Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2020/4713 K.2024/18310
Özet: Uyuşmazlık, davacının 672 sayılı kanunla kamu görevinden çıkarıldıktan sonra OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurusunun reddi ve bu redden dolayı verilen kararın iptali yönündedir. Danıştay, bölge idare mahkemesinin kararındaki yargılama gideri kısmını bozmamış, hükmü ve boşanma şartlarını koruyarak kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4713
Karar No: 2024/18310
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:1- (Davacı):...... / ...
2- (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının uyuşmazlığın esası yönünden davacı, aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri yönünden davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; Komisyon kararında belirtilen hükme esas alınabilecek nitelikte görülen tespitler ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yapılan yargılama neticesinde verilen mahkumiyet kararı birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu değerlendirilerek dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde onanarak kesinleştiği; Mahkemece iş bu davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca davalı idare lehine 408,60 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de, bakılan davanın seri dava niteliğinin olmadığı; bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olduğundan, İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı gerekçelerine yer verilerek; İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf isteminin reddine; vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının "...408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine; kararda "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklindeki hükmün, "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1- Davacı tarafından; İlk derece ve istinaf aşamasında öne sürdüğü somut iddialarının temyiz aşamasında da dikkate alınması gerektiği, ByLock kullandığına ilişkin tespitin kendi içinde çelişkili veriler içerdiği, Bank Asya hesabını 2006 yılı itibarıyla kullanmaya başladığı, 2014 yılı itibarıyla para yatırdığı bilgisinin doğru olmadığı, çocuklarının örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan okula devlet desteği ile kaydolduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tespitlerin suç içeren eylemler olmadığı iddia edilmektedir.
2- Davalı idare tarafından; İstinaf aşamasında yapmış oldukları yargılama giderlerinin, istinaf başvurularının haklı görülmesine rağmen kendi üzerilerine bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, kararın bu yönüyle bozulması gerektiği savunulmaktadır.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- Davacı tarafından, davalının temyiz talebine karşı savunma verilmemiştir.
2- Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına; davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek; ayrıca, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 20/02/2023 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
İdare Dava Dairesi kararının, vasi ...'a tebliğ edildiği; kısıtlı davacı tarafından dosyaya gönderilen temyiz dilekçesinin Dairemizin... tarih ve E:... sayılı kararıyla reddedildiği ve bu kararın 26/07/2021 tarihinde davacı vasisi ...'a tebliğ edildiği; Dairemizin ... tarih ve E:... sayılı tebligatın yenilenmesine ilişkin kararıyla da 08/12/2021 tarihinde davacı ...'a tebliğ edildiği; işbu karar tarihi itibarıyla reddedilen temyiz dilekçesinin yenilenmediği anlaşılmaktadır.
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3622 sayılı Kanun ile değişik "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında, temyiz istemlerinin Danıştay başkanlığına hitaben yazılmış dilekçelerle yapılacağı; anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, temyiz dilekçelerinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmesinin gerekli olduğu; düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususunun, kararı veren Danıştay veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunacağı bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya mahkemece karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Hukuki Değerlendirme:
Dairemizin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin olarak verdiği kararın, davacı vasisine 26/07/2021 tarihinde, davacı asile ise 08/12/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; söz konusu kararda temyiz dilekçesinin onbeş gün içerisinde usulüne uygun olarak yenilenmesi gerektiği, aksi halde davacının temyiz isteminde bulunmamış sayılacağı hususu da ihtar olunmasına karşın, temyiz dilekçesinin yenilenmediği görüldüğünden, davacının temyiz isteminde bulunmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
DAVALI İDARENİN YARGILAMA GİDERLERİNE YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
... İdare Mahkemesinin kararı ile davanın reddine, vekalet ücreti yönünden ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) 408.60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından uyuşmazlığın esası yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının ...408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmının kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ve istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan kararın idareleri aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un 31 maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme: Bakılan davada, Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verildiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi uyarınca istinaf yargılama giderlerinin tamamının istinaf aşamasında aleyhine hüküm kurulan davacı üzerinde bırakılması gerektiği halde, davalı idarenin yaptığı istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasında, hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/2. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNMAMIŞ SAYILMASINA,
2. Davalı İdarenin, yargılama giderleri yönünden temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının idare aleyhine hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde, esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY:
Bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiği iddiasıyla yaptığı istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilerek, istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesindeki düzenleme ile yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle haksız çıkan taraf olarak karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olmasıdır. Ancak, sadece yargılama giderlerine ilişkin, esasa etki etmeyen, yargı kararı verilmesinde; taraflara atfedilecek bir kusur bulunmadığından, yargı kararlarının yol açtığı kanun yolu yargılama giderleri külfetinin hazine üzerinde bırakılmasının hakkaniyete ve hukuka daha uygun olacağı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idareye yönelik yargılama giderlerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Esas No: 2020/4713
Karar No: 2024/18310
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:1- (Davacı):...... / ...
2- (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının uyuşmazlığın esası yönünden davacı, aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri yönünden davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; Komisyon kararında belirtilen hükme esas alınabilecek nitelikte görülen tespitler ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yapılan yargılama neticesinde verilen mahkumiyet kararı birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu değerlendirilerek dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz kanun yolu incelemesi neticesinde onanarak kesinleştiği; Mahkemece iş bu davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca davalı idare lehine 408,60 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de, bakılan davanın seri dava niteliğinin olmadığı; bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olduğundan, İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı gerekçelerine yer verilerek; İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf isteminin reddine; vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının "...408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine; kararda "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklindeki hükmün, "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1- Davacı tarafından; İlk derece ve istinaf aşamasında öne sürdüğü somut iddialarının temyiz aşamasında da dikkate alınması gerektiği, ByLock kullandığına ilişkin tespitin kendi içinde çelişkili veriler içerdiği, Bank Asya hesabını 2006 yılı itibarıyla kullanmaya başladığı, 2014 yılı itibarıyla para yatırdığı bilgisinin doğru olmadığı, çocuklarının örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan okula devlet desteği ile kaydolduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tespitlerin suç içeren eylemler olmadığı iddia edilmektedir.
2- Davalı idare tarafından; İstinaf aşamasında yapmış oldukları yargılama giderlerinin, istinaf başvurularının haklı görülmesine rağmen kendi üzerilerine bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, kararın bu yönüyle bozulması gerektiği savunulmaktadır.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- Davacı tarafından, davalının temyiz talebine karşı savunma verilmemiştir.
2- Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına; davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek; ayrıca, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 20/02/2023 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
İdare Dava Dairesi kararının, vasi ...'a tebliğ edildiği; kısıtlı davacı tarafından dosyaya gönderilen temyiz dilekçesinin Dairemizin... tarih ve E:... sayılı kararıyla reddedildiği ve bu kararın 26/07/2021 tarihinde davacı vasisi ...'a tebliğ edildiği; Dairemizin ... tarih ve E:... sayılı tebligatın yenilenmesine ilişkin kararıyla da 08/12/2021 tarihinde davacı ...'a tebliğ edildiği; işbu karar tarihi itibarıyla reddedilen temyiz dilekçesinin yenilenmediği anlaşılmaktadır.
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3622 sayılı Kanun ile değişik "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında, temyiz istemlerinin Danıştay başkanlığına hitaben yazılmış dilekçelerle yapılacağı; anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, temyiz dilekçelerinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmesinin gerekli olduğu; düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususunun, kararı veren Danıştay veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunacağı bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya mahkemece karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Hukuki Değerlendirme:
Dairemizin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin olarak verdiği kararın, davacı vasisine 26/07/2021 tarihinde, davacı asile ise 08/12/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; söz konusu kararda temyiz dilekçesinin onbeş gün içerisinde usulüne uygun olarak yenilenmesi gerektiği, aksi halde davacının temyiz isteminde bulunmamış sayılacağı hususu da ihtar olunmasına karşın, temyiz dilekçesinin yenilenmediği görüldüğünden, davacının temyiz isteminde bulunmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
DAVALI İDARENİN YARGILAMA GİDERLERİNE YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
... İdare Mahkemesinin kararı ile davanın reddine, vekalet ücreti yönünden ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) 408.60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından uyuşmazlığın esası yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının ...408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmının kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ve istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan kararın idareleri aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un 31 maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme: Bakılan davada, Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verildiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi uyarınca istinaf yargılama giderlerinin tamamının istinaf aşamasında aleyhine hüküm kurulan davacı üzerinde bırakılması gerektiği halde, davalı idarenin yaptığı istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasında, hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/2. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNMAMIŞ SAYILMASINA,
2. Davalı İdarenin, yargılama giderleri yönünden temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının idare aleyhine hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde, esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY:
Bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiği iddiasıyla yaptığı istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilerek, istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesindeki düzenleme ile yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle haksız çıkan taraf olarak karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olmasıdır. Ancak, sadece yargılama giderlerine ilişkin, esasa etki etmeyen, yargı kararı verilmesinde; taraflara atfedilecek bir kusur bulunmadığından, yargı kararlarının yol açtığı kanun yolu yargılama giderleri külfetinin hazine üzerinde bırakılmasının hakkaniyete ve hukuka daha uygun olacağı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idareye yönelik yargılama giderlerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.