Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2022/14389 K.2025/7199
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/14389
Karar No: 2025/7199
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı /...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan faaliyetlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, bir kişinin aynı eylem nedeniyle iki kez yargılanamayacağı, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarma işlemine gerekçe yapılamayacağı, sendika üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, yetkili makamların izinleri ile faaliyet gösteren bir bankaya para yatırmasının suç teşkil etmediği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının ...'daki ... numaralı hesabına 15/10/2014, 16/03/2015 ve 15/05/2015 tarihlerinde para yatırdığı, 16/04/2014, 26/12/2014 ve 19/02/2015 tarihlerinde katılım hesabı açtığı,...'daki ... numaralı ortak hesabına ise; 12/06/2014, 16/10/2014 ve 19/01/2015 tarihlerinde para yatırdığı, 06/02/2014 tarihinde ise katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan ... Sendikasında Kasım 2012-Nisan 2013 ve Ocak 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Derneği'ne para gönderdiği tespitlerine yer verildiği görülmekle; dosyanın incelenmesinden, davacının ... müşteri numaralı ... hesabını 22/03/2002 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 4 adet cari, 5 adet katılım hesabının bulunduğu, ... müşteri numaralı hesabını ise ortak hesap şeklinde 22/02/2003 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 5 adet cari, 18 adet katılım hesabının bulunduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabı kullanmaya devam ettiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı, nitekim davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih E:..., K:... sayılı kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre yapılan değerlendirmede de "sanığın örgütün talimatına istinaden para yatırdığının değerlendirilemeyeceği" sonucuna varıldığı; ... Sendikasında yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlenmeksizin veya sendikal faaliyette bulunulmaksızın sürdürülen sendika üyeliğinin, salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini veya örgütsel faaliyette bulunulduğunu ortaya koyabilecek bir husus olmadığı; davacı tarafından ... Derneği'ne yapıldığı belirtilen ödemenin ise örgüte yardım mahiyetiyle yapıldığına yönelik dosya kapsamında somut herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı, davalı idarece davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin başkaca bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:
Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği görülmüştür.
Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...02/11/2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; sanığın ...'daki ilk hesabını 22/03/2002 tarihinde ortak hesap şeklinde açtığı, toplamda 33 hesabının bulunduğu, bunlardan 9 hesabın ortak hesap olduğu, 22 katılım hesabının olduğu, sanığın ilk katılım hesabını 22/03/2002'de eşi olan diğer sanık ile ortak hesap olarak açtığı, sanığın devamla takibeden yıllarda katılım hesapları açtığı, 2014 Şubat ayında sanığın bakiye hesabının 8.025 TL olduğu, 2014 Nisan ayında 11.099 TL'ye yükseldiği ve 2014 Aralık ayına kadar yakın rakamlarda seyrettiği, aralık ayında 19.135 TL'ye yükseldiği, 2015 Şubat ayında ise 34.714 TL'ye yükseldiği, 2015 Kasım ayına kadar bakiyesinin artış gösterdiği, 2015 Kasım ayında 46.924 TL olduğu, 2014 ve2015 yıllarında her ne kadar sanığın hesaplarında çeşitli para hareketleri olsa da bu hareketlerin 2016 yılına kadar devam ettiği, 2014 yılı öncesinde de sanığın hesabını aktif olarak kullandığı, katılım hesabı işlemlerini banka tarafından mevduat hesabındaki paranın katılım hesabına aktarılması veya hesaplar arası havale yoluyla yapıldığı, kasadan veya havale yoluyla katılım hesabına para yatırma işlemine rastlanılmadığı, ... bilirkişi raporundan bu hareketlerin rutin bankacılık işlemleri olduğu hususunun açık olduğu, ...'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerine devam edildiği göz önüne alındığında sanığın örgütün talimatına istinaden para yatırdığının değerlendirilemeyeceği..." gerekçesine yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının ... müşteri numaralı ... hesabını 22/03/2002 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 4 adet cari, 5 adet katılım hesabının bulunduğu, ... müşteri numaralı hesabını ise ortak hesap şeklinde 22/02/2003 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 5 adet cari, 18 adet katılım hesabının bulunduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabın kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Esas No: 2022/14389
Karar No: 2025/7199
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı /...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan faaliyetlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, bir kişinin aynı eylem nedeniyle iki kez yargılanamayacağı, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarma işlemine gerekçe yapılamayacağı, sendika üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, yetkili makamların izinleri ile faaliyet gösteren bir bankaya para yatırmasının suç teşkil etmediği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının ...'daki ... numaralı hesabına 15/10/2014, 16/03/2015 ve 15/05/2015 tarihlerinde para yatırdığı, 16/04/2014, 26/12/2014 ve 19/02/2015 tarihlerinde katılım hesabı açtığı,...'daki ... numaralı ortak hesabına ise; 12/06/2014, 16/10/2014 ve 19/01/2015 tarihlerinde para yatırdığı, 06/02/2014 tarihinde ise katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan ... Sendikasında Kasım 2012-Nisan 2013 ve Ocak 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Derneği'ne para gönderdiği tespitlerine yer verildiği görülmekle; dosyanın incelenmesinden, davacının ... müşteri numaralı ... hesabını 22/03/2002 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 4 adet cari, 5 adet katılım hesabının bulunduğu, ... müşteri numaralı hesabını ise ortak hesap şeklinde 22/02/2003 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 5 adet cari, 18 adet katılım hesabının bulunduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabı kullanmaya devam ettiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı, nitekim davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih E:..., K:... sayılı kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre yapılan değerlendirmede de "sanığın örgütün talimatına istinaden para yatırdığının değerlendirilemeyeceği" sonucuna varıldığı; ... Sendikasında yöneticilik ve benzeri şekilde aktif bir görev üstlenmeksizin veya sendikal faaliyette bulunulmaksızın sürdürülen sendika üyeliğinin, salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini veya örgütsel faaliyette bulunulduğunu ortaya koyabilecek bir husus olmadığı; davacı tarafından ... Derneği'ne yapıldığı belirtilen ödemenin ise örgüte yardım mahiyetiyle yapıldığına yönelik dosya kapsamında somut herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı, davalı idarece davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin başkaca bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:
Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği görülmüştür.
Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...02/11/2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; sanığın ...'daki ilk hesabını 22/03/2002 tarihinde ortak hesap şeklinde açtığı, toplamda 33 hesabının bulunduğu, bunlardan 9 hesabın ortak hesap olduğu, 22 katılım hesabının olduğu, sanığın ilk katılım hesabını 22/03/2002'de eşi olan diğer sanık ile ortak hesap olarak açtığı, sanığın devamla takibeden yıllarda katılım hesapları açtığı, 2014 Şubat ayında sanığın bakiye hesabının 8.025 TL olduğu, 2014 Nisan ayında 11.099 TL'ye yükseldiği ve 2014 Aralık ayına kadar yakın rakamlarda seyrettiği, aralık ayında 19.135 TL'ye yükseldiği, 2015 Şubat ayında ise 34.714 TL'ye yükseldiği, 2015 Kasım ayına kadar bakiyesinin artış gösterdiği, 2015 Kasım ayında 46.924 TL olduğu, 2014 ve2015 yıllarında her ne kadar sanığın hesaplarında çeşitli para hareketleri olsa da bu hareketlerin 2016 yılına kadar devam ettiği, 2014 yılı öncesinde de sanığın hesabını aktif olarak kullandığı, katılım hesabı işlemlerini banka tarafından mevduat hesabındaki paranın katılım hesabına aktarılması veya hesaplar arası havale yoluyla yapıldığı, kasadan veya havale yoluyla katılım hesabına para yatırma işlemine rastlanılmadığı, ... bilirkişi raporundan bu hareketlerin rutin bankacılık işlemleri olduğu hususunun açık olduğu, ...'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerine devam edildiği göz önüne alındığında sanığın örgütün talimatına istinaden para yatırdığının değerlendirilemeyeceği..." gerekçesine yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının ... müşteri numaralı ... hesabını 22/03/2002 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 4 adet cari, 5 adet katılım hesabının bulunduğu, ... müşteri numaralı hesabını ise ortak hesap şeklinde 22/02/2003 tarihinde açtığı, anılan hesapta toplam 5 adet cari, 18 adet katılım hesabının bulunduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabın kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.