‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/5024 K.2023/14902

Esas No: 2020/5024 · Karar No: 2023/14902 · Karar Tarihi: 26.10.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5024
Karar No : 2023/14902

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Av. ..., Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdari soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, adil yargılanma ve gerekçeli karar hakları ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, rutin bankacılık faaliyeti kapsamında Bank Asya hesabına para yatırmış olmasının aleyhine delil olamayacağı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...yukarıda belirtilen ve hükme esas alınan tanık beyanları kapsamında, sanığın(davacının) uzun yıllardır örgütün içerisinde bulunduğu ve bu kapsamda çeşitli görevleri aktif şekilde yürüttüğü, sanığın(davacının) örgütün düzenlemiş olduğu sohbet toplantılarına katıldığı, yine sanığın(davacının) K.D.'nin anlatımına göre bylock programını kullandığı, yine sanığın(davacının) D.S.'nin anlatımına göre .../... şeklinde kod isim kullandığı ve sanığın(davacının) evinde de örgütsel toplantıların gerçekleştiği, yine tanık M.A.'nın anlatımına göre sanığın(davacının) TUS evlerinden sorumlu şahıs olduğu ve bu kapsamda sanığın(davacının) örgütün TUS evlerine giderek buradaki şahıslarla birebir ilgilendiği, yine tanıklar S.Ç. ve A.Ş.Ç.'nin anlatımlarına göre sanığın(davacının) ankesörlü sabit hatlardan ardışık şekilde örgüt üyesi ve tıp öğrencilerinden sorumlu K.D. tarafından örgütsel amaçlarla ankesörlü sabit hattan arandığı hususları sabit olmuştur. Sanık(davacı) hakkında dosya kapsamındaki tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın(davacının) örgütle irtibatının uzun yıllar öncesine dayandığı, bu kapsamda sanığın(davacının) örgüt içinde örgüt evlerinde kalma ve örgüt içindeki Tıp öğrencileri ile ilgili TUS grup sorumlusu şeklinde çeşitli görevler üstlenip bu kapsamda üstlenmiş olduğu görevler icabı sorumluluğu altındaki örgüt üyesi şahıslara sohbet verdiği ve birebir ilgilendiği, yine sanığın(davacının) kendisinin de örgüt üst sorumlusu tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına katıldığı, yine tanık beyanları ile sabit olduğu üzere sanığın(davacının) örgüt içerisinde kod isim kullandığı, yine sanığın(davacının) örgüt talimatı ile örgütün finans kuruluşu olan Bank asyada katılım hesabı açtırarak örgüte maddi yardımda bulunması, yine sanığın(davacının) gizli haberleşmeyi sağlamak için örgüt içi iletişimde kullanılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir Bylock programını örgütsel amaçlarla kullandığının dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sabit olduğu, yine sanığın(davacının) örgütle iltisaklı Karçiçeği Özel Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. İsimli şirkette kaydı bulunduğu, yine sanığın(davacının) örgüt içi haberleşmede kullanılan ankesörlü sabit hatlardan ardışık şekilde aranmak üzere örgüt üst sorumlusu ile örgütsel haberleşmelerini sağladığı, bu kapsamda sanık(davacı) hakkında yukarıda belirtmiş olduğumuz hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın(davacının) belirtmiş olduğumuz tüm eylemlerinin silahlı terör örgütüne üyelik için gerekli olan amaç-hedef doğrultusunda süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik unsurlarını gerçekleştirdiği, sanığın(davacının) faaliyetlerinin FETÖ/PDY terör örgütüne karşı sempati ve iltisak boyutunu aşan, sanığın(davacının) mahkememizce tespit edilen ve değerlendirilen eylemlerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirileceği gözetilerek, sanığın(davacının) eylemlerini suç tarihine kadar da kesintisiz devam ettirdiği, eylemlerinin yoğunluğu, çeşitliliği ve sürekliliği gözetildiğinde FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağının açık ve aşikar bulunduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?