Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/14967 K.2023/2145
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14967
Karar No : 2023/2145
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının büyük kısmının kendisiyle ilgili olmayan açıklamalardan oluştuğu, Anayasal koşulları bulunmaksızın OHAL KHK’si hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK’nin Anayasa’da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, hakkında ceza yargılamasında beraat kararı verildiği , masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği ve meslekten çıkarılmasına ilişkin 672 sayılı KHK'nin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek söz konusu KHK'nin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla verilen mahkumiyet hükmünün … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; "...bizzat sanık tarafından 05… numaralı hat üzerinden sanık hakkında Bylock kullandığı isnadına dair Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, USER ID, şifre, mesaj içerikleri ve sanığın kullanımına dair bilgi ve belgelerin gönderilmesi için KOM Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında ekli gönderilen Bylock CBS Sorgu Sonucu evrakından, Bylock kullanımına dair Tespit ve Değerlendirme Tutanağının bulunmadığı, USER ID, mesaj içerikleri ve sanığın Bylock kullanımına dair dosya kapsamı dışında başkaca bir bilginin bulunmadığı anlaşılmıştır. ... Sanık hakkında elde edilen veri inceleme raporunda sanığın örgüt içerisinde Derece 1 ''A4'', Derece 2 "A4" kodu ile kodlandığı; ''A4'' kodunun " FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan polis memurlarını" ifade ettiği görülmüştür. ... kim tarafından hangi verilere ne şekilde ulaşılarak oluşturulduğu hususunda tereddüt hasıl olduğu ve bu haliyle ilgili veri inceleme raporu olarak adlandırılan dokümanların delil silsilesi açısından kesin ve güvenilir olduğunun kabul edilemeyeceği, soruşturma makamlarının eline geçmeden önce bu delil üzerinde bahsi geçen gizli tanığın kendi beyanında da bahsettiği üzere bildiği isimleri eklemek suretiyle bir takım derlemeler yapmış olmasının da delilin yargılama açısından güvenilirliğini zedelediği, bu hususun yanı sıra Tanık Koruma Kanunu'nun gizli tanığın beyanının tek başına hükme esas alınamayacağını düzenleyen 9/8 maddesinin emredici hüküm niteliğinde olduğu, dolayısıyla başkaca somut delillerle tutarlı bir biçimde desteklenemeyen ve nihayetinde gizli tanık beyanı niteliğinde olan ilgili dijital verilerin tek başına hükme esas alınamayacağı, bu delilin sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı mahkememizce de kabul edilmiştir. Böylelikle dosya kapsamında sanık hakkında yukarıda detayları ile bahsedildiği üzere sanık tarafından Bylock programının kullanıldığının kesin olarak ispatlanamamış olması ve başkaca delillerle desteklenemeyen veri inceleme raporunun örgüt üyeliğine ilişkin olarak aranan çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kriterlerini sağladığına; nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet etttiğine ve hiyerarşisi içine girerek anılan örgüte üye olduğuna yönelik kati bir delil sayılamayacağı, dosya kapsamında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına yetecek derecede her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediğinden ... şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin hukukun evrensel temel ilkesi..." gerekçesi ile davacının CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de, İdare ve Bölge İdare Mahkemelerince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin değerlendirildiği dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sırasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14967
Karar No : 2023/2145
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararının büyük kısmının kendisiyle ilgili olmayan açıklamalardan oluştuğu, Anayasal koşulları bulunmaksızın OHAL KHK’si hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, kamu görevine son verilmesine dayanak KHK’nin Anayasa’da öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, hakkında ceza yargılamasında beraat kararı verildiği , masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği ve meslekten çıkarılmasına ilişkin 672 sayılı KHK'nin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek söz konusu KHK'nin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla verilen mahkumiyet hükmünün … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; "...bizzat sanık tarafından 05… numaralı hat üzerinden sanık hakkında Bylock kullandığı isnadına dair Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, USER ID, şifre, mesaj içerikleri ve sanığın kullanımına dair bilgi ve belgelerin gönderilmesi için KOM Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında ekli gönderilen Bylock CBS Sorgu Sonucu evrakından, Bylock kullanımına dair Tespit ve Değerlendirme Tutanağının bulunmadığı, USER ID, mesaj içerikleri ve sanığın Bylock kullanımına dair dosya kapsamı dışında başkaca bir bilginin bulunmadığı anlaşılmıştır. ... Sanık hakkında elde edilen veri inceleme raporunda sanığın örgüt içerisinde Derece 1 ''A4'', Derece 2 "A4" kodu ile kodlandığı; ''A4'' kodunun " FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan polis memurlarını" ifade ettiği görülmüştür. ... kim tarafından hangi verilere ne şekilde ulaşılarak oluşturulduğu hususunda tereddüt hasıl olduğu ve bu haliyle ilgili veri inceleme raporu olarak adlandırılan dokümanların delil silsilesi açısından kesin ve güvenilir olduğunun kabul edilemeyeceği, soruşturma makamlarının eline geçmeden önce bu delil üzerinde bahsi geçen gizli tanığın kendi beyanında da bahsettiği üzere bildiği isimleri eklemek suretiyle bir takım derlemeler yapmış olmasının da delilin yargılama açısından güvenilirliğini zedelediği, bu hususun yanı sıra Tanık Koruma Kanunu'nun gizli tanığın beyanının tek başına hükme esas alınamayacağını düzenleyen 9/8 maddesinin emredici hüküm niteliğinde olduğu, dolayısıyla başkaca somut delillerle tutarlı bir biçimde desteklenemeyen ve nihayetinde gizli tanık beyanı niteliğinde olan ilgili dijital verilerin tek başına hükme esas alınamayacağı, bu delilin sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı mahkememizce de kabul edilmiştir. Böylelikle dosya kapsamında sanık hakkında yukarıda detayları ile bahsedildiği üzere sanık tarafından Bylock programının kullanıldığının kesin olarak ispatlanamamış olması ve başkaca delillerle desteklenemeyen veri inceleme raporunun örgüt üyeliğine ilişkin olarak aranan çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kriterlerini sağladığına; nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet etttiğine ve hiyerarşisi içine girerek anılan örgüte üye olduğuna yönelik kati bir delil sayılamayacağı, dosya kapsamında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına yetecek derecede her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediğinden ... şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin hukukun evrensel temel ilkesi..." gerekçesi ile davacının CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de, İdare ve Bölge İdare Mahkemelerince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin değerlendirildiği dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sırasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.