Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/4985 K.2023/14898
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4985
Karar No : 2023/14898
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35'inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, adil yargılanma hakkı ile suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkeleri ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir. Öte yandan, 7145 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan düzenlemelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...ı
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanığın 03/10/2018 tarihli müdafii eşliğinde alınan kolluk beyanında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek verdiği ifadesinde ardışık aramalar ile ilgili beyanlarda bulunduğu, buna göre; "2011-2012 yıllarında ... Anadolu Lisesinde son sınıf öğrencisi iken liseden arkadaşı ile kendisinin hastane caddesinde bulunan yapıya ait eve gidip gelmeye başladığını, bu eve haftada birkaç gün giderek ders çalıştığını, dini sohbet yapılmadığını, namazı kendilerinin kıldığını, bu evde kendisinden sorumlu olan ... isimli bir öğrencinin olduğunu, bu eve ... kod isimli gerçek adı ... olan bir kişinin arada gelip gittiğini, bu evde ders çalışırken çeşitli bahaneler ile eve kaçtığını, yapı evine gitmek istemediğini, ... ile kız arkadaşları ile konuşmasından dolayı kavga ettiğini ve kendisinin evden ayrıldığını, bir süre sonra ...'nin kendisine tekrar ulaşarak müftülük binasının ilerisinde bulunan bir cemaat evine götürdüğünü ve burada kalacaksın dediğini, yapıdan soğuması sebebiyle bu eve doğru düzgün gitmediğini, bu evde kendisinden sorumlu olan kişinin ... isimli şahıs olduğunu, FETÖ içerisinde kimsenin telkini olmadan Astsubay olmaya kendisinin karar verdiğini, Astsubaylık mülakatları yaklaşınca ... veya ...'nin kendisini arayarak kendilerinden birisi ile İzmir'e mülakata gitmeyi teklif ettiğini ancak kendisinin kabul etmediğini, İzmir iline gitmeden önce kendisini Asım isimli bir şahıs ile tanıştırdıklarını ve bu kişinin mülakat sınavlarında kendisine sorulabilecek soruları söylediğini, mülakata babası ile birlikte gittiğini, Hava Astsubaylığını tercih ettiğini, kazandığını duyan ...'nin kendisine okula gidince iki haftada bir buluşuruz irtibatı koparmayız seni ... ile grup yapacağız dediğini, kendisinin o dönem cemaatten bağını koparmak istediğini ve geçiştirmek adına tamam dediğini, zira bu insanların kendisini okulda bulamayacaklarını ve kendisine ulaşamayacaklarını düşündüğünü, 2012 yılı Eylül veya Ekim ayında İzmir Gaziemir Hava Astsubaylığı Meslek Yüksekokuluna başladığını, intibak eğitimi sırasında kendisini kimsenin aramadığını, ancak bu tarihten sonra kendisinin kullandığı cep telefonunda sabit hatlardan ...'ın aramaya başladığını, kendisinin telefonlarına cevap vermediğini, sürekli aradığını, H.A. ile kendisini sabit hattan sürekli aradıklarını, bu şahıslardan nasıl kurtulacaklarını bilmediklerini, bu konuyu sık sık H.A. ile görüştüklerini, oklu açıldıktan bir buçuk iki ay kadar sonra M.D.'nin telefonuna cevap vermek zorunda kaldığını, kendisine hafta sonu İzmir'e geleceğim görüşelim dediğini, H.A. ile İzmir Karşıyaka'da bir dolmuşa binerek bir meydanlığa indiklerini, M.D.'yi görerek uzaktan takip ettiklerini, zira uzaktan takip etmelerini telefonda kendisine söylediklerini, bu şekilde bir aile evine gittiklerini, kahvaltı yaptıklarını, neden gelmiyorsunuz gelmezseniz kötü olur diyerek kendilerini tehdit ettiğini ve görüşmeye gelmeleri konusunda ısrar ettiğini, bu şekilde Astsubay Meslek Yüksekokulunda okuduğu iki yıl boyunca dört veya beş kez görüştüklerini, görüşmelerde kahvaltı yaptıklarını, okulda olan çeşitli olaylar ile ilgili şu komutan neden böyle yaptı diyerek okulda olan her olayı bildiğini kendilerine göstermek istediğini, iki iki buçuk saat kalarak nöbetim var bahanesiyle evden ayrıldıklarını, M.D.'nin kendilerine okul ile ilgili çok soru sormadığını, zira kendilerinin gitmek istediğini bildiği için sıkmadığını, okulda beraber gezmeyin, içki sigara içiyormuş gibi görünün, eve dikkat çekmeden gelin dediğini, cep telefonlarını kapattırarak başka odaya koydurduğunu, yarı yıl tatili için Isparta iline ailesinin yanına geldiğinde Y.S. ve daha önce cemaat evlerinde birkaç kez Y.S.'nin yanında gördüğü B. isimli bir şahsın geldiğini, o güne kadar M.D. ile yalnızca bir kez görüşmesi sebebiyle bu konuda görüşmek için evine geldiklerini ve ısrarla kendisini dışarı çıkardıklarını, bir araç ile Y.S. ve B. ile birlikte istasyon caddesinde bulunan bir cemaat evine gittiklerini, yolda bizden kurtulabileceğini mi sanıyorsun diyerek H.A. ve kendisinin yarından itibaren bu evde okuma programına başlayacaklarını, görüşmeye neden gelmiyorsunuz, bizden neden kaçıyorsunuz dediklerini, kendisinin kurtulabilmek adına tamam geleceğim dediğini, ancak okuma programına gitmediklerini, M.D.'nin okulda iken kendilerini bazen iki ay aramadığını, kendilerinin kurtulduk derken aramalara devam ettiğini, kendisinin cep telefonundan aramamalarını istediğini, kendisinin ve H.A.'nın M.D.'yi hiç aramadıklarını, mezun olduktan sonra H.A. ile farklı sınıflarda olmaları sebebiyle ayrıldıklarını, eğitimi bitip mehil müddetinde Isparta iline geldiğinde Y.S. ve B.'yi kendi ailesinin evine geldiğini, komşulardan kendilerinin Kaplanlı köyünden olduklarını öğrenmesi üzerine arabaları ile buraya gelerek ailesi ile normal şekilde sohbet ettiklerini ve özel olarak kendisi ile görüşmek istediklerini, kendisinin kabul etmemeesine rağmen çok ısrar ettiklerini arabaya bindiğinde 'sen bizden kurtulabileceğini mi sanıyorsun? sen kime güveniyorsun? Ak Partiye mi güveniyorsun, PKK bunlardan iyidir, zamanında anneler başörtülü kışlaya giremiyordu, bizim sayemizde artık giriyorlar, görüşmeye gel, bu numarayı al, Ankara iline gidince bu şahsı ara görüş.' dediklerini, kendisinin tamam dediğini, Akıncı Üssüne göreve gittiğinde verdikleri numarayı aramadığını, bunun ve İzmir'deki görüşmesinin haricinde bu kişiler ile görüşmediğini beyan ettiği..." şeklindeki tespitlere yer verilerek, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4985
Karar No : 2023/14898
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35'inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, adil yargılanma hakkı ile suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkeleri ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir. Öte yandan, 7145 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan düzenlemelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...ı
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanığın 03/10/2018 tarihli müdafii eşliğinde alınan kolluk beyanında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek verdiği ifadesinde ardışık aramalar ile ilgili beyanlarda bulunduğu, buna göre; "2011-2012 yıllarında ... Anadolu Lisesinde son sınıf öğrencisi iken liseden arkadaşı ile kendisinin hastane caddesinde bulunan yapıya ait eve gidip gelmeye başladığını, bu eve haftada birkaç gün giderek ders çalıştığını, dini sohbet yapılmadığını, namazı kendilerinin kıldığını, bu evde kendisinden sorumlu olan ... isimli bir öğrencinin olduğunu, bu eve ... kod isimli gerçek adı ... olan bir kişinin arada gelip gittiğini, bu evde ders çalışırken çeşitli bahaneler ile eve kaçtığını, yapı evine gitmek istemediğini, ... ile kız arkadaşları ile konuşmasından dolayı kavga ettiğini ve kendisinin evden ayrıldığını, bir süre sonra ...'nin kendisine tekrar ulaşarak müftülük binasının ilerisinde bulunan bir cemaat evine götürdüğünü ve burada kalacaksın dediğini, yapıdan soğuması sebebiyle bu eve doğru düzgün gitmediğini, bu evde kendisinden sorumlu olan kişinin ... isimli şahıs olduğunu, FETÖ içerisinde kimsenin telkini olmadan Astsubay olmaya kendisinin karar verdiğini, Astsubaylık mülakatları yaklaşınca ... veya ...'nin kendisini arayarak kendilerinden birisi ile İzmir'e mülakata gitmeyi teklif ettiğini ancak kendisinin kabul etmediğini, İzmir iline gitmeden önce kendisini Asım isimli bir şahıs ile tanıştırdıklarını ve bu kişinin mülakat sınavlarında kendisine sorulabilecek soruları söylediğini, mülakata babası ile birlikte gittiğini, Hava Astsubaylığını tercih ettiğini, kazandığını duyan ...'nin kendisine okula gidince iki haftada bir buluşuruz irtibatı koparmayız seni ... ile grup yapacağız dediğini, kendisinin o dönem cemaatten bağını koparmak istediğini ve geçiştirmek adına tamam dediğini, zira bu insanların kendisini okulda bulamayacaklarını ve kendisine ulaşamayacaklarını düşündüğünü, 2012 yılı Eylül veya Ekim ayında İzmir Gaziemir Hava Astsubaylığı Meslek Yüksekokuluna başladığını, intibak eğitimi sırasında kendisini kimsenin aramadığını, ancak bu tarihten sonra kendisinin kullandığı cep telefonunda sabit hatlardan ...'ın aramaya başladığını, kendisinin telefonlarına cevap vermediğini, sürekli aradığını, H.A. ile kendisini sabit hattan sürekli aradıklarını, bu şahıslardan nasıl kurtulacaklarını bilmediklerini, bu konuyu sık sık H.A. ile görüştüklerini, oklu açıldıktan bir buçuk iki ay kadar sonra M.D.'nin telefonuna cevap vermek zorunda kaldığını, kendisine hafta sonu İzmir'e geleceğim görüşelim dediğini, H.A. ile İzmir Karşıyaka'da bir dolmuşa binerek bir meydanlığa indiklerini, M.D.'yi görerek uzaktan takip ettiklerini, zira uzaktan takip etmelerini telefonda kendisine söylediklerini, bu şekilde bir aile evine gittiklerini, kahvaltı yaptıklarını, neden gelmiyorsunuz gelmezseniz kötü olur diyerek kendilerini tehdit ettiğini ve görüşmeye gelmeleri konusunda ısrar ettiğini, bu şekilde Astsubay Meslek Yüksekokulunda okuduğu iki yıl boyunca dört veya beş kez görüştüklerini, görüşmelerde kahvaltı yaptıklarını, okulda olan çeşitli olaylar ile ilgili şu komutan neden böyle yaptı diyerek okulda olan her olayı bildiğini kendilerine göstermek istediğini, iki iki buçuk saat kalarak nöbetim var bahanesiyle evden ayrıldıklarını, M.D.'nin kendilerine okul ile ilgili çok soru sormadığını, zira kendilerinin gitmek istediğini bildiği için sıkmadığını, okulda beraber gezmeyin, içki sigara içiyormuş gibi görünün, eve dikkat çekmeden gelin dediğini, cep telefonlarını kapattırarak başka odaya koydurduğunu, yarı yıl tatili için Isparta iline ailesinin yanına geldiğinde Y.S. ve daha önce cemaat evlerinde birkaç kez Y.S.'nin yanında gördüğü B. isimli bir şahsın geldiğini, o güne kadar M.D. ile yalnızca bir kez görüşmesi sebebiyle bu konuda görüşmek için evine geldiklerini ve ısrarla kendisini dışarı çıkardıklarını, bir araç ile Y.S. ve B. ile birlikte istasyon caddesinde bulunan bir cemaat evine gittiklerini, yolda bizden kurtulabileceğini mi sanıyorsun diyerek H.A. ve kendisinin yarından itibaren bu evde okuma programına başlayacaklarını, görüşmeye neden gelmiyorsunuz, bizden neden kaçıyorsunuz dediklerini, kendisinin kurtulabilmek adına tamam geleceğim dediğini, ancak okuma programına gitmediklerini, M.D.'nin okulda iken kendilerini bazen iki ay aramadığını, kendilerinin kurtulduk derken aramalara devam ettiğini, kendisinin cep telefonundan aramamalarını istediğini, kendisinin ve H.A.'nın M.D.'yi hiç aramadıklarını, mezun olduktan sonra H.A. ile farklı sınıflarda olmaları sebebiyle ayrıldıklarını, eğitimi bitip mehil müddetinde Isparta iline geldiğinde Y.S. ve B.'yi kendi ailesinin evine geldiğini, komşulardan kendilerinin Kaplanlı köyünden olduklarını öğrenmesi üzerine arabaları ile buraya gelerek ailesi ile normal şekilde sohbet ettiklerini ve özel olarak kendisi ile görüşmek istediklerini, kendisinin kabul etmemeesine rağmen çok ısrar ettiklerini arabaya bindiğinde 'sen bizden kurtulabileceğini mi sanıyorsun? sen kime güveniyorsun? Ak Partiye mi güveniyorsun, PKK bunlardan iyidir, zamanında anneler başörtülü kışlaya giremiyordu, bizim sayemizde artık giriyorlar, görüşmeye gel, bu numarayı al, Ankara iline gidince bu şahsı ara görüş.' dediklerini, kendisinin tamam dediğini, Akıncı Üssüne göreve gittiğinde verdikleri numarayı aramadığını, bunun ve İzmir'deki görüşmesinin haricinde bu kişiler ile görüşmediğini beyan ettiği..." şeklindeki tespitlere yer verilerek, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.