Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/6711 K.2023/15837
Özet: Uyuşmazlık, davacının 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kararname kapsamında yürütülen geçici 35. madde (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılması ve ilgili işlemin iptaline dair kararın belediye tarafından kendisine sorumlu sorumlu oturumda (?) Türk İdari Yargıtay’ın 2023/15837 kararında yalnızca bağlamsal …; Mahkeme, temyizin reddini, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğunu belirterek onayladı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6711
Karar No: 2023/15837
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen İstanbul 14. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen HTS kayıtlarının delil niteliğinin bulunmadığı, ankesörlü/kontörlü telefondan aranan herkesin örgüt üyesi olduğuna dair bir değerlendirme yapılamayacağı, isnada konu aramaların kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği, örgütle iltisak veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 01/07/2019 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararında yer alan, "... Dosya kapsamındaki 30.10.2017 tarihli Değerlendirme ve Tespit Tutanağı ile hts kayıtlarının incelenmesinde; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan olan Doğan Büfe isimli işyerine ait ... numaralı sabit hattan sanığın adına kayıtlı ve fiili kullanıcısı olduğu ... numaralı GSM hattının 17.03.2014 tarihinde 18.56.53’de arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı, 21.10.2014 tarihinde 19.19.06'da arandığı 48 saniyelik görüşme yapıldığı, 21.10.2014 tarihinde 19.19.55'de arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı, 29.10.2014 tarihinde 19.17.32'de arandığı 52 saniyelik görüşme yapıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.05'de arandığı 9 saniyelik görüşme yapıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.19'da arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.25'de arandığı 10 saniyelik görüşme yapıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.38'de arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı tespit edilmiştir...
... Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla beyanı alınan, mahkememiz huzurunda tanık olarak beyanına başvurulan İ.H.D. beyanlarında özetle; Astsubay olarak görev yaptığını, Erzincan iline gelmeden önce askeri okul döneminde de FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması ile bağlantısının olduğunu, Erzincan'a tayin olduğunda soruşturma aşamasında "K.B." olarak teşhis ettiği kendisini "..." ismiyle tanıtan şahsın aradığını, bir evde buluştuklarını, bu şahsın kendisine ... kod adını verdiğini ve sanık "..." ile birlikte kalmalarını teklif ettiğini, böylelikle sanık ile birlikte kalmaya başladıklarını, soruşturma aşamasında gerçek kimliğini "M.K." olarak teşhis ettiği ancak öncesinde "..." olarak bildiği şahısla "..." isimli şahıs aracılığıyla tanıştıklarını, sanıkla birlikte kaldıkları eve ... ve ... isimli sivil şahısların gelerek sohbet toplantıları yaptıklarını, 2014 yılı Mayıs ayında tayini çıkana kadar sanıkla beraber bu şahıslarla görüşmeye devam ettiklerini, tayini çıkmadan bir ay önce ... ve ... tarafından kaldıkları eve M.A. isimli asker şahsın yerleştirildiğini, ... ve ...'in kendisini sabit hatlardan aradığını beyan ettiği, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında "..." kod adıyla askeri mahrem yapılanmasında sivil imam olarak görev aldığı iddiasıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan yargılaması devam eden tanık K.B. beyanında; sanık ve tanık İ.H.D.'i tanımadığını beyan ettiği; mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü asker yapılanmasında sivil imam olarak asker kişilerle ilgilendiği kabul edilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyetine karar verilen M.K. ise mahkememizde tanık olarak alınan beyanında; sanık ve tanık İ.H.D.'i hatırlamadığını beyan ettiği; örgüt mensuplarınca irtibatta kullanılan sabit hatlardan arandığı iddiası ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden tanık M.A. beyanlarında özetle; sanığı aynı evde kalmaları nedeniyle tanıdığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısının olmadığını, sanıkla kaldıkları evde örgüt mensuplarıyla görüşmediklerini beyan ettiği anlaşılmış, tanık İ.H.D.'in kendisiyle ilgili suç unsuru içeren hususlarda, kendi aleyhine gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının düşünülemeyeceği, beyanlarının somut olay ve olgulara dayanması, tarih ve yer bakımından tutarlı olması, adı geçen tanıklar hakkında örgütün asker mahrem yapılanmasında sivil imam veya asker olarak yer aldıkları, örgüt mensuplarınca kullanılan sabit hatlardan arandıkları iddialarıyla aynı suçtan kamu davalarının bulunması, tanık İ.H.D.'in beyanında anlattığı gibi, örgüt üyesi asker kişilerin birbirleriyle beraber kalmaları için örgüt mensubu sivil imamlar tarafından yönlendirilmeleri hususunun aynı suçtan yargılama yapılan diğer dosyalarda da dava dışı bir kısım tanıkların beyanlarında açıkça ifade edildiği üzere örgütün mutad bir uygulaması olduğunun bilinmesi, karşısında; tanık İ.H.D.'in beyanlarının itibar edilmesi ve hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İddia, sanık savunmaları, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan olan ... isimli işyerlerine ait sabit hatlardan aranmasına ilişkin Değerlendirme ve Tespit Tutanakları ile hts kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tanıkların yukarıda ayrıntılı olarak değinilen ve tartışılan beyanlarına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker mahrem yapılanmasında yer aldığı anlaşılan sanığın, bu kapsamda örgüt mensubu asker kişilerle ilgilenen sivil imamlarla irtibat halinde olduğu, örgüt mensuplarının düzenlediği sohbetlere katıldığı, ayrıntıları delillerin değerlendirilmesi bölümünde anlatılan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü asker mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan olan ... isimli işyerine ait sabit hatlardan farklı tarihlerde aranarak kısa süreli görüşmeler yaptığının anlaşıldığı, örgüt hiyerarşisinde öğretmen olarak tabir edilen mahrem sivil imam olarak görev yapan örgüt mensuplarına tabi olduğu, örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak örgüt mensuplarıyla sabit hattan irtibat kurduğu, sanığın örgüt mensuplarınca kullanılan sabit hatlardan aranmasından kısa süre önce veya sonra başka bir askeri personelin de arandığı, dava dışı bir kısım tanıkların beyanlarında da bu sabit hattın örgüt mensupları asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanıldığının açıkça ifade edildiği, bu hususlar dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiğinde kuşku bulunmadığı,..." yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/6711
Karar No: 2023/15837
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen İstanbul 14. İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen HTS kayıtlarının delil niteliğinin bulunmadığı, ankesörlü/kontörlü telefondan aranan herkesin örgüt üyesi olduğuna dair bir değerlendirme yapılamayacağı, isnada konu aramaların kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği, örgütle iltisak veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 01/07/2019 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararında yer alan, "... Dosya kapsamındaki 30.10.2017 tarihli Değerlendirme ve Tespit Tutanağı ile hts kayıtlarının incelenmesinde; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan olan Doğan Büfe isimli işyerine ait ... numaralı sabit hattan sanığın adına kayıtlı ve fiili kullanıcısı olduğu ... numaralı GSM hattının 17.03.2014 tarihinde 18.56.53’de arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı, 21.10.2014 tarihinde 19.19.06'da arandığı 48 saniyelik görüşme yapıldığı, 21.10.2014 tarihinde 19.19.55'de arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı, 29.10.2014 tarihinde 19.17.32'de arandığı 52 saniyelik görüşme yapıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.05'de arandığı 9 saniyelik görüşme yapıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.19'da arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.25'de arandığı 10 saniyelik görüşme yapıldığı, 29.06.2015 tarihinde 15.15.38'de arandığı cevapsız çağrı bırakıldığı tespit edilmiştir...
... Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla beyanı alınan, mahkememiz huzurunda tanık olarak beyanına başvurulan İ.H.D. beyanlarında özetle; Astsubay olarak görev yaptığını, Erzincan iline gelmeden önce askeri okul döneminde de FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması ile bağlantısının olduğunu, Erzincan'a tayin olduğunda soruşturma aşamasında "K.B." olarak teşhis ettiği kendisini "..." ismiyle tanıtan şahsın aradığını, bir evde buluştuklarını, bu şahsın kendisine ... kod adını verdiğini ve sanık "..." ile birlikte kalmalarını teklif ettiğini, böylelikle sanık ile birlikte kalmaya başladıklarını, soruşturma aşamasında gerçek kimliğini "M.K." olarak teşhis ettiği ancak öncesinde "..." olarak bildiği şahısla "..." isimli şahıs aracılığıyla tanıştıklarını, sanıkla birlikte kaldıkları eve ... ve ... isimli sivil şahısların gelerek sohbet toplantıları yaptıklarını, 2014 yılı Mayıs ayında tayini çıkana kadar sanıkla beraber bu şahıslarla görüşmeye devam ettiklerini, tayini çıkmadan bir ay önce ... ve ... tarafından kaldıkları eve M.A. isimli asker şahsın yerleştirildiğini, ... ve ...'in kendisini sabit hatlardan aradığını beyan ettiği, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında "..." kod adıyla askeri mahrem yapılanmasında sivil imam olarak görev aldığı iddiasıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan yargılaması devam eden tanık K.B. beyanında; sanık ve tanık İ.H.D.'i tanımadığını beyan ettiği; mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü asker yapılanmasında sivil imam olarak asker kişilerle ilgilendiği kabul edilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyetine karar verilen M.K. ise mahkememizde tanık olarak alınan beyanında; sanık ve tanık İ.H.D.'i hatırlamadığını beyan ettiği; örgüt mensuplarınca irtibatta kullanılan sabit hatlardan arandığı iddiası ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden tanık M.A. beyanlarında özetle; sanığı aynı evde kalmaları nedeniyle tanıdığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısının olmadığını, sanıkla kaldıkları evde örgüt mensuplarıyla görüşmediklerini beyan ettiği anlaşılmış, tanık İ.H.D.'in kendisiyle ilgili suç unsuru içeren hususlarda, kendi aleyhine gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının düşünülemeyeceği, beyanlarının somut olay ve olgulara dayanması, tarih ve yer bakımından tutarlı olması, adı geçen tanıklar hakkında örgütün asker mahrem yapılanmasında sivil imam veya asker olarak yer aldıkları, örgüt mensuplarınca kullanılan sabit hatlardan arandıkları iddialarıyla aynı suçtan kamu davalarının bulunması, tanık İ.H.D.'in beyanında anlattığı gibi, örgüt üyesi asker kişilerin birbirleriyle beraber kalmaları için örgüt mensubu sivil imamlar tarafından yönlendirilmeleri hususunun aynı suçtan yargılama yapılan diğer dosyalarda da dava dışı bir kısım tanıkların beyanlarında açıkça ifade edildiği üzere örgütün mutad bir uygulaması olduğunun bilinmesi, karşısında; tanık İ.H.D.'in beyanlarının itibar edilmesi ve hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İddia, sanık savunmaları, sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan olan ... isimli işyerlerine ait sabit hatlardan aranmasına ilişkin Değerlendirme ve Tespit Tutanakları ile hts kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tanıkların yukarıda ayrıntılı olarak değinilen ve tartışılan beyanlarına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker mahrem yapılanmasında yer aldığı anlaşılan sanığın, bu kapsamda örgüt mensubu asker kişilerle ilgilenen sivil imamlarla irtibat halinde olduğu, örgüt mensuplarının düzenlediği sohbetlere katıldığı, ayrıntıları delillerin değerlendirilmesi bölümünde anlatılan FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü asker mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan olan ... isimli işyerine ait sabit hatlardan farklı tarihlerde aranarak kısa süreli görüşmeler yaptığının anlaşıldığı, örgüt hiyerarşisinde öğretmen olarak tabir edilen mahrem sivil imam olarak görev yapan örgüt mensuplarına tabi olduğu, örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak örgüt mensuplarıyla sabit hattan irtibat kurduğu, sanığın örgüt mensuplarınca kullanılan sabit hatlardan aranmasından kısa süre önce veya sonra başka bir askeri personelin de arandığı, dava dışı bir kısım tanıkların beyanlarında da bu sabit hattın örgüt mensupları asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanıldığının açıkça ifade edildiği, bu hususlar dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiğinde kuşku bulunmadığı,..." yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.