Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/6681 K.2023/14284
Özet: Uyuşmazlık, davacının kamu görevinden çıkarılmasının ardından göreve iade talebiyle başvurduğu OHAL işlemleri inceleme komisyonu kararının reddine ilişkin idari davadır. Mahkeme, davacının taleplerini reddederek, kararın lawara uygun olduğunu belirterek idare mahkemesinin kararını bozulmadan onayladı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6681
Karar No: 2023/14284
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında soruşturma açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak olabilecek tek bir eyleminin bulunmadığı, hakkında yapılan tespitlerin hiçbirinin gerçekleştiği tarihte suç unsuru olarak kabul edilmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının Yargıtay. Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararında yer alan; "... Sanık (davacı) ... ile eşi H.'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısının çağrısından sonra, talimat dönemi içerisinde 28/02/2014 Tarihi'nde birlikte H.T. adına Bank Asya nezdinde hesap açtırdıkları, sanığın 24/05/2021 Tarihli duruşmasında bu durumu tevil yollu ikrar etmesine rağmen mahkememizin 04/10/2021 Tarihli duruşmasında hesabın açılmasında kendisinin dahlinin olmadığını belirterek inkar yolunu seçerek suçtan kurtulmaya yönelik çelişkiye düştüğü, gerek tanık beyanı gerek sanık savunması gerekse de az ileride anlatılacağı üzere sanık ile eşi H.'nin birlikte aldıkları karar sonrası hesap açtırdıkları hususunda mahkememizde tam vicdani kanaat hasıl olduğu, 28/02/2014 Tarih'inde vadesiz hesap ile birlikte aynı gün altın, 20/03/2014, 22/04/2014, 20/05/2014, 10/09/2014, 17/09/2014, 04/02/2015, 18/02/2015 tarihlerinde talimat döneminde çok sayıda vadeli katılım ve döviz hesabı açtırdıkları, dolayısıyla sanığın çocuğun eğitim giderleri için para yatırdığı savunmasının doğru olmadığı, nitekim 22/04/2014 Tarihi'nde sanık ...'İn eft ile eşi H.T.'in Bank Asya hesabına saat 13:47'de 1.300,00 TL gönderdiği, saat 13:53'de hemen katılım hesabı açılarak bu hesaba aktarıldığı, dolaysıyla sanığın eşi H.'nin hesabındaki bu katılım hareketliliğinin bilmemesinin mümkün olmadığı, yine sanığın 20/05/2014 Tarihi'nde 20.500,00 TL yatırdığı aynı gün bu para ile benzer şekilde katılım hesabı açıldığı, 09/12/2014 Tarihi'nde 33.209,80 TL'lik döviz alımı yapıldığı, 09/01/2015 Tarihi'nde ise H.T.'nin hesabından 35.550,00 TL'nin Türkiye Finans Bankasına aktarıldığı, görüleceği üzere sanığın eşi H.T.'ye ait hesabı eşi ile birlikte aktif olarak kullandıkları, sanık ve eşi H.'nin banka hesabı üzerinden örgütü fonlama amacı ile talimat dönemi içerisinde para yatırdığı, her ne kadar sanık; bu paraları su borcu için, çocuğunun Zirve Üniversitesi'ndeki okul ücreti için ve geriye kalanları da tasarruf amacıyla eşinin hesabına gönderdiğini ileri sürmüş ise de; örgüt elebaşısının talimat dönemine denk gelecek şekilde hesaba para yatırılmasının ve bununla aynı gün kısa süre içerisinde katılım hesabı açılarak paranın bu hesaplara aktarılması, sanığın savunmasının aksini gösterdiği, bu nedenle sanığın savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmediği ...' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/6681
Karar No: 2023/14284
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında soruşturma açılmadığı, savunma hakkı verilmediği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak olabilecek tek bir eyleminin bulunmadığı, hakkında yapılan tespitlerin hiçbirinin gerçekleştiği tarihte suç unsuru olarak kabul edilmediği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının Yargıtay. Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararında yer alan; "... Sanık (davacı) ... ile eşi H.'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısının çağrısından sonra, talimat dönemi içerisinde 28/02/2014 Tarihi'nde birlikte H.T. adına Bank Asya nezdinde hesap açtırdıkları, sanığın 24/05/2021 Tarihli duruşmasında bu durumu tevil yollu ikrar etmesine rağmen mahkememizin 04/10/2021 Tarihli duruşmasında hesabın açılmasında kendisinin dahlinin olmadığını belirterek inkar yolunu seçerek suçtan kurtulmaya yönelik çelişkiye düştüğü, gerek tanık beyanı gerek sanık savunması gerekse de az ileride anlatılacağı üzere sanık ile eşi H.'nin birlikte aldıkları karar sonrası hesap açtırdıkları hususunda mahkememizde tam vicdani kanaat hasıl olduğu, 28/02/2014 Tarih'inde vadesiz hesap ile birlikte aynı gün altın, 20/03/2014, 22/04/2014, 20/05/2014, 10/09/2014, 17/09/2014, 04/02/2015, 18/02/2015 tarihlerinde talimat döneminde çok sayıda vadeli katılım ve döviz hesabı açtırdıkları, dolayısıyla sanığın çocuğun eğitim giderleri için para yatırdığı savunmasının doğru olmadığı, nitekim 22/04/2014 Tarihi'nde sanık ...'İn eft ile eşi H.T.'in Bank Asya hesabına saat 13:47'de 1.300,00 TL gönderdiği, saat 13:53'de hemen katılım hesabı açılarak bu hesaba aktarıldığı, dolaysıyla sanığın eşi H.'nin hesabındaki bu katılım hareketliliğinin bilmemesinin mümkün olmadığı, yine sanığın 20/05/2014 Tarihi'nde 20.500,00 TL yatırdığı aynı gün bu para ile benzer şekilde katılım hesabı açıldığı, 09/12/2014 Tarihi'nde 33.209,80 TL'lik döviz alımı yapıldığı, 09/01/2015 Tarihi'nde ise H.T.'nin hesabından 35.550,00 TL'nin Türkiye Finans Bankasına aktarıldığı, görüleceği üzere sanığın eşi H.T.'ye ait hesabı eşi ile birlikte aktif olarak kullandıkları, sanık ve eşi H.'nin banka hesabı üzerinden örgütü fonlama amacı ile talimat dönemi içerisinde para yatırdığı, her ne kadar sanık; bu paraları su borcu için, çocuğunun Zirve Üniversitesi'ndeki okul ücreti için ve geriye kalanları da tasarruf amacıyla eşinin hesabına gönderdiğini ileri sürmüş ise de; örgüt elebaşısının talimat dönemine denk gelecek şekilde hesaba para yatırılmasının ve bununla aynı gün kısa süre içerisinde katılım hesabı açılarak paranın bu hesaplara aktarılması, sanığın savunmasının aksini gösterdiği, bu nedenle sanığın savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmediği ...' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.