‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2022/15860 K.2025/6474

Esas No: 2022/15860 · Karar No: 2025/6474 · Karar Tarihi: 29.05.2025
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/15860
Karar No: 2025/6474

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av....

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı /...

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... hesabını 2012 yılında altın hesabı olarak açtığı, talimatla hareket etmediği, örgütle iltisakını bilmediği ... Sendikasına anılan Sendikanın eğitim ile ilgili olumlu düşünceleri sebebiyle üye olduğu, Sendikanın hiçbir faaliyetine katılmadığı, söz konusu Sendikadan 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra istifa ettiği, örgüte müzahir gazete aboneliğinin öğrencilerle ilgili eğitim ve deneme kitapçığı verilmesi dolayısıyla olduğu, ... Derneğine yardıma muhtaç kişilere yardım edildiği düşüncesiyle bir ya da iki kez SMS gönderdiği, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma ya da yardım etme gibi bir amacının hiçbir zaman olmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, kendisi ile aynı durumda olan birçok öğretmenin görevine iade edildiği, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde, esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:

672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, ''... davacının ...'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00-TL iken; mezkur hesaba 13/01/2014 tarihinde 870,00-TL, 02/06/2014 tarihinde 1.700,00-TL, 04/07/2014 tarihinde 1.811,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı..." tespitine yer verilmiş ise de; dosyada yer alan ... hesap hareketlerinin incelenmesinden, bahse konu hesabın talimat döneminden önce 14/12/2012 tarihinde açıldığı, 31/12/2013 tarihi itibarıyla hesap bakiyesinin 3.890,47-TL olduğu, söz konusu hesabın 2014 yılından önce de aktif olarak kullanıldığı, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı anlaşıldığından ... hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

Nitekim ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "... FETÖ/PDY'nin finans kurumlarından olan...'da bulunan hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde, sanığın ilk kez 14/12/2012 tarihinde ...'da altın hesabı açtırıp bu hesaba 7 gr altın yatırdığı, daha sonra 15/01/2013 tarihinde 10 gr, 31/07/2013 tarihinde 15 gr ve 05/12/2013 tarihinde 15 gr, 13/01/2014 tarihinde 10 gr, 10/04/2014 tarihinde 18 gr, 02/06/2014 tarihinde 15 gr, 04/07/2014 tarihinde 20 gr altın yatırmak suretiyle yapmış olduğu tasarrufları bu bankadaki altın hesabında değerlendirdiği, bu altınları en son 14.08.2015 tarihinde 100 gr olarak hesaptan çekip hesabı boşalttığı, sanığın mahkememize sunduğu 15/11/2018 tarihli yazılı savunmasında tasarruflarını ...'da 14/12/2012 tarihinde açtırdığı altın hesabında değerlendirdiğini, yaptığı tasarrufları altın hesabına yatırmak suretiyle yaptığı işlemlerin tamamen bankacılık işlemleri doğrultusunda gerçekleştirdiği altın yatırma eylemleri olduğunu, bu altın yatırma eylemlerinin Fethullah Gülen'in ...'nın kurtarılmasına ilişkin yaptığı çağrıyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı yönündeki savunması hayatın olağan akışına uygun görülmüş, sanığın altın hesabını açtığı tarih, 17/25 Aralık sürecinden önce ve bu süreçten sonra farklı tarihlerde altın yatırmış olması ve miktarlarda da bir artış olmaması nazara alındığında tasarruflarını değerlendirme amacı dışında hareket ettiği ve sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fethullah Gülen'in talimatı doğrultusunda...'ya altın yatırdığının söylenemeyeceği,..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.

Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?