‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/720 K.2023/17586

Esas No: 2022/720 · Karar No: 2023/17586 · Karar Tarihi: 28.11.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/720
Karar No : 2023/17586

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock kullanmadığı, ByLock kullanıcısı olduğuna dair iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, ByLock'a ilişkin Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile görüşme ve mesaj içeriklerinin bulunamadığı, Bank Asya'da talimat ile işlem yapmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, 15 Temmuz 2016 tarihinden önce söz konusu yapının örgüt olduğunun bilinmemesi karşısında hem adli hem de idari yönden suçlanamayacağı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile '...ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ByLock “tespit ve değerlendirme tutanağı”nın dosyaya getirtilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, II. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte; duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur...' gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Tanık E.Ş.G'in 24.11.2017 tarihli duruşmada alınan ifadesinde; 2004 yılında Ege Üniversitesi Bilgisayar bölümünde öğrenim gördüğü sırada sanık ...'nın Çiğli bölgesi öğrenci abisi olduğunu, sanık ile Çiğli ilçesinde kaldığı öğrenci evinde karşılaştığını, sanığın bir yıl kadar abilik yaptığını, daha sonra yerine A.B. isimli şahsın yeni abi olarak atandığını, sanığın öğrenci evleriyle ilgilendiğini, sohbet verdiğini, Fettullah Gülen kitapları okunduğunu, kasetleri izlendiğini, sanık ile 4-5 ay kadar aynı evde kaldığını belirttiği, tanık K.A.'ın 13.04.2018 tarihli duruşmada alınan ifadesinde; 2004-2005 yılında Ege Üniversitesinde öğrenim gördüğü sırada sanık Adem Kara'yı tanıdığını, sanığın o dönemlerde bu yapıya ait Çiğli bölgesindeki evlerden sorumlu olduğunu, sanığın öğrenci evlerinde kalan öğrencilerin eğitim ve sorunlarıyla ilgilendiğini, sanığın bölge talebe mesulü olarak tanındığını, evlerde sohbet yapıldığını, sohbetlerde Fettullah Gülen kitapları okunduğunu, sanığın nadiren de olsa sohbet verdiğini belirttiği, G.D.'nın İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde 13.11.2017 tarihinde şüpheli sıfatıyla etkin pişmanlık kapsamında müdafi huzurunda alınan ifadesinde özetle; Hatırladığı kadarıyla sanığın Ege Üniversitesinde İnşaat Mühendisliği bölümünde okuduğunu, örgütün Çiğli bölgesindeki öğrencilerinden sorumlu olduğunu, 2008 yılından sonra Ulaştırma Bakanlığı İzmir Liman Bölge Müdürlüğünde göreve başladığını bildiğini, ancak şu anda örgütle bağlantısının devam edip etmediği hususunda bilgisinin olmadığını belirttiği anlaşılmıştır. Sanık tanık beyanlarını kabul etmediğini beyan etmişse de tanıkların genel itibariyle aynı yönde beyanda bulundukları, tanık anlatımlarının zaman, yer ve kişiler bakımından somut bilgiler içerdiği, sanığın tanık beyanlarını çürütecek nitelikte delil ileri süremediği, tanıklar ile sanık arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, sanığın bu yönde beyanının da olmadığı, tanık anlatımlarının dosya kapsamı ile de uyumlu olduğu dikkate alındığında tanıkların sanığa iftira atmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı anşıldığından sanığın tanıklar yönünden savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve bu nedenle tanıkların beyanlarına itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve böylece sanığın, örgüt içerisinde bir dönem öğrenci evi görünümündeki örgüt evlerinde ev abiliği yaptığı, daha sonra öğrenci evi görünümündeki bir kaç örgüt evlerinden sorumlu Bölge Talebe Mesulü (BTM) konumunda faaliyet yürüttüğü, bu bağlamda örgütün, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki toplantıları düzenlediği ve bu toplantılara katıldığı,...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?