Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/63 K.2024/16749
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/63
Karar No : 2024/16749
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair delil bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareketi olmadığı, buna ilişkin somut delil bulunmadığı, adil yargılama süreci işletilmeden suçlu kabul edildiği, örgüte hiç bir zaman dahil olmadığı, ilişki içerisinde bulunmadığı, hiyerarşisi içinde yer almadığı, himmet adı altında para vermediği, herhangi bir suç işleme kastıyla bu yapı mensuplarıyla birlikte olmadığı, kanunların geçmişe yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;
"...Tanık olarak dinlenen E.İ. beyanında özetle; "....sanığı Balıkesir ilinde 2011-2013 yılları arasında Astsubay yüksek okulundan tanıdığını, 2014-2015 yıllarında Konya iline Hava Savunma Okulu için gittikllerinde birlikte aynı evde kaldıklarını, bu evin örgüt evi olmadığını ancak örgütten olan bir kişinin kendileriyle ilgilendiğini...." söylediği,
Tanık olarak dinlenen Y.C.Ö. beyanında özetle; "....Balıkesir Astsubay meslek yüksek okulunda okuduğu dönemde sanığın devresi olduğunu, 2014 yılında bu okuldan sonra Konya hava savunma okulunda sanıkla beraber rütbeli olarak okuduklarını, 2013 yılında örgütle irtibatlı olan eve gittiğinde sanığıda orada gördüğünü, sanığın örgütün içinde olduğunu burada öğrendiğini...." söylediği,
Tanık olarak dinlenen M.İ. beyanında özetle; "....2011-2013 yıllarında Balıkesir ilinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün mahrem yapılanması içerisinde askeri okul döneminde kendilerinden sorumlu olan örgüt imamının yaptığı toplantılara birlikte katıldıklarını...." söylediği sanıkla aralarında husumet bulunmayan ve sanığa suç atması için bir neden bulunmayan tanıkların beyanlarına itibar etmek gerekmiş ve beyanları hükme esas alınmıştır.
Eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında, emniyet, silahlı kuvvetler ile yargı teşkilatı içerisindeki yapılanmasını ve burada devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın örgütün mahrem imamlarınca sabit hatlardan arandığı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanları ile tanıklar E.İ., Y.C.Ö. ve M.İ. beyanlarıda dikkate alındığında.." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/63
Karar No : 2024/16749
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair delil bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareketi olmadığı, buna ilişkin somut delil bulunmadığı, adil yargılama süreci işletilmeden suçlu kabul edildiği, örgüte hiç bir zaman dahil olmadığı, ilişki içerisinde bulunmadığı, hiyerarşisi içinde yer almadığı, himmet adı altında para vermediği, herhangi bir suç işleme kastıyla bu yapı mensuplarıyla birlikte olmadığı, kanunların geçmişe yürümezliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu açıdan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;
"...Tanık olarak dinlenen E.İ. beyanında özetle; "....sanığı Balıkesir ilinde 2011-2013 yılları arasında Astsubay yüksek okulundan tanıdığını, 2014-2015 yıllarında Konya iline Hava Savunma Okulu için gittikllerinde birlikte aynı evde kaldıklarını, bu evin örgüt evi olmadığını ancak örgütten olan bir kişinin kendileriyle ilgilendiğini...." söylediği,
Tanık olarak dinlenen Y.C.Ö. beyanında özetle; "....Balıkesir Astsubay meslek yüksek okulunda okuduğu dönemde sanığın devresi olduğunu, 2014 yılında bu okuldan sonra Konya hava savunma okulunda sanıkla beraber rütbeli olarak okuduklarını, 2013 yılında örgütle irtibatlı olan eve gittiğinde sanığıda orada gördüğünü, sanığın örgütün içinde olduğunu burada öğrendiğini...." söylediği,
Tanık olarak dinlenen M.İ. beyanında özetle; "....2011-2013 yıllarında Balıkesir ilinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün mahrem yapılanması içerisinde askeri okul döneminde kendilerinden sorumlu olan örgüt imamının yaptığı toplantılara birlikte katıldıklarını...." söylediği sanıkla aralarında husumet bulunmayan ve sanığa suç atması için bir neden bulunmayan tanıkların beyanlarına itibar etmek gerekmiş ve beyanları hükme esas alınmıştır.
Eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle örgütün nihai amacını, Devlet kurumlarında, emniyet, silahlı kuvvetler ile yargı teşkilatı içerisindeki yapılanmasını ve burada devletin her türden silahını elinde bulunduran örgüt mensuplarının gerektiğinde bu gücü örgütün amacı doğrultusunda kullanacaklarını bilmesi beklenen sanığın örgütün mahrem imamlarınca sabit hatlardan arandığı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanları ile tanıklar E.İ., Y.C.Ö. ve M.İ. beyanlarıda dikkate alındığında.." şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.