Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/3354 K.2024/16761
Özet: Uyuşmazlık, Davacının Milli Savunma Bakanlığı tarafından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, bu işlemin iptali ve zararın ödenmesini talep etmesidir. Danıştay, İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını kabul ederek, işlemi iptal etmeye ve davacının talebini yerine getirmeye karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/3354
Karar No: 2024/16761
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Milli Savunma Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle uğradığı zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin hukuka aykırı olduğu, hukuk devleti ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, özel ve aile hayatına saygı hakkının, adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, HTS kayıtlarının ve içeriği belli olmayan telefon görüşmelerine dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği, tanık ifadelerinin tutuklanma tehdidi altında alındığından delil olarak kabul edilemeyeceği, sabit telefon hattından aranmaya dair kayıtlarda çelişkiler bulunduğu iddia edilmektedir. Öte yandan 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın FETÖ/PDY terör örgütü askeri mahrem yapılanması içerisinde bulunduğu, bağlı olduğu sivil mahrem imamın talimatıyla asker olan diğer örgüt mensuplarıyla ev tuttuğu, sivil imam olarak tabir edilen ve kod adı kullanan şahıslar ile gizliliği sağlamak amacıyla ankesörlü/kontörlü telefon sabit hatlar üzerinden irtibat kurduğu, bu şahısların düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığı, sanığın gizliliği sağlamak amacıyla "..." kod adını aldığı, bağlı olduğu sivil imama himmet adı altında para verdiği, sanığın örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen asker şahıslardan olduğu, Fetullahçı Terör Örgütü-FETÖ/PDY.nin ile bağlantılı bulunan bekar evlerinde kalan, örgütsel gizliliği sağlamak için kod ismi kullanan, örgütün sivil imamları ile irtibat halinde bulunan, bu şahısların düzenlediği örgütsel toplantılara katılan, örgüte himmet adı altında mali yardımda bulunan sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, sanık ile örgüt arasındaki organik bağın bu şekilde kurulduğu..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/3354
Karar No: 2024/16761
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Milli Savunma Bakanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle uğradığı zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin hukuka aykırı olduğu, hukuk devleti ilkesinin, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, özel ve aile hayatına saygı hakkının, adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, HTS kayıtlarının ve içeriği belli olmayan telefon görüşmelerine dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği, tanık ifadelerinin tutuklanma tehdidi altında alındığından delil olarak kabul edilemeyeceği, sabit telefon hattından aranmaya dair kayıtlarda çelişkiler bulunduğu iddia edilmektedir. Öte yandan 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın FETÖ/PDY terör örgütü askeri mahrem yapılanması içerisinde bulunduğu, bağlı olduğu sivil mahrem imamın talimatıyla asker olan diğer örgüt mensuplarıyla ev tuttuğu, sivil imam olarak tabir edilen ve kod adı kullanan şahıslar ile gizliliği sağlamak amacıyla ankesörlü/kontörlü telefon sabit hatlar üzerinden irtibat kurduğu, bu şahısların düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığı, sanığın gizliliği sağlamak amacıyla "..." kod adını aldığı, bağlı olduğu sivil imama himmet adı altında para verdiği, sanığın örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen asker şahıslardan olduğu, Fetullahçı Terör Örgütü-FETÖ/PDY.nin ile bağlantılı bulunan bekar evlerinde kalan, örgütsel gizliliği sağlamak için kod ismi kullanan, örgütün sivil imamları ile irtibat halinde bulunan, bu şahısların düzenlediği örgütsel toplantılara katılan, örgüte himmet adı altında mali yardımda bulunan sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, sanık ile örgüt arasındaki organik bağın bu şekilde kurulduğu..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.