Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/6852 K.2023/16943
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6852
Karar No : 2023/16943
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hâl döneminde sadece olağanüstü hâlin süresiyle sınırlı ve geçici nitelikte tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmanın da olağanüstü hâl süresiyle sınırlı olması gerektiği, kamu görevinden ihracının ise olağanüstü hâlin gerektirdiği nitelikte bir tedbir olmadığı, bu hususları mahkeme aşamasında ileri sürmesine rağmen dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesi sebebiyle gerekçeli karar hakkının ve masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, kanun hükmünde kararnamelerin TBMM tarafından süresi içinde onaylanmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku anlamında bir ceza niteliği taşıdığı, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve cezalandırma yetkilerinin bulunmadığı, Millî Güvenlik Kurulu kararlarına dayanılarak mahkemelerce karar verilemeyeceği, kamu görevine girme hakkının ölçüsüz bir biçimde sınırlandırıldığı, kanunla önceden kurulmuş, tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanmadığı, bir grubun terör örgütü olup olmadığının kesinleşmiş bir yargı kararı ile tespit edilebileceği, bu bakından bireylerin sadece 15/07/2016 tarihinden sonraki eylemlerinden sorumlu olduğu, hukuk devletinde mahkeme kararıyla illegal olduğu saptanıncaya kadar her kişi ve grubun masum olduğu, Millî Güvenlik Kurulu kararları ile kişi ya da grupların suçlu veya terör örgütü olarak ilan edilemeyeceği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 26/05/2016 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü olarak ilan edildiği, bu kararın hukuken geçerli ve bireyleri bağlayacak nitelikte olduğu kabul edilse dahi Anayasa'ya sadakat yükümlülüğü açısından yüklenecek eylemlerin 26/05/2016 tarihinden sonrasına ilişkin olması gerektiği, kişinin önceden terör örgütü olduğu bilinen bir oluşuma üye olduğunu gösteren iradi faaliyet veya eylemlerinin hukuka uygun olarak elde edilen somut delillerle ispatının gerektiği, kendisiyle alakalı olarak belirtilen nitelikte delil ya da delillerin mevcut olmadığı, görev yaptığı sürece her zaman sadakat ve tarafsızlık yükümlüğünün bilincinde hareket ettiği, sendika veya dernek üyesi olma ya da banka hesabına para yatırma gibi işlendiği zaman yasal olan faaliyetlerin terör örgütü suçlamasına dayanak yapılacağını öngörebilecek durumda olmadığı, başkalarının işlemiş olduğu suçlara dayanılarak kamu görevinden çıkarıldığı ve bu durumun suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğini gösteren somut bir eylemin tarafına atfedilmediği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede hangi kamu görevlisinin üyelik, hangi kamu görevlisinin ise irtibat ya da iltisak sebebiyle kamu görevinden çıkarıldığının belirtilmediği, bu nedenle muğlak bir kanun yazma tekniği ile öngörülebilirlik ilkesinin ihlâl edildiği, kamu görevlilerinin bazı ödev ve sorululukları olsa da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan haklardan yararlanmaya devam edecekleri, ByLock programına ilişkin verilerin herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın yasa dışı olarak ele geçirildiği, sonradan alınan bir mahkeme kararının illegal olarak yapılan bir işlemi hukuka uygun hâle getirmeyeceği, bununla birlikte istihbari verilerin delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, yasa dışı olarak ele geçirilen verilerin Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin verileri içeren dijital materyallerin yargılama sırasında tarafına verilmediği ve bu sebeple çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesine uygun olarak bir yargılama yapılmadığı, olağan bir iletişim uygulamasının kullanılması sebebiyle bir kişinin terör örgütü üyesi olarak kabul edilip cezalandırılmasının özel hayata saygı ve iletişim özgürlüğüne saygı hakkına müdahale niteliği taşıdığı, Bank Asya'nın müşterilerine ait kişisel verilerin hiçbir mahkeme kararı olmadan yasa dışı bir biçimde ele geçirildiği, hiçbir mahkeme kararı olmadan ele geçirilen bu kişisel veriler sebebiyle özel hayata saygı hakkının ihlâl edildiği, yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmanın kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu, üyesi olduğu sendika hakkında terör örgütleri ile bağlantılı olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı, bir sendika ve derneğe üye olmanın örgütlenme özgürlüğünün kapsamında ve koruması altında olduğu, örgütlenme özgürlüğünü kullanması sebebiyle cezalandırılmasının bu özgürlüğün ihlâli anlamına geldiği, sendika üyeliğinin tamamen yasal nitelikte bir faaliyet olduğu, bunun yanında bir tüzel kişilikte bulunan kişisel verilerinin mahkeme kararı olmadan yasa dışı olarak ele geçirildiği, hakkında ceza mahkemesince verilmiş olan mahkûmiyet kararının kamu görevinden çıkarılmasından çok sonra verildiği, sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş olan kamu görevinden çıkarılma cezasını hukuka uygun hâle getirmeyeceği, somut olayda kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku anlamında bir ceza olması sebebiyle ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, dolayısıyla aynı eylem ve suçlamalar sebebiyle kendisi hakkında iki ayrı cezaya hükmedilemeyeceği, kanun hükmünde kararname ile hakkında hiçbir mahkeme kararı olmaksızın suçlu olarak ilan edilmesi sebebiyle masumiyet karinesinin, şeref ve itibara saygı hakkının, lekelenmeme hakkının, diğer kişiler için suç delili olarak kabul edilmeyen hususların kendisi için suç delili kabul edilmesi nedeniyle ayrımcılık yasağının ihlâl edildiği, davanın reddine dayanak olan tüm eylemlerin yasal nitelikte faaliyetler olduğu, işlendiği zaman suç olarak öngörülmemiş olan faaliyetlerin daha sonra terör örgütü üyeliğine delil olamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...FETÖ/PDY yapılanması içerisinde bulunan örgüt mensuplarınca kullanıldığı, gizli ve kriptolu iletişim sağlayan Bylock isimli programı adına kayıtlı 0 507 ... 17 09 ve 0 505 ... 64 62 numaralı hatlar ile kullandığı, 0 507 ... 17 09 numaralı hatta bulunan Bylock uygulamasını 491502 ID, fbhoca kullanıcı adı, fbhoca1! şifresi ile 19.12.2015 ile 18.02.2016 tarihleri arasında aktif bir şekilde kullandığı,796 defa erişim sağladığı ve programa kayıtlı örgüt mensupları ile iletişime geçerek bu program üzerinden mesaj gönderdiği ve gönderilen mail ve mesajları aldığı, sanık her ne kadar bylock isimli programı kullanmadığını beyan etmiş ise de; sanığın bu programı kullanan diğer örgüt mensuplarınca bu programa '' ...'' şeklinde kayıt edildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bylock Değerlendirme ve Tespit Tutanağı’nın 7. sayfasında; sanığa, ... ID numaralı kullanıcıdan ”Gündem başlıklı“ 1-seminer sayısı 2-) S1,S2,S3 sayıları 3-)Eğitim bölgesi sayısı ve kaç tanesinde eğitimcilerin eğitimi yapılıyor 4-) Teslim edilmesi gereken sayı,5-) Elden teslim edilen 6-)Teslim edilmeyen sayı,7-)Haftada 4 saatini hizmete ayıran üye sayısı ve oranı(istişare ve sohbet hariç) 8-)Kuranı Kerim çalışmaları 9-) Dönem sonu okuma proğramlarına katılım oranı 10-) İl içi ve il dışı geziler 11-)S4 çalışmaları, Özel ders çalışmaları,Kaset dinlemeleri Kuranın Altın İklimi 20 konu belirleme “ şeklinde bir ileti gönderildiği, sanık; ...tarafından ”1-) Seminer sayısı (2) , ayarlanırsa 1 tane daha olacak 2-) S1,S2,S3 sayıları (9,4,6 ) 3-)Eğitim bölgesi sayısı ve kaç tanesinde eğitimcilerin eğitimi yapılıyor 4-) Teslim edilmesi gereken sayı,5-) Elden teslim edilen 6-)Teslim edilmeyen sayı,7-)Haftada 4 saatini hizmete ayıran üye sayısı ve oranı(istişare ve sohbet hariç) (4 kişi ) 8-)Kuranı Kerim çalışmaları 9-) Dönem sonu okuma proğramlarına katılım oranı (7 kişi ) 10-) İl içi ve il dışı geziler 11-)S4 ilgi çalışmaları (yemek , çiğköfte )ilginelin 4 kişi , Özel ders çalışmaları,Kaset dinlemeleri ( herkes standart Bamteli dinlemiş, ekstra yok) Kuranın Altın İklimi 20 konu belirleme “ şeklinde rapor olarak cevap verildiği, bu mesajların dahi örgütün çalışmalarını özetlediği, sanığın bu şekilde rapor sunmasının örgüt içinde aktif bir üye olduğu, örgüte eleman kazandırmaya çalıştığını ve örgütsel sorumluluk aldığını gösterdiği..." şeklinde tespitlere yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6852
Karar No : 2023/16943
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hâl döneminde sadece olağanüstü hâlin süresiyle sınırlı ve geçici nitelikte tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmanın da olağanüstü hâl süresiyle sınırlı olması gerektiği, kamu görevinden ihracının ise olağanüstü hâlin gerektirdiği nitelikte bir tedbir olmadığı, bu hususları mahkeme aşamasında ileri sürmesine rağmen dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesi sebebiyle gerekçeli karar hakkının ve masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, kanun hükmünde kararnamelerin TBMM tarafından süresi içinde onaylanmadığı, kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku anlamında bir ceza niteliği taşıdığı, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve cezalandırma yetkilerinin bulunmadığı, Millî Güvenlik Kurulu kararlarına dayanılarak mahkemelerce karar verilemeyeceği, kamu görevine girme hakkının ölçüsüz bir biçimde sınırlandırıldığı, kanunla önceden kurulmuş, tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanmadığı, bir grubun terör örgütü olup olmadığının kesinleşmiş bir yargı kararı ile tespit edilebileceği, bu bakından bireylerin sadece 15/07/2016 tarihinden sonraki eylemlerinden sorumlu olduğu, hukuk devletinde mahkeme kararıyla illegal olduğu saptanıncaya kadar her kişi ve grubun masum olduğu, Millî Güvenlik Kurulu kararları ile kişi ya da grupların suçlu veya terör örgütü olarak ilan edilemeyeceği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 26/05/2016 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü olarak ilan edildiği, bu kararın hukuken geçerli ve bireyleri bağlayacak nitelikte olduğu kabul edilse dahi Anayasa'ya sadakat yükümlülüğü açısından yüklenecek eylemlerin 26/05/2016 tarihinden sonrasına ilişkin olması gerektiği, kişinin önceden terör örgütü olduğu bilinen bir oluşuma üye olduğunu gösteren iradi faaliyet veya eylemlerinin hukuka uygun olarak elde edilen somut delillerle ispatının gerektiği, kendisiyle alakalı olarak belirtilen nitelikte delil ya da delillerin mevcut olmadığı, görev yaptığı sürece her zaman sadakat ve tarafsızlık yükümlüğünün bilincinde hareket ettiği, sendika veya dernek üyesi olma ya da banka hesabına para yatırma gibi işlendiği zaman yasal olan faaliyetlerin terör örgütü suçlamasına dayanak yapılacağını öngörebilecek durumda olmadığı, başkalarının işlemiş olduğu suçlara dayanılarak kamu görevinden çıkarıldığı ve bu durumun suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğini gösteren somut bir eylemin tarafına atfedilmediği, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede hangi kamu görevlisinin üyelik, hangi kamu görevlisinin ise irtibat ya da iltisak sebebiyle kamu görevinden çıkarıldığının belirtilmediği, bu nedenle muğlak bir kanun yazma tekniği ile öngörülebilirlik ilkesinin ihlâl edildiği, kamu görevlilerinin bazı ödev ve sorululukları olsa da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan haklardan yararlanmaya devam edecekleri, ByLock programına ilişkin verilerin herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın yasa dışı olarak ele geçirildiği, sonradan alınan bir mahkeme kararının illegal olarak yapılan bir işlemi hukuka uygun hâle getirmeyeceği, bununla birlikte istihbari verilerin delil olarak kabulünün mümkün olmadığı, yasa dışı olarak ele geçirilen verilerin Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin verileri içeren dijital materyallerin yargılama sırasında tarafına verilmediği ve bu sebeple çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesine uygun olarak bir yargılama yapılmadığı, olağan bir iletişim uygulamasının kullanılması sebebiyle bir kişinin terör örgütü üyesi olarak kabul edilip cezalandırılmasının özel hayata saygı ve iletişim özgürlüğüne saygı hakkına müdahale niteliği taşıdığı, Bank Asya'nın müşterilerine ait kişisel verilerin hiçbir mahkeme kararı olmadan yasa dışı bir biçimde ele geçirildiği, hiçbir mahkeme kararı olmadan ele geçirilen bu kişisel veriler sebebiyle özel hayata saygı hakkının ihlâl edildiği, yatırım amacıyla bir bankaya para yatırmanın kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılmasının mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu, üyesi olduğu sendika hakkında terör örgütleri ile bağlantılı olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı, bir sendika ve derneğe üye olmanın örgütlenme özgürlüğünün kapsamında ve koruması altında olduğu, örgütlenme özgürlüğünü kullanması sebebiyle cezalandırılmasının bu özgürlüğün ihlâli anlamına geldiği, sendika üyeliğinin tamamen yasal nitelikte bir faaliyet olduğu, bunun yanında bir tüzel kişilikte bulunan kişisel verilerinin mahkeme kararı olmadan yasa dışı olarak ele geçirildiği, hakkında ceza mahkemesince verilmiş olan mahkûmiyet kararının kamu görevinden çıkarılmasından çok sonra verildiği, sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş olan kamu görevinden çıkarılma cezasını hukuka uygun hâle getirmeyeceği, somut olayda kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku anlamında bir ceza olması sebebiyle ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, dolayısıyla aynı eylem ve suçlamalar sebebiyle kendisi hakkında iki ayrı cezaya hükmedilemeyeceği, kanun hükmünde kararname ile hakkında hiçbir mahkeme kararı olmaksızın suçlu olarak ilan edilmesi sebebiyle masumiyet karinesinin, şeref ve itibara saygı hakkının, lekelenmeme hakkının, diğer kişiler için suç delili olarak kabul edilmeyen hususların kendisi için suç delili kabul edilmesi nedeniyle ayrımcılık yasağının ihlâl edildiği, davanın reddine dayanak olan tüm eylemlerin yasal nitelikte faaliyetler olduğu, işlendiği zaman suç olarak öngörülmemiş olan faaliyetlerin daha sonra terör örgütü üyeliğine delil olamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...FETÖ/PDY yapılanması içerisinde bulunan örgüt mensuplarınca kullanıldığı, gizli ve kriptolu iletişim sağlayan Bylock isimli programı adına kayıtlı 0 507 ... 17 09 ve 0 505 ... 64 62 numaralı hatlar ile kullandığı, 0 507 ... 17 09 numaralı hatta bulunan Bylock uygulamasını 491502 ID, fbhoca kullanıcı adı, fbhoca1! şifresi ile 19.12.2015 ile 18.02.2016 tarihleri arasında aktif bir şekilde kullandığı,796 defa erişim sağladığı ve programa kayıtlı örgüt mensupları ile iletişime geçerek bu program üzerinden mesaj gönderdiği ve gönderilen mail ve mesajları aldığı, sanık her ne kadar bylock isimli programı kullanmadığını beyan etmiş ise de; sanığın bu programı kullanan diğer örgüt mensuplarınca bu programa '' ...'' şeklinde kayıt edildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bylock Değerlendirme ve Tespit Tutanağı’nın 7. sayfasında; sanığa, ... ID numaralı kullanıcıdan ”Gündem başlıklı“ 1-seminer sayısı 2-) S1,S2,S3 sayıları 3-)Eğitim bölgesi sayısı ve kaç tanesinde eğitimcilerin eğitimi yapılıyor 4-) Teslim edilmesi gereken sayı,5-) Elden teslim edilen 6-)Teslim edilmeyen sayı,7-)Haftada 4 saatini hizmete ayıran üye sayısı ve oranı(istişare ve sohbet hariç) 8-)Kuranı Kerim çalışmaları 9-) Dönem sonu okuma proğramlarına katılım oranı 10-) İl içi ve il dışı geziler 11-)S4 çalışmaları, Özel ders çalışmaları,Kaset dinlemeleri Kuranın Altın İklimi 20 konu belirleme “ şeklinde bir ileti gönderildiği, sanık; ...tarafından ”1-) Seminer sayısı (2) , ayarlanırsa 1 tane daha olacak 2-) S1,S2,S3 sayıları (9,4,6 ) 3-)Eğitim bölgesi sayısı ve kaç tanesinde eğitimcilerin eğitimi yapılıyor 4-) Teslim edilmesi gereken sayı,5-) Elden teslim edilen 6-)Teslim edilmeyen sayı,7-)Haftada 4 saatini hizmete ayıran üye sayısı ve oranı(istişare ve sohbet hariç) (4 kişi ) 8-)Kuranı Kerim çalışmaları 9-) Dönem sonu okuma proğramlarına katılım oranı (7 kişi ) 10-) İl içi ve il dışı geziler 11-)S4 ilgi çalışmaları (yemek , çiğköfte )ilginelin 4 kişi , Özel ders çalışmaları,Kaset dinlemeleri ( herkes standart Bamteli dinlemiş, ekstra yok) Kuranın Altın İklimi 20 konu belirleme “ şeklinde rapor olarak cevap verildiği, bu mesajların dahi örgütün çalışmalarını özetlediği, sanığın bu şekilde rapor sunmasının örgüt içinde aktif bir üye olduğu, örgüte eleman kazandırmaya çalıştığını ve örgütsel sorumluluk aldığını gösterdiği..." şeklinde tespitlere yer verildiği, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.