğinin belirtilmediği, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunların suç saymadığı eylemlerin mevzuatta düzenlenen sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Ohal döneminde çıkarılan KHK'ların Anayasada belirtilen özellikleri taşıması gerektiği, ve ancak Anayasadaki sınırlar çerçevesinde uygulanabileceği, Fetö terör örgütüne herhangi bir bağışta bulunmadığı, sohbet toplantılarına katılmadığı, Yargıtay içtihatlarına göre bir kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun söylenebilmesi için programın hem teknik verilerle kesin olarak kullanıldığının hem de bu kullanımın örgütsel gizliliği sağlama amacıyla olduğunun ispat edilmesi gerektiği, buna ilişkin hakkında herhangi bir somut delilin bulunmadığı, kanunlara uygun olarak kurulmuş sendika ve derneklere üye olmasının örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu şirketin örgütle irtibatlı olduğunu bilmediği, kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğünün bulunmasının kendilerine tanınan temel hak ve özgürlüklerden yararlanmalarına engel olmadığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/20106
Karar No: 2023/17011
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av.... Av....
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmaksızın ve savunma hakkı tanınmaksızın tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve AİHS'de güvence altına alınan suçların ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, belirlilik ilkesinin hukukun öngörülebilir ve ulaşılabilir olmasını gerektirdiği, KHK'lar ile idareye düzenleyici işlemler ile suç ve ceza ihdası imkanı verildiği, KHK'ların yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenmiş fiil ve eylemler için geçerli olması gerektiği, herhangi bir terör örgütü ile üyelik, irtibat veya iltisak içerisinde olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının ceza ve disiplin hukuku bakımından bir anlam ve karşılığı olmayan istihbari nitelikteki kavramlar olduğu, bu kavramların içinin doldurulmadığı, hangi eylemlerin bu kapsama girdiğinin belirtilmediği, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunların suç saymadığı eylemlerin mevzuatta düzenlenen sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Ohal döneminde çıkarılan KHK'ların Anayasada belirtilen özellikleri taşıması gerektiği, ve ancak Anayasadaki sınırlar çerçevesinde uygulanabileceği, Fetö terör örgütüne herhangi bir bağışta bulunmadığı, sohbet toplantılarına katılmadığı, Yargıtay içtihatlarına göre bir kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun söylenebilmesi için programın hem teknik verilerle kesin olarak kullanıldığının hem de bu kullanımın örgütsel gizliliği sağlama amacıyla olduğunun ispat edilmesi gerektiği, buna ilişkin hakkında herhangi bir somut delilin bulunmadığı, kanunlara uygun olarak kurulmuş sendika ve derneklere üye olmasının örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, bu şirketin örgütle irtibatlı olduğunu bilmediği, kamu görevlilerinin sadakat yükümlülüğünün bulunmasının kendilerine tanınan temel hak ve özgürlüklerden yararlanmalarına engel olmadığı, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.