Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/4836 K.2023/14735
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4836
Karar No: 2023/14735
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki arama kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı ve hatalı olduğu, HTS kayıtlarının tek başına örgüt üyeliğine delil olamayacağı, hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği, yargılama sürecinde aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
''...Her ne kadar sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında örgüt tarafından aranmadığını ve örgütsel faaliyeti olmadığını, tanık ...'nın beyanlarının doğru olmadığını iddia etmiş ise de sanığın çok sayıda örgüt tarafından sabit hatlardan arandığını ikrar eden asker şahıslar ile sabit hatlardan ardışık olarak aranma kayıtlarının bulunması, tanık ...'nın örgüt içerisindeki konumunu samimi şekilde ifade ederek değişmeyen beyanlarında sanık ...'ın evine örgütün mahrem imamı tarafından yönlendirildiği ve sanık ile ev arkadaşı yapılmaya çalışılmış olması beyanlarına mahkememizce itibar edilerek sanığın örgüt içerisinde yer aldığı ve örgütün güvenini kazandığına dair mahkememizde kanaat oluşması, tanık ...'un sanık olarak yargılandığı dosyada örgüt mahrem yapılanması içerisinde öğretmen olarak yer aldığının kabul edilmiş olmasının dosya içerisinde yer alan sanığın örgüt içinde ...'a bağlı olduğunu gösteren istihbari belgenin doğruluğunu destekler mahiyette olması, sanığın görev süresi içinde örgüt içinde kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imamlar tarafından düzenli olarak sabit telefonlardan iletişim kurulmak suretiyle örgüt tarafından kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imamlar ile düzenli olarak görüşmesi ve örgüt içinde mahrem yapı sorumlusu şahıslar ile örgütsel toplantıya dair talimat verme vb suç faaliyetlerini yürütme için bazen ankesörlü arama yöntemini kullanarak, bazen de yüz yüze görüşme sistemi ile gerçekleştirmeleri bir bütün olarak ele alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yukarıda açıklanan niteliklerini bilerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt talimatı ile hareket ettiği...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4836
Karar No: 2023/14735
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki arama kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı ve hatalı olduğu, HTS kayıtlarının tek başına örgüt üyeliğine delil olamayacağı, hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği, yargılama sürecinde aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
''...Her ne kadar sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında örgüt tarafından aranmadığını ve örgütsel faaliyeti olmadığını, tanık ...'nın beyanlarının doğru olmadığını iddia etmiş ise de sanığın çok sayıda örgüt tarafından sabit hatlardan arandığını ikrar eden asker şahıslar ile sabit hatlardan ardışık olarak aranma kayıtlarının bulunması, tanık ...'nın örgüt içerisindeki konumunu samimi şekilde ifade ederek değişmeyen beyanlarında sanık ...'ın evine örgütün mahrem imamı tarafından yönlendirildiği ve sanık ile ev arkadaşı yapılmaya çalışılmış olması beyanlarına mahkememizce itibar edilerek sanığın örgüt içerisinde yer aldığı ve örgütün güvenini kazandığına dair mahkememizde kanaat oluşması, tanık ...'un sanık olarak yargılandığı dosyada örgüt mahrem yapılanması içerisinde öğretmen olarak yer aldığının kabul edilmiş olmasının dosya içerisinde yer alan sanığın örgüt içinde ...'a bağlı olduğunu gösteren istihbari belgenin doğruluğunu destekler mahiyette olması, sanığın görev süresi içinde örgüt içinde kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imamlar tarafından düzenli olarak sabit telefonlardan iletişim kurulmak suretiyle örgüt tarafından kendisinden sorumlu olan sivil mahrem imamlar ile düzenli olarak görüşmesi ve örgüt içinde mahrem yapı sorumlusu şahıslar ile örgütsel toplantıya dair talimat verme vb suç faaliyetlerini yürütme için bazen ankesörlü arama yöntemini kullanarak, bazen de yüz yüze görüşme sistemi ile gerçekleştirmeleri bir bütün olarak ele alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yukarıda açıklanan niteliklerini bilerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt talimatı ile hareket ettiği...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.