‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ticaret Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/10534 K.2024/18176

Esas No: 2021/10534 · Karar No: 2024/18176 · Karar Tarihi: 13.11.2024
Özet: (1) Davacı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki görevinden çıkarılmasına ilişkin 375 sayılı kanunun geçici 35/B maddesi uyarınca uygulanan hükümete karşı, çıkarılma kararının iptali için temyiz başvurusunda bulundu. (2) Mahkeme, idari mahkemelerinin kararlarını bozalacak şekilde, davacının çıkarılma kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, 375 sayılı kanun hükmünde kararnameyi iptal etti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/10534
Karar No: 2024/18176

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin ... tarihli E:... ve K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, 26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan eylemlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7., 15. maddelerinin ihlal edildiği, çekirdek haklara müdahale edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere açıkça aykırılık teşkil ettiği, kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında özetle; 2002 yılında askeriyeye girdiğini, 2002 yılından 2015 yılına kadar örgütle bağlantılı kişilerle görüşmeye devam ettiğini, kod adı kullandığını, kendisinden sorumlu mahrem abilerle sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığını, kendisini ısrarlı bir şekilde telefonla aradıklarını ve görüşmek istediklerini, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek örgüt ile ilişkisini kabul ettiği ve örgütsel manada tanıdığı kişilere ilişkin isimler verdiği, buna ilişkin teşhis işlemlerinin yapılmış olduğu, sanığın anlatımlarının dosya muhtevasıyla uyumlu olduğu anlaşılmakla; gerek sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan örgüt içerisinde bulunduğuna ve faaliyetlerine dair beyanları, gerekse de dosya içerisindeki yukarıda belirtilen bilgi, belgeler ile terör örgütü elebaşı Fetullah GÜLEN'in vermiş olduğu talimatların 'abi-imam' olarak tabir edilen yönetici vasfını haiz sivil unsurlar vasıtası ile alt kademelerde yer alan devletin silahlı gücünü kullanmaya yetkili asker şahıslardan oluşan hücrelere gizli ve şifreli olarak iletildiğine ve bu talimatlar doğrultusunda örgüt içerisinde askeri personelden sorumlu şahısların 2012-2016 yılları arasında (15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden sonra dahi) kamuya açık ve birbirinden bağımsız Market/Büfe/ Kırtasiye/Lokanta vb. sair işletmelerde kurulu bulunan ücret karşılığı kullanılan sabit hatları kullanmak suretiyle sorumlu oldukları askeri personel ile iletişime geçtiklerine yönelik tespitler dikkate alındığında sanığın yukarıda belirtildiği üzere kendi kullanımındaki ... ... numaralı hatlar üzerinden FETÖ silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirildiği mahrem imamlar ile irtibat halinde olmak, mahrem imamlarca düzenlenen örgütsel bilinci ve motivasyonu artıran sohbet toplantılarına katılmak ve örgütün mahrem yapılanması içinde öğrenci konumunda bulunmak..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?