Danıştay5. DaireCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/902 K.2023/18446
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/902
Karar No : 2023/18446
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : ...
İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki idare mahkemesi kararlarının hukuki temelden yoksun olduğu, temyize konu istinaf kararında istinaf gerekçelerine değinilmediği, bu nedenle istinaf dilekçelerindeki iddialarını yinelediği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki kavramlar olmadığı, terör örgütü üyeliği suçunun kast ile işlenebilen bir suç olduğu, kararın vekalet ücreti yönünden de bozulması ve yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan; her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının ... Ceza Dairesinin ... tarihli ve E:..., K: ... sayılı kararı ile; "... ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilip değerlendirilerek, ayrıca, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli ve ... soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın duruşmada CMK'nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması ile sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılaması esnasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün, Emniyet Teşkilatındaki mahrem yapılanmasına dair Ankara C. Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, "... " isimli gizli tanıktan elde edilen SD Kart içerisindeki bilgilerin çözümüne dair rapora göre; örgtü içi yapılan kodlamaya ilişkin güncel listede, sanığın Büyük Bölge olarak Ege, Küçük Bölge ve İl olarak Denizli, ilçe olarak Merkez, Aktif/Pasif bölümünde Aktif, bizde vazifeli mi bölümünde Evet, görevinin Öğretmen olarak kodlandığı, sanığın öğrenim bilgileri, medeni bilgileri, aile bilgileri, cep telefonu numarası bilgisi, araç plakası bilgisi, açık adres ve görev bilgileri gibi bilgilerin sanığa dair bu örgütsel kodlamayı doğruladığı,sanığın Örgütün Mahrem yapılanması içinde yer aldığı..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, davacı vekili tarafından 17/01/2024 tarihli temyiz dilekçesinde; yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/902
Karar No : 2023/18446
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : ...
İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki idare mahkemesi kararlarının hukuki temelden yoksun olduğu, temyize konu istinaf kararında istinaf gerekçelerine değinilmediği, bu nedenle istinaf dilekçelerindeki iddialarını yinelediği, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki kavramlar olmadığı, terör örgütü üyeliği suçunun kast ile işlenebilen bir suç olduğu, kararın vekalet ücreti yönünden de bozulması ve yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan; her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının ... Ceza Dairesinin ... tarihli ve E:..., K: ... sayılı kararı ile; "... ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilip değerlendirilerek, ayrıca, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli ve ... soruşturma numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın duruşmada CMK'nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması ile sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, anılan ceza yargılaması esnasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün, Emniyet Teşkilatındaki mahrem yapılanmasına dair Ankara C. Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, "... " isimli gizli tanıktan elde edilen SD Kart içerisindeki bilgilerin çözümüne dair rapora göre; örgtü içi yapılan kodlamaya ilişkin güncel listede, sanığın Büyük Bölge olarak Ege, Küçük Bölge ve İl olarak Denizli, ilçe olarak Merkez, Aktif/Pasif bölümünde Aktif, bizde vazifeli mi bölümünde Evet, görevinin Öğretmen olarak kodlandığı, sanığın öğrenim bilgileri, medeni bilgileri, aile bilgileri, cep telefonu numarası bilgisi, araç plakası bilgisi, açık adres ve görev bilgileri gibi bilgilerin sanığa dair bu örgütsel kodlamayı doğruladığı,sanığın Örgütün Mahrem yapılanması içinde yer aldığı..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, davacı vekili tarafından 17/01/2024 tarihli temyiz dilekçesinde; yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulmasına karar verilmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin dayanağı olan düzenlemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ''Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." kuralı olduğu görülmüş ise de, anılan fıkrada yer alan koşulların davacı yönünden gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından davacının yargılama giderlerinden tamamen muaf tutulması istemi kabul edilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.