‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/7130 K.2024/13249

Esas No: 2022/7130 · Karar No: 2024/13249 · Karar Tarihi: 24.09.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7130
Karar No : 2024/13249

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(ğ) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin olarak somut veri ve delil bulunmadığı, yasa dışı fişlemelere dayanılarak işlem tesis edildiği, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, idari soruşturma tamamlanmadan işlem tesis edildiği, suç teşkil edecek bir fiilinin bulunmadığı, örgüt tarafından verilen herhangi bir emir ve talimatla hareket etmediği, kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülmüştür.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan kararın Yargıtay'ca onanarak 18/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... Sanığın olay tarihinde Sarıkamış 9. Komando Tugayı 1. Komando Taburu 2. Komando Bölüğü'nde uzman çavuş olarak görev yaptığı, olay günü 21.30 sıralarında bölük komutan vekili İ.B.'nin bölüğün Whatsapp grubundan kışlaya toplanılması emri vermesi üzerine sanığın kışlaya giderek içtima alanında beklemeye başladığı, bir süre sonra M.K.'nin içtima alanına gelerek tüm personele "çantaları bırakın ve yeniden içtima alanına gelin" şeklinde emir verdiği, bu sırada tabur komutanı G.Y.'nin de geldiği, subay ve astsubayları yanına çağırdığı, sanıklar M.K., N.M., Y.Y., M.T., H.A. ve İ.B.'nin da G.Y.'nin yanına gittiği, G.Y.'nin sanık M.K.'ye bir kolu tugaya göndermesi, diğer kollar ile ilçe meydanına giderek güvenlik önlemi alması emrini verdiği, sanık M.K'nin içtima alanında bulunan askerlere "sıkıyönetim ilan edildiğini, emirlere uymayanların sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanacağını" söylediği, 2. kolun tugay güvenliğini sağlayacağını, 1, 3 ve 4. kolların kendisi ile birlikte ilçe meydanına giderek burayı kontrol altına alacağını söylediği, tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesindeki zırhlı araçlara binilmesi emrini verdiği, sanık İ.B.'nin içtima alanındaki askerlere "ordu tarafından sıkıyönetim ilan edildiğini, bütün emir komutanın kendisinde olduğunu, hükümet konağına gidileceğini ve içeriye herhangi bir evrak giriş çıkışı olmayacağını, donla girenin donla çıkacağını, polis ve jandarmanın kendi emirlerinde olduğunu, silah kullanma yetkilerinin olduğunu" söylediği, bu sırada sanık uzman çavuş M.Y.'nin el kaldırarak sanık İ.B.'ye "polisin ve jandarmanın durumunun ne olacağını" sorduğu, bunun üzerine sanık İ.B.'nin "direnen olursa sıkın" dediği, bu sözleri içtima alanında bulunan bütün askerlerin duyduğu, akabinde sanığın N.M., İ.B. ve diğer 2. bölük askerleri ile birlikte tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesinde bekleyen zırhlı araçlardan birine bindiği, diğer zırhlı araçlar ile birlikte 23.15 - 23.30 sıralarında ilçe meydanına intikal ettikleri, M.K., N.M., Y.Y., M.T. ve İ.B'.nin askerlere sokağa çıkma yasağı kapsamında çevredeki vatandaşları evlerine göndermeleri ve açık olan iş yerlerini kapattırmaları yönünde emir verdiği, bunun üzerine askerlerin verilen emir doğrultusunda teçhizatlı olarak sivil araç ve yayaların geçişini engelleyecek şekilde ilçe merkezinin muhtelif noktalarında konuşlandıkları, çevredeki vatandaşlara sokağa çıkma yasağı olduğunu söyleyerek evlerine gitmeleri yönünde uyarıda bulundukları, açık olan iş yerlerini kapattırdıkları, bir süre sonra İ.B.'nin gelerek kışlaya dönüleceğini söylediği, bunun üzerine sanığın ve diğer 2. bölük askerlerinin zırhlı araca binerek kışlaya döndüğü, sanık M.K.'nin içtima alanındaki askerlere "sıkıyönetim ilan edildiğini, bu sıkıyönetimin hükümet tarafından mı yoksa hükümete karşı olan bir grup tarafından mı yapıldığını şimdilik bilmediklerini, herkesin emirlere riayet etmesi gerektiğini, aksi halde sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanabileceklerini" söylediği, bir süre kışlada bekledikleri, akabinde emir üzerine yeniden içtima alanında toplandıkları, bu sırada ilçe meydanından silah seslerinin geldiği, sanığın ve diğer askerlerin yeniden araçlara binerek ilçe meydanına gittikleri, bu sırada kalabalık bir grubun ilçe meydanında toplanmış olduğu, vatandaşların askerlere tepki gösterdiği, tekbir getirdikleri ve "asker kışlaya" şeklinde slogan attıkları, G.Y.'nin vatandaşlar ile münakaşa ettiği, bir süre sonra G.Y.'nin elindeki HK33 piyade tüfeği ile vatandaşları sindirmek / dağıtmak amacıyla havaya ateş ettiği, diğer askerlere de havaya ateş etmeleri yönünde emir verdiği, bunun üzerine bir kısım askerin havaya ateş ettiği, askerler ile vatandaşlar arasında arbede yaşandığı, vatandaşların baskısı üzerine sanık ve diğer askerlerin kışlaya doğru çekilmek zorunda kaldıkları, G.Y.'nin bir kısım askere nizamiye önünde beklemeleri emrini verdiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'in el konulan dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemede, sanığın cep telefonunda örgüt lideri Fetullah Gülen'e ait resimler tespit edildiği anlaşılmış, sanık hakkında örgüt üyeliğine dair beyan, teşhis ve ardışık aranma kaydı bulunup bulunmadığı yönünde yapılan araştırmalar neticesinde başkaca bir delille desteklenmeyen söz konusu tespitin tek başına sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile önceye dayalı organik bir bağ içerisinde olduğunun kabulü için yeterli görülmemiştir.
Sanık ... her ne kadar darbe girişiminden haberdar olmadığını, terörle mücadele zannıyla ve görev bilinciyle hareket ettiğini savunmuş ise de; rütbesi, eğitimi, mesleki tecrübesi ve dış dünyaya yansıyan davranışları nazara alındığında sanığın bir yanılgı içerisinde olmadığının anlaşılması, sahip olduğu iletişim olanakları göz önünde bulundurulduğunda olayın gerçek mahiyetini öğrenme imkanına sahip olması, sanık İ.B.'nin içtima sırasında söylemiş olduğu "ordu tarafından sıkı yönetim ilan edildi" (ordunun yönetime el koyduğunun ifade edilmek istendiği anlaşılmıştır), "gerekirse polise ve jandarmaya sıkın" (suç işleme amacını açıkça ortaya koymaktadır) şeklindeki sözlerinin sanık dahil içtima alanında bulunan tüm askerler tarafından duyulduğun sabit olması karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sözde sıkıyönetimden haberdar olarak, darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenen ve diğer askerlerle birlikte tam teçhizatlı olarak zırhlı araçlarla ilçe merkezine giderek cadde ve sokakların zapt edilmesi, iş yerlerinin kapattırılması ve sivil vatandaşların seyahat hürriyetine müdahale edilmesi şeklindeki eylemlere dahil olduğu ..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?