‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/5497 K.2024/12916

Esas No: 2021/5497 · Karar No: 2024/12916 · Karar Tarihi: 19.09.2024
Özet: Uyuşmazlık: Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek avukatı tarafından yapılan temyiz yoluyla mahkeme kararının bozulmasını talep ediyor. Mahkeme: Temyiz, üç hakimli oybirliğiyle, davacıya karşı ilk derece mahkemesinin kararının bozulmaması yönünde reddi halinde karar vererek, savunma hakkı ve Anayasa’ya ilişkin iddialarının yeterli bulunmadığını belirledi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/5497
Karar No: 2024/12916

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) bendinin (10) no lu alt bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin ceza niteliğinde olduğu, hukuki nitelemesinin yanlış yapıldığını, usul, yasa, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu, Mahkeme kararının gerekçesindeki ifadelerin masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu, kararın eksik inceleme sonucu verildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, dava konusu işleme dayanak olan 7145 sayılı Kanunun 26. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek cezanın ertelendiği belirtilmiş olup, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer verilen; "... tanıkların beyanları ve sanık ikrarından sanığın örgütün öğrenci ve yüksek evlerinde kalmak, öğrenci evinde kalırken ev ablalığı görevini üstlenmek ve sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katılmak suretiyle örgüt üyeliği suçunu işlediği hususu mahkememizce sabit kabul edilmiştir... Sanık hakkında yürütülen soruşturmanın ve kovuşturmanın aşamalarında örgüt üyelerinin ve örgütle irtibatlı kişilerin örgüt içindeki konumlarından, ayırt edici özelliklerinden, kişisel bilgilerinden, terör örgütü içinde kullandıkları kod isimlerinden ve eylemlerinden bahsederek beyanlarda bulunmuş, yine örgütte geçirdiği süre zarfında örgütün yapısına, faaliyetine ve işleyişine ilişkin olarak soruşturma ve kovuşturma aşamasında istikrarlı ve tutarlı anlatımlarda bulunmuştur. Sanığın hakkında yürütülen soruşturmanın ve kovuşturmanın aşamalarındaki teşhis işlemlerinde toplam 27 kişiyi teşhis ettiği, bu kişilerden 17'si hakkında daha önce soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı görülmüş, sanığın örgüt yapılanmasındaki geçirdiği süre ile örgüt içerisindeki konumu dikkate alındığında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli düzeyde bilgi verdiği, yine dosya kapsamındaki sanığa ilişkin ifade ve teşhis tutanaklarından da anlaşılacağı üzere, silahlı terör örgütü yapısına ilişkin olarak bilgi ve görgüsü dahilinde anlatımlarda bulunduğu anlaşılmış, sanığın temadi eden silahlı terör örgütü üyeliği suçunun 21/02/2018 tarihinde yakalanması ile sonlandığı gözetilerek sanık hakkında TCK'nun 221/4-2. cümle hükmü kapsamında etkin pişmanlık hükmünün tatbiki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Sanık ...'ın FETÖ/PDY'nin örgütün öğrenci ve yüksek evlerinde kalmak, öğrenci evinde kalırken ev ablalığı görevini üstlenmek ve sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katılmak suretiyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuş,..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?