Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/9900 K.2024/9799
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9900
Karar No : 2024/9799
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde öngörülen tüm güvencelerin somut olayda uygulanması gerektiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının anayasal dayanağının kalmadığı, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu, Anayasa'nın emredici hükümlerine aykırı hareket edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, doğal hakim ilkesinin gereklerine uyulmadığı, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin örgüt talimatıyla uyumlu olmadığı, bahse konu Banka'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiği, bireylerin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının mülkiyet hakkının kapsamında olduğu, sendika ve dernek üyeliklerinin yasal faaliyetler olduğu, milletler arası hukuktan doğan yükümlülüklere uyulmadığı, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların hükme esas alındığı, soyut ve hukuki dayanaktan yoksun bir gerekçeyle davanın reddedildiği, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden karar verildiği ve bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlaline sebebiyet verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9900
Karar No : 2024/9799
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde öngörülen tüm güvencelerin somut olayda uygulanması gerektiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının anayasal dayanağının kalmadığı, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu, Anayasa'nın emredici hükümlerine aykırı hareket edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, doğal hakim ilkesinin gereklerine uyulmadığı, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, Bank Asya'daki hesap hareketlerinin örgüt talimatıyla uyumlu olmadığı, bahse konu Banka'nın TMSF'ye devrinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiği, bireylerin yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmasının mülkiyet hakkının kapsamında olduğu, sendika ve dernek üyeliklerinin yasal faaliyetler olduğu, milletler arası hukuktan doğan yükümlülüklere uyulmadığı, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların hükme esas alındığı, soyut ve hukuki dayanaktan yoksun bir gerekçeyle davanın reddedildiği, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden karar verildiği ve bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlaline sebebiyet verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.