Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2023/12712 K.2023/15893
Özet: Uyuşmazlık, kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ve ayrı ayrı idare mahkemesi kararlarının iptaline ve yoksun kalan özlük haklarının iadesine ilişkin idari davaya dayanır. Mahkeme, davacının iddialarını reddederek, çıkarılma kararının yasal dayanağı olmadığını, terör örgütü üyeliği gerekçesinin geçerli olmadığını ve idari kararların geçerli olduğunu belirterek davayı kabul etmedi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/12712
Karar No: 2023/15893
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında somut delil bulunmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, İstinaf Mahkemesince gerekçesiz olarak karar verildiği, terör örgütü suçlaması açısından dikkate alınması gereken tarihin 15 Temmuz 2016 olduğu, FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü olduğunun 26 Eylül 2017 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten önceki eylemlerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, Bank Asya hesap bilgileri hakkındaki savunmalarına dair hiçbir delil toplanmadığı, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin olağan bankacılık faaliyeti niteliğinde olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren bir bankaya para yatırmasının suç delili olarak gösterilemeyeceği, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmasının ve Kimse Yok Mu Derneğine yapılan bağışın dayanak yapılamayacağı, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. maddesine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, savunma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, hukuk devleti ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/12712
Karar No: 2023/15893
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında somut delil bulunmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, İstinaf Mahkemesince gerekçesiz olarak karar verildiği, terör örgütü suçlaması açısından dikkate alınması gereken tarihin 15 Temmuz 2016 olduğu, FETÖ/PDY yapılanmasının terör örgütü olduğunun 26 Eylül 2017 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten önceki eylemlerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, Bank Asya hesap bilgileri hakkındaki savunmalarına dair hiçbir delil toplanmadığı, Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin olağan bankacılık faaliyeti niteliğinde olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren bir bankaya para yatırmasının suç delili olarak gösterilemeyeceği, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğu, yasal olarak faaliyet gösteren sendikaya üye olmasının ve Kimse Yok Mu Derneğine yapılan bağışın dayanak yapılamayacağı, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. maddesine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, savunma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, hukuk devleti ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.