Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ticaret Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2023/12713 K.2023/16508
Özet: 1) Davacı, 672 sayılı kanun çerçevesinde kamu görevinden çıkarılışına karşı doğan iade talebinin reddine ilişkin kararın iptali ve bu kararın bozulması istemekte. 2) Mahkeme, kararın hukuki bir sebebe dayanmadan, prosedür ve usul açısından geçerli olduğunu belirterek temyiz talebini reddetti ve kararın onayını verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/12713
Karar No: 2023/16508
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütüne müzahir sendika veya derneklere üyelik kaydının bulunmasının doğrudan gerekçe olarak gösterilemeyeceği, aksine durumun örgütlenme özgürlüğüne müdahale oluşturacağı, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, yasal oldukları dönemde gerçekleştirilen eylemlerin örgüt propagandası yapmak anlamına gelmeyeceği, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği ve bekletici mesele yapılması gerektiği, kamu görevlilerinin Anayasaya ve devlete sadakat yükümlülüklerinin bulunmadığı, dava dilekçesindeki bütün iddiaların irdelenmediği, Bank Asya’daki hesabını 2008 yılında açtırdığı, hesap hareketliliğinin talimat doğrultusunda olmadığı, devlet kurumlarının denetim ve gözetimi altında yasal olarak faaliyette bulunan bir bankaya para yatırmanın suç delili olarak gösterilemeyeceği, sendika üyeliğinin örgüt talimatı doğrultusunda olduğuna yönelik kesin bir mahkeme kararının bulunmadığı, sendikanın disiplin kurulunda yedek üye olarak seçilmesinin bilgisi dışında gerçekleştiği, kanun hükmünde kararnameler ile kamu görevinden çıkarma kararı verilemeyeceği, savunma hakkı tanınmadığı, avukat olmayan hukuk müşavirine vekâlet ücreti takdir edilemeyeceği, dava konusu işlem ile belirlilik ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, savunma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkûmiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/12713
Karar No: 2023/16508
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütüne müzahir sendika veya derneklere üyelik kaydının bulunmasının doğrudan gerekçe olarak gösterilemeyeceği, aksine durumun örgütlenme özgürlüğüne müdahale oluşturacağı, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, yasal oldukları dönemde gerçekleştirilen eylemlerin örgüt propagandası yapmak anlamına gelmeyeceği, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği ve bekletici mesele yapılması gerektiği, kamu görevlilerinin Anayasaya ve devlete sadakat yükümlülüklerinin bulunmadığı, dava dilekçesindeki bütün iddiaların irdelenmediği, Bank Asya’daki hesabını 2008 yılında açtırdığı, hesap hareketliliğinin talimat doğrultusunda olmadığı, devlet kurumlarının denetim ve gözetimi altında yasal olarak faaliyette bulunan bir bankaya para yatırmanın suç delili olarak gösterilemeyeceği, sendika üyeliğinin örgüt talimatı doğrultusunda olduğuna yönelik kesin bir mahkeme kararının bulunmadığı, sendikanın disiplin kurulunda yedek üye olarak seçilmesinin bilgisi dışında gerçekleştiği, kanun hükmünde kararnameler ile kamu görevinden çıkarma kararı verilemeyeceği, savunma hakkı tanınmadığı, avukat olmayan hukuk müşavirine vekâlet ücreti takdir edilemeyeceği, dava konusu işlem ile belirlilik ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, savunma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkûmiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.