‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/5613 K.2023/15596

Esas No: 2020/5613 · Karar No: 2023/15596 · Karar Tarihi: 08.11.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5613
Karar No : 2023/15596


Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Hava Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule, yasaya, hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu, savunmasının alınmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat veya iltisakının söz konusu olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, hakkında aleyhine tanıklık yapan şahısların cezadan kurtulmak amacıyla ifade verdikleri, söz konusu tanık beyanlarının içeriğinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatını ortaya koyacak nitelikte olmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Dosya kapsamında sanığın (davacının) mahkememiz huzurunda alınan savunmasında 2006 yılında askeri lise sınavlarına hazırlandığını ancak kazanamadığını, daha sonra Bozüyük de Anadolu Lisesine devam ettiğini, 2008-2009 yıllarında Fem dershanesine gittiğini, sonraki eğitim öğretim yılında Uğur Dershanesine gittiğini, halı saha maçlarında tanıştığı F.S. isimli şahıs kendisine derslerini sorduğunu, matematiğinin iyi olmadığını söylediğini, bu şahıs kendisine ders verebileceğini söylediğini, akabinde bu şahıstan ders alma konusunda anlaşma sağladıklarını, onun evine 2009-2010 yıllarında sınavlardan önce yada deneme sınavlarından önce bilmediği konulara çalışmak amacıyla evine gittiğini, kaç kere gittiğini hatırlamadığını, haftada 2 veya 3 kez gittiğini, gittiği sırada E.T., C.Ç. isimli şahısları ara ara gördüğünü, ancak A.B. isimli şahsı hatırlayamadığını A. isimli şahısla herhangi bir şekilde bir ortamda bulunmadığını, münferit olarak eve gidip bilemediğim konuları hocaya sorduğunu, başkaca bir şeye şahit olmadığını, herhangi bir sohbet toplantısına şahit olmadığını, 2010 yılında hem İzmir Gaziemir Hava Astsubay okulunu, hem de Bilecik de Kamu Yönetimi bölümünü kazandığını ancak astsubay okulunu tercih ettiğini, bu sınavı kazanmasında bu örgütün yada ders aldığı şahsın yönlendirmesi, yardımı söz konusu olmadığını, 2 yıl Gaziemirde eğitim aldıktan sonra Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığına atandığını, meslek hayatı boyunca Kayseride çalıştığını, bu örgütle bir irtibatının söz konusu olmadığını aldığı derste örgütsel faaliyet olmadığını, bu örgütle herhangi bir irtibatı, iltisakı olmadığını, ankesörlü hatlardan herhangi bir şekilde aranmadığını, sohbete çağrılmadığını, Kayseri Emniyet Müdürlüğünden gönderilen ankesör aramasına ilişkin kayıtları kabul etmediğini, örgüt tarafından kimse ankesörlü hatlardan aramadığını, böyle bir görüşme yapmadığını, mahrem imamlar tarafından aranmadığını beyan etmiş ise de sanığın (davacının) üzerine atılı suçtan kurtaramaya yönelik beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiş olup, dosya arasında bulunan tanıkların detaylı olarak vermiş oldukları beyanlarının birbiriyle örtüşmesi, yine sanığa (davacıya) o dönemde ders veren tanık F.S.'nin sanığa (davacıya) ne şekilde ders vermeye başladığına ilişkin detaylı olarak verdiği beyanları doğrultusunda sanığın (davacının) terör örgütüne ait evlere gittiği, toplantılarına katıldığı, örgüt tarafından askeri lise sınavlarına yönlendirilerek hazırlandığı, yine sanığın (davacının) çalıştığı görev yeri olan Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nün dosyamıza gönderdiği 10/02/2020 tarihli ve 12.03.2020 tarihli HTS Analiz Raporu Tutanaklarında sanığın (davacının) adına kayıtlı GSM hattının 2 farklı tarihte toplamda 6 kez sabit hattan aranmış olması ayrıca cep telefonlarının olağan iletişimi vasıtası olduğu günümüzde kamunun kullanımına ücret karşılığında açık olan büfe, market, gazete bayii vb. yerlerde kurulu sabit hatlar ile ankesörlü hat vasıtasıyla ardışık veya ardışık olmayan şekilde iletişim sağlanan asker şahıs olan sanığın terör örgütünün sözde mahrem Silahlı Kuvvetler Yapılanmasında faaliyet yürüttüğü ve örgütle organik şekilde bağlı olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren, örgütsel tabirle "şakirtlik" denen üye konumda bulunduğu, bu tür şahısların yapılanma içerisinde özel olarak ise "Öğrenci" konumunda bulunmak, kendisinden üst konumlarda bulunan müdür, müdür yardımcısı ve öğretmen konumunda bulunan örgüt mensupları ile görüşmeler yapmak, müdür yardımcısı ve öğretmen konumunda bulunan örgüt mensupları tarafından örgütsel gizliliği sağlamak ve deşifre olmayı engellemek amaçlı olarak sabit hatlar üzerinden irtibat kurmak ve örgüt tarafından özel olarak hazırlanan evlerde veya kendi ikamet adreslerinde mahrem yapılanma içerisinde faaliyet yürüten müdür yardımcısı, öğretmen ve öğrenci (asker şahıslar) konumunda bulunan diğer örgüt mensupları ile örgütsel sohbetler düzenlemek suretiyle örgüt ile iradi bağlarını, bu bağa ilişkin kasıtlarını ve terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduklarını ortaya koyduğundan bu bağlamda Sanık (davacı) ...’in üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak suçunu işlediği yapılan yargılamada sübuta ermekle, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?