Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/8497 K.2024/19482
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8497
Karar No : 2024/19482
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafnıdan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-1 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil yargılanma hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, HTS kayıtlarının hukuka aykırı olarak elde edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir. Öte yandan, işlemin dayanağı düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan düzenlemelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın (davacının) olay gecesi nöbetçi subay olduğu, saat 21:30 sıralarında kışla nöbetçi amiri Piyade Binbaşı F.D'nin sanığı (davacıyı) arayarak "..., alarm var, herkesi uyandır, silah techizat alınsın, çalışır durumda olan araçlar çalıştırılsın, benden haber bekleyin tekrardan arayacağım dediği, sanığın (davacının) komutanım ne oluyor diye sorması üzerine F.D'nin seni tekrar arayacağım dediği, devamında sanığın (davacının) yanında bulunan nöbetçi Uzman Çavuş M.A'ya personel silah ve techizatının hazırlanıp içtima alanına çıkılması, ayrıca şoförlerin araçlarını çalıştırması için emir verdiği, F.D'nin on dakika sonra tekrar arayarak "... kışla dışına toplantıya gidiyorum, ben gelinceye kadar emir komuta sende, dışarıda bulunan rütbeli personeli mesaiye çağırın" dediği, sanığın (davacının) F.D'ye durumun ne olduğunu sormasına rağmen cevap alamadığı, yanındaki Uzman Çavuş M.A'ya rütbeli personeli mesaiye çağırması için emir verdiği, devamında Saat:22:30 sıralarında Üsteğmen E.Ç'ye arayarak F.D tarafından herkesin Kışlaya çağrıldığını söylediği, sanığın (davacının) kışlaya gelen askerlere silahlarını, hücum yeleklerini, kompozit başlıklarını alıp içtima alanında toplanmaları emrini verdiği, akabinde içtima alanında ise araç şoförlerinin araç başına geçmeleri emrini verdiği, bu sırada Binbaşı F.D'nin Tugay Komutanı A.A toplantı yaptıktan sonra kendisine verilen emirler (belediye başkanını alıp belediye binasından anonsta bulunmak - Paşaçayır yolunu emniyete almak - Kazım Karabekir kışla ve lojmanlarını muhafaza altına almak) doğrultusunda saat 23.00 - 23.30 sıralarında birlik komutanlarını kendi odasında toplantıya çağırdığı, Toplantıya Üsteğmen M.Ş.Ü (dosya dışı), MEBS Bölük Komutanı Yüzbaşı S.Ç, Hava Savunma Füze Bölük Komutanı Üsteğmen S.D, İstihkam Bölük Komutanı Üsteğmen E.Ç, Keşif Bölük Komutanı Yüzbaşı S.K, MEBS Bölüğünde Takım Komutanı Üsteğmen Z.A, MEBS Bölüğünden Teğmen E.K'nin katıldığı, bu toplantıda Binbaşı F.D'nin “Genelkurmaydan gelen emirle sıkıyönetim ilan edildi” dediği, yine İstihkam, Keşif ve TOW Bölüğünden 6 araç hazırlanması, içlerinde 5-6 personelin bulunması ve bu araçların AMK (Acil Müdahale Kuvveti) Binasının bulunduğu yere gelmesi yönünde emir verdiği, verilen emir üzerine E.Ç'nin Bölük Bölgesine giderek sanık Teğmen ..., Teğmen F.Ş ve Uzman Çavuş E.A’ya İstihkam ve TOW Bölüğünden 2 şer araç (ZPT) hazırlayarak AMK Binası önüne getirmeleri yönünde ve geri kalan askerleri de Tabur Binası önüne gitmeleri yönünde emir verdiği, F.D'nin kendisine “sizin araçlar İl Jandarma Komutanlığının altındaki yolun emniyetini alacak,” dediği, bunun üzerine E.Ç'nin sanık ...'nun hazırladığı İstihkam Bölüğüne ait 2 adet ve TOW bölüğüne ait 2 adet olmak üzere toplam 4 ZPT'yi verilen emir doğrultusunda Jandarma bölgesine gönderdiği, sanık (davacı) tarafından E.Ç'ye durumun ne oludğunun sorulmasına rağmen sanığa (davacıya) herhangi bir bilgi verilmediği, saat 01:30'dan sonra Binbaşı F.D'nin talimatı üzerine E.Ç'nin sanık ...'ndan 2 araç daha hazırlamasını istediği, sanığın (davacının) da verilen emir üzerine 10 dakika içerisinde 2 araç daha hazırladığı, akabinde E.Ç'nin sanık ...'nu arayarak araç hazırlama işini yavaşlatma ve emri dışında hiçbir araç ve personelin bir yere gitmemesi emrini verdiği, bir müddet sonra E.Ç, sanığın (davacının) yanına gelerek “bu işin içinde bir iş var, siz burada bekleyin, ben biraz sonra gelecem” dediği ve yanından ayrıldığı, bu sırada E.Ç'nin kışla dışında bulunan F.Ş ve A.Ç ile görüşme yaptıktan sonra saat 03:00 sıralarında kışlaya döndükleri, sanık ...'nun kışlaya dönen ZPT içerisinde bulunan Teğmen F.Ş'ye sanığın (davacının) ne oluyor nereye gittiniz diye sorduğu, buna karşılık F.Ş'nin F.D tarafından kendilerine "darbe dediğin sert olur, sert davranın, havaya sağa sola ateş açın" dediğini söylediği, saat 04:00 sıralarında MEBS bölük komutanı Yüzbaşı S.Ç'nin sanık E.Ç'yi cep telefonundan aradığı, E.Ç'nin S.Ç'ye araçların geri dönmesi için emir verdiğini söylediği, onun da tafics'ten görüşelim dediği, sanık ... ile birlikte tafics'in bulunduğu yere gittiklerinde E.Ç'nin Yüzbaşı S.Ç’yi tafics'ten aradığı, yapmış olduğukları görüşmede S.Ç'nin E.Ç'ye “yanlış bilgilendirme var, faaliyet devam ediyor, araçlarınızı ve personelinizi her an çıkartacak şekilde hazırlayın, Erzurum’a gidilebilir” dediği, bu konuşmayı yanında bulunan sanık ...'nun da duyduğu, ancak E.Ç'nin bu saatten sonra verilen emre uymayarak kışlaya geri dönen araçlarını tekrardan kışla dışına çıkarmadığı, saat 05:30'a kadar E.Ç ile beraber sanığın (davacının) bölük karargahı önünde beklediği, kışla dışarısına hiç çıkmadığı anlaşılmıştır... Sanığın (davacının) 2008 yılında üniversiteye hazırlık dönemine FETÖ/PDY yapılanmasına ait dersaneye gidip evlerde kaldığı, Kara Harp okulunda iken ve İzmir Narlıdere'de sınıf okulunda iken devreleri B.K ve O.Ç ile birlikte örgütün askeri mahrem yapılanmasında ABİ konumunda bulunan örgüt mensubu ile görüştüğü, bu kapsamda B. ve S. A/K isimli askeri mahrem yapılanmada ABİ konumunda bulunan kişiler ile görüştüğü, bu görüşmeler kapsamında örgüt elebaşısı Fetullah Gülen üzerinden yürüyen sohbetlere katıldığı, kendisinden himmet adı altında örgüte para istendiği, İzmir'de sabit hatlardan kullandığı ... numaralı telefondan E.S ve G.U isimli asker şahıslarla ardışık olarak 2 defa arandığı, sanığın (davacının) bir suç işleme kararının icrası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik ve iradi bir bağ kurarak örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın (davacının) örgüt üyesi sayılabilmesi için gerekli eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğunun bulunduğu... Sanık ... her ne kadar darbe girişiminden haberdar olmadığını, terörle mücadele zannıyla ve görev bilinciyle hareket ettiğini savunmuş ise de; Binbaşı F.D'nin saat 23:00 - 23:30 sıralarında birlik komutanlarıyla yapmış olduğu toplantıda “Genelkurmaydan gelen emirle sıkıyönetim ilan edildi” (ordunun yönetime el koyduğunun ifade edilmek istendiği anlaşılmıştır), şeklindeki sözlerinin akabinde E.Ç'nin sanığa (davacıya) araç hazırlama emrini vermiş olması, saat 01:00 - 01:30 gibi geç bir saatten sonra yine kışla dışına çıkış için araç hazırlama emrini vermiş olması, sanığın (davacının) eylemini gerçekleştirdiği yer ve zaman ile sahip olduğu iletişim imkanları, rütbesi, eğitimi, mesleki tecrübesi ve dış dünyaya yansıyan davranışları nazara alındığında olayın gerçek mahiyetini bilmemesinin mümkün olmaması, verilen emirlerin hizmete müteallik olup olmadığını bilebilecek ve sorgulayabilecek durumda olması karşısında, sanığın (davacının) suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında iradi ve kasti olarak gerçekleştirdiği... Sözde sıkıyönetimden haberdar olarak, darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenen ve kendisine verilen emirler doğrultusunda, darbe girişiminin icrası kapsamında sokağa çıkma yasağının uygulanması ve sivil vatandaşların seyahat etme hürriyetlerinin engellenmesi amacıyla kışla dışına çıkan (sanığın (davacının) hazırladığı ve Teğmen F.Ş'nin emir komutasındaki ZPT'lerin Jandarma kavşağında sivil araçların geçişine engel olduğu ve geri gönderdikleri tespit edilmiştir) zırhlı teçhizatlı araçları (2 ZPT) hazırlama, yine aldığı emirler doğrultusunda geç bir saat olan 01:00 - 01:30'dan sonra kışla dışına çıkış için 2 araç daha hazırlama şeklindeki eylemlere dahil olan sanığın (davacının) eyleminin... Anayasayı İhlal Suçuna Yardım Etmek kapsamında kaldığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8497
Karar No : 2024/19482
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafnıdan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B-1 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil yargılanma hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, HTS kayıtlarının hukuka aykırı olarak elde edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir. Öte yandan, işlemin dayanağı düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan düzenlemelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın (davacının) olay gecesi nöbetçi subay olduğu, saat 21:30 sıralarında kışla nöbetçi amiri Piyade Binbaşı F.D'nin sanığı (davacıyı) arayarak "..., alarm var, herkesi uyandır, silah techizat alınsın, çalışır durumda olan araçlar çalıştırılsın, benden haber bekleyin tekrardan arayacağım dediği, sanığın (davacının) komutanım ne oluyor diye sorması üzerine F.D'nin seni tekrar arayacağım dediği, devamında sanığın (davacının) yanında bulunan nöbetçi Uzman Çavuş M.A'ya personel silah ve techizatının hazırlanıp içtima alanına çıkılması, ayrıca şoförlerin araçlarını çalıştırması için emir verdiği, F.D'nin on dakika sonra tekrar arayarak "... kışla dışına toplantıya gidiyorum, ben gelinceye kadar emir komuta sende, dışarıda bulunan rütbeli personeli mesaiye çağırın" dediği, sanığın (davacının) F.D'ye durumun ne olduğunu sormasına rağmen cevap alamadığı, yanındaki Uzman Çavuş M.A'ya rütbeli personeli mesaiye çağırması için emir verdiği, devamında Saat:22:30 sıralarında Üsteğmen E.Ç'ye arayarak F.D tarafından herkesin Kışlaya çağrıldığını söylediği, sanığın (davacının) kışlaya gelen askerlere silahlarını, hücum yeleklerini, kompozit başlıklarını alıp içtima alanında toplanmaları emrini verdiği, akabinde içtima alanında ise araç şoförlerinin araç başına geçmeleri emrini verdiği, bu sırada Binbaşı F.D'nin Tugay Komutanı A.A toplantı yaptıktan sonra kendisine verilen emirler (belediye başkanını alıp belediye binasından anonsta bulunmak - Paşaçayır yolunu emniyete almak - Kazım Karabekir kışla ve lojmanlarını muhafaza altına almak) doğrultusunda saat 23.00 - 23.30 sıralarında birlik komutanlarını kendi odasında toplantıya çağırdığı, Toplantıya Üsteğmen M.Ş.Ü (dosya dışı), MEBS Bölük Komutanı Yüzbaşı S.Ç, Hava Savunma Füze Bölük Komutanı Üsteğmen S.D, İstihkam Bölük Komutanı Üsteğmen E.Ç, Keşif Bölük Komutanı Yüzbaşı S.K, MEBS Bölüğünde Takım Komutanı Üsteğmen Z.A, MEBS Bölüğünden Teğmen E.K'nin katıldığı, bu toplantıda Binbaşı F.D'nin “Genelkurmaydan gelen emirle sıkıyönetim ilan edildi” dediği, yine İstihkam, Keşif ve TOW Bölüğünden 6 araç hazırlanması, içlerinde 5-6 personelin bulunması ve bu araçların AMK (Acil Müdahale Kuvveti) Binasının bulunduğu yere gelmesi yönünde emir verdiği, verilen emir üzerine E.Ç'nin Bölük Bölgesine giderek sanık Teğmen ..., Teğmen F.Ş ve Uzman Çavuş E.A’ya İstihkam ve TOW Bölüğünden 2 şer araç (ZPT) hazırlayarak AMK Binası önüne getirmeleri yönünde ve geri kalan askerleri de Tabur Binası önüne gitmeleri yönünde emir verdiği, F.D'nin kendisine “sizin araçlar İl Jandarma Komutanlığının altındaki yolun emniyetini alacak,” dediği, bunun üzerine E.Ç'nin sanık ...'nun hazırladığı İstihkam Bölüğüne ait 2 adet ve TOW bölüğüne ait 2 adet olmak üzere toplam 4 ZPT'yi verilen emir doğrultusunda Jandarma bölgesine gönderdiği, sanık (davacı) tarafından E.Ç'ye durumun ne oludğunun sorulmasına rağmen sanığa (davacıya) herhangi bir bilgi verilmediği, saat 01:30'dan sonra Binbaşı F.D'nin talimatı üzerine E.Ç'nin sanık ...'ndan 2 araç daha hazırlamasını istediği, sanığın (davacının) da verilen emir üzerine 10 dakika içerisinde 2 araç daha hazırladığı, akabinde E.Ç'nin sanık ...'nu arayarak araç hazırlama işini yavaşlatma ve emri dışında hiçbir araç ve personelin bir yere gitmemesi emrini verdiği, bir müddet sonra E.Ç, sanığın (davacının) yanına gelerek “bu işin içinde bir iş var, siz burada bekleyin, ben biraz sonra gelecem” dediği ve yanından ayrıldığı, bu sırada E.Ç'nin kışla dışında bulunan F.Ş ve A.Ç ile görüşme yaptıktan sonra saat 03:00 sıralarında kışlaya döndükleri, sanık ...'nun kışlaya dönen ZPT içerisinde bulunan Teğmen F.Ş'ye sanığın (davacının) ne oluyor nereye gittiniz diye sorduğu, buna karşılık F.Ş'nin F.D tarafından kendilerine "darbe dediğin sert olur, sert davranın, havaya sağa sola ateş açın" dediğini söylediği, saat 04:00 sıralarında MEBS bölük komutanı Yüzbaşı S.Ç'nin sanık E.Ç'yi cep telefonundan aradığı, E.Ç'nin S.Ç'ye araçların geri dönmesi için emir verdiğini söylediği, onun da tafics'ten görüşelim dediği, sanık ... ile birlikte tafics'in bulunduğu yere gittiklerinde E.Ç'nin Yüzbaşı S.Ç’yi tafics'ten aradığı, yapmış olduğukları görüşmede S.Ç'nin E.Ç'ye “yanlış bilgilendirme var, faaliyet devam ediyor, araçlarınızı ve personelinizi her an çıkartacak şekilde hazırlayın, Erzurum’a gidilebilir” dediği, bu konuşmayı yanında bulunan sanık ...'nun da duyduğu, ancak E.Ç'nin bu saatten sonra verilen emre uymayarak kışlaya geri dönen araçlarını tekrardan kışla dışına çıkarmadığı, saat 05:30'a kadar E.Ç ile beraber sanığın (davacının) bölük karargahı önünde beklediği, kışla dışarısına hiç çıkmadığı anlaşılmıştır... Sanığın (davacının) 2008 yılında üniversiteye hazırlık dönemine FETÖ/PDY yapılanmasına ait dersaneye gidip evlerde kaldığı, Kara Harp okulunda iken ve İzmir Narlıdere'de sınıf okulunda iken devreleri B.K ve O.Ç ile birlikte örgütün askeri mahrem yapılanmasında ABİ konumunda bulunan örgüt mensubu ile görüştüğü, bu kapsamda B. ve S. A/K isimli askeri mahrem yapılanmada ABİ konumunda bulunan kişiler ile görüştüğü, bu görüşmeler kapsamında örgüt elebaşısı Fetullah Gülen üzerinden yürüyen sohbetlere katıldığı, kendisinden himmet adı altında örgüte para istendiği, İzmir'de sabit hatlardan kullandığı ... numaralı telefondan E.S ve G.U isimli asker şahıslarla ardışık olarak 2 defa arandığı, sanığın (davacının) bir suç işleme kararının icrası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik ve iradi bir bağ kurarak örgütün askeri mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın (davacının) örgüt üyesi sayılabilmesi için gerekli eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğunun bulunduğu... Sanık ... her ne kadar darbe girişiminden haberdar olmadığını, terörle mücadele zannıyla ve görev bilinciyle hareket ettiğini savunmuş ise de; Binbaşı F.D'nin saat 23:00 - 23:30 sıralarında birlik komutanlarıyla yapmış olduğu toplantıda “Genelkurmaydan gelen emirle sıkıyönetim ilan edildi” (ordunun yönetime el koyduğunun ifade edilmek istendiği anlaşılmıştır), şeklindeki sözlerinin akabinde E.Ç'nin sanığa (davacıya) araç hazırlama emrini vermiş olması, saat 01:00 - 01:30 gibi geç bir saatten sonra yine kışla dışına çıkış için araç hazırlama emrini vermiş olması, sanığın (davacının) eylemini gerçekleştirdiği yer ve zaman ile sahip olduğu iletişim imkanları, rütbesi, eğitimi, mesleki tecrübesi ve dış dünyaya yansıyan davranışları nazara alındığında olayın gerçek mahiyetini bilmemesinin mümkün olmaması, verilen emirlerin hizmete müteallik olup olmadığını bilebilecek ve sorgulayabilecek durumda olması karşısında, sanığın (davacının) suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında iradi ve kasti olarak gerçekleştirdiği... Sözde sıkıyönetimden haberdar olarak, darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenen ve kendisine verilen emirler doğrultusunda, darbe girişiminin icrası kapsamında sokağa çıkma yasağının uygulanması ve sivil vatandaşların seyahat etme hürriyetlerinin engellenmesi amacıyla kışla dışına çıkan (sanığın (davacının) hazırladığı ve Teğmen F.Ş'nin emir komutasındaki ZPT'lerin Jandarma kavşağında sivil araçların geçişine engel olduğu ve geri gönderdikleri tespit edilmiştir) zırhlı teçhizatlı araçları (2 ZPT) hazırlama, yine aldığı emirler doğrultusunda geç bir saat olan 01:00 - 01:30'dan sonra kışla dışına çıkış için 2 araç daha hazırlama şeklindeki eylemlere dahil olan sanığın (davacının) eyleminin... Anayasayı İhlal Suçuna Yardım Etmek kapsamında kaldığı..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.