‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2017/6452 K.2021/171

Esas No: 2017/6452 · Karar No: 2021/171 · Karar Tarihi: 08.02.2021
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/6452
Karar No : 2021/171

**DAVACI:** …

**VEKİLİ:** Av. …

**DAVALI:** … Kurulu / …

**VEKİLİ:** Av. …

DAVANIN KONUSU: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin süre yönünden reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 01/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu kararın, savunma hakkı tanınmadan, kişiselleştirme yapılmadan, hâkimlik teminatına, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak tesis edildiği, dava konusu karar ile adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. Öte yandan, dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI: Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa'nın 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu kararı, 03/09/2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin 3/1. maddesinde yargı mensubu olarak görev yapmakta iken terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerledirilerek meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen ilgililere bu kararların, Resmî Gazetede yayımı tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte 6087 sayılı HSK Kanunu'nun 33/1. maddesi ile de bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde HSK Genel Kurulundan yeniden inceleme talebinde bulunulabileceği ve yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararların kesin olduğu belirtilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin 31/08/2016 tarihli kararın yayımlandığı 03/09/2016 tarihinde, UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının ceza infaz kurumunda bulunmadığı, diğer bir ifadeyle kendisine bu karara erişim imkânı sağlanması hususunda herhangi bir gerekliliğin de söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak davacının meslekten kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı HSK Genel Kurulu Kararı 03/09/2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak davacıya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen, on günlük yasal süre geçtikten sonra, 23/09/2016 tarihinde yapılan yeniden inceleme talebinin, süre yönünden reddine ilişkin, HSK Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan kararın iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşan) 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile tazmini istemiyle açılmıştır.
Davacının ileri sürdüğü usulü itirazlar ve Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.", 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz.... Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", 140. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.", Hakimler ve Savcılar Kurulu başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurul, ... meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.", bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hakimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" başlıklı 53. maddesinde, " Hakim ve savcıların: a) Bu Kanun hükümlerine göre meslekten çıkarılmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilmesi, b) Haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunması halleri hariç olmak üzere, mesleğe alınma koşullarından herhangi birini taşımadıklarının sonradan anlaşılması, c) Görevdeyken, 8 inci maddenin (a), (d) ve (g) bentlerinde yazılı niteliklerden herhangi birini kaybetmeleri, d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, e) İstek, yaş haddi veya malullük nedenlerinden biriyle emekliye ayrılmaları, f) Ölümleri, hallerinde görevleri sona erer." hükmü yer almıştır.
6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Kurulun görevleri" başlıklı 4. maddesinin; hakim ve savcılarla ilgili olarak (b) fıkrasının 6. bendinde, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, 7. bendinde, disiplin cezası verme, 8. bendinde de görevden uzaklaştırma işlemlerini yapmak Kurulun görevleri arasında sayılmış, "Genel Kurulun Oluşumu ve Görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkranın (ı) bendinde de, 4. maddenin anılan bentlerindeki düzenlemelere Genel Kurulun görevleri arasında yer verilmiş, 33. maddesinde ise, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği hükme bağlanmıştır.
15/7/2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulunun Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi yönündeki 20/7/2016 tarihli ve 498 sayılı tavsiye kararı üzerine, toplanan Bakanlar Kurulu'nca ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, bu karar Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak 21/7/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, "Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmış ve bu Kanun Hükmünde Kararname, 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmıştır.
7075 sayılı Kanun ile kanunlaşan ve 23/1/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11inci maddesiyle, 22/7/2016 tarih ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenlerin, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabileceği hükmü getirilmiştir.
Davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, ilgililerin mesleğe kabulleri ile başlayan, eğitim merkezi ve Türkiye Adalet Akademisindeki faaliyetleri, hizmet içi eğitim ve yabancı dil eğitimlerine katılımlarına, yurtdışına gönderilmelerine, özel yetkili savcılıklara veya mahkemelere yahut idari görevlere atanmalarına ilişkin bilgiler ile bu görevlendirmelerde ve yine bir silah olarak kullanılan özel yetkili mahkemelere hâkim veya unvanlı olarak, Teftiş Kurulu Başkanlığına, başkan, başkan yardımcısı veya müfettiş olarak, idari kurumlara tetkik hâkimi, daire başkanı veya yardımcısı, genel müdür veya yardımcısı v.s. şeklinde yapılan atamalarda dikkate alınan kriterler, özlük dosyalarındaki bilgi ve belgeler, sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları, ilgililer hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna intikal eden şikâyet, ihbar, inceleme ve soruşturma dosyaları ile bu dosyalar hakkında verilen kararlar, mahallinde yapılan araştırmalar, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilintili dosyalarda görev alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının bu dosyalarda yapmış oldukları işlemler ve verdikleri kararlar, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları şifreli programlarda yer alan kayıtlar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun FETÖ/PDY mensubu oldukları Emniyet Genel Müdürlüğü terörle mücadele birimlerince düzenlenen raporlarla sabit olan örgüt üyeleri hakkında tayin ettiği disiplin cezaları ve muhalefet şerhleri, sosyal çevre bilgileri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilen bilgi ile belgeler, ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın niteliği ve isnat edilen suçlamalar ile gözaltı ve tutuklama kararları, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının ifade ve sorgu tutanakları, itirafçıların beyanları birlikte dikkate alınarak, ekli listede yer alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının 667 sayılı KHK’nın 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden, adı geçenlerin, 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve ayrı ayrı olmak üzere meslekten çıkarılmalarına karar verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında ismi yer alan davacının ve meslekten çıkarılan diğerlerinin yeniden incelenme talepleri de anılan Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla ayrı ayrı reddedilmiştir.
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde, yargı mensuplarının meslekten çıkarılmasının gerekçesi olarak, Anayasa'ya, kanunlara ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermekle yükümlü olan yargı mensuplarının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak yapılanmaların içine girmeleri ile örgüt hiyerarşisi içerisinde ve ideolojik bağlılıkla hareket etmelerinin, Anayasal bir hak olan adil yargılanma hakkının önündeki en büyük engel olduğu ve nihayetinde yargıya olan güvene zarar verdiği ifade edilmiştir.
6749 sayılı Kanun ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, genel olarak “terör örgütlerine” veya “Milli Güvenlik Kulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar”dan söz edilmekle birlikte, 667 sayılı KHK’nın genel gerekçesi ile madde gerekçesinde “FETÖ/PDY” maddede sayılan “terör örgütü, yapı, oluşum veya gruplar” arasında belirtilmiş ve anılan maddeye göre meslekten çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için sözkonusu bağın yapıya, oluşuma veya gruba üyelik veya mensubiyet şeklinde olması zorunlu olmayıp irtibat ya da iltisak şeklinde olması da yeterli görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/9/2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/4/2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında, Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığı ve kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu işlemin savunması alınmadan tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, savunma alınmadan meslekten çıkarmanın usul güvencesi sağlayan adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelere aykırılık oluşturabilecek ise de, adil yargılanma hakkı, yargılamanın bütünü anlamında bir incelemeyi gerekli kıldığından daha önceki bir safhada savunma alınma yoluna gidilmemesi şeklinde gerçekleşmiş bir eksikliğin yargılama süreci içinde giderilmesinin mümkün olması, diğer taraftan olağanüstü hâli gerekli kılan durum ile 667 sayılı KHK’nın amacı ile 3. ve 4. maddelerinde yargı mensupları ile kamu görevlilerine ilişkin düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve içeriği dikkate alındığında, 667 sayılı KHK'de öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarmanın, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğini taşıması ve davaya konu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının, disiplin hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektiren meslekten çıkarma cezası niteliğinde bulunmaması karşısında böyle bir iddiaya da itibar edilemez.
Dosya içeriğinden ve davalı idarece sunulan CD'lerin incelenmesinden; davacının kendisi adına kayıtlı ve fiilen davacının kullandığı açık ve sabit olan GSM hattı üzerinden FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütü mensuplarının kendi aralarında gizlice haberleşmek üzere kullandıkları Bylock isimli programın kullanıcısı olduğu, dinlenen tanık ve şüpheli ifadelerine göre davacının bu yapının içinde bulunduğu, böylece davacının terör örgütü ile organik bağ kurmak suretiyle üzerine atılı bulunan eylemin sabit olduğu, her ne kadar kesinleşmemiş olsa da, ayrıca bu eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla da 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tanık/şüpheli ifadeleri ile davacı ile ilgili FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin aralarında iletişimi sağlamak amacıyla kullanılan bylock programına ilişkin tespitler de dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının, davacıyla ilgili kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davanın, dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararı nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkin kısmına gelince; Söz konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararının davacıya ilişkin kısımında hukuka aykırılık bulunmaması karşısında, bu karar nedeniyle davacının özlük ve parasal haklardan yoksun kaldığından söz edilemeyeceğinden ortada tazmini gereken bir hak da bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 22/12/2020 tarihinde, davacı vekili Av. …, davalı idare vekili Av. …'nın geldiği, davacının SEGBİS vasıtasıyla duruşmaya katılacağı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Davacının, davalı idare ve davacı vekillerinin açıklamaları dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı KHK ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmediğinden işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla süre yönünden reddedilmiştir.
Davacı tarafından; ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 01/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İLGİLİ MEVZUAT
667 sayılı KHK'nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası: “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar hakkında hâkimler ve savcılar yüksek kurulu genel kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.”
Anılan maddenin üçüncü fıkrası: “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler hakkında da 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.”
Aynı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrası: “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır...”
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu" başlıklı 33. maddesinin birinci fıkrası: "Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir; yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir."

C) İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin süre yönünden reddine dair ... tarih ve ... sayılı HSK Genel Kurulu kararının davacıya ilişkin kısmı şöyledir:
"Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih, ... Karar no.lu kararıyla meslekten çıkarılmalarına karar verilen ilgililerden; ...Hâkim (...) ...'a 03/09/2016 tarihinde tebliğ edilmesine karşın; ... ...'un 23/09/2016 tarihinde yeniden inceleme talebinde bulundukları, ... ve yasal süre içerisinde yeniden inceleme yoluna başvurmadıkları Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na intikal eden dilekçe içerikleri ve kayıtlardan anlaşılmakla, adı geçen ilgililerin yeniden inceleme taleplerinin süre yönünden reddine, ... 29/11/2016 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olmak üzere karar verildi."
Davacının yeniden inceleme talebine ilişkin başvurusunu hangi tarihte yaptığına ilişkin dava dosyasında herhangi bir bilgi veya belgenin yer almaması nedeniyle 22/12/2020 tarihli ara kararımızla davalı idareden, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğinin sorulmasına ve anılan kararın yeniden incelenmesi talebiyle davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçenin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, söz konusu ara karar cevaben davalı idarece 04/02/2021 tarihli dilekçe ekindeki 02/02/2021 tarihli yazıda, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin 31/08/2016 günlü kararın 03/09/2016 tarihli Resmî Gazetede yayımlandığı ve ilgili kanun hükmü uyarınca tebliğ edilmiş sayıldığı belirtilmiş, anılan cevap ekinde sunulan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı karara karşı yeniden inceleme talebiyle yaptığı başvurusuna dair dilekçesinin 23/09/2016 tarihli olduğu görülmüştür.
Yukarıda aktarılan 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, ilgililer hakkında tesis edilen meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararların Resmî Gazete’de yayımlandığı ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayıldığına ilişkin hükmün, bu tarihte ceza infaz kurumlarında bulunanlar bakımından, ilgili kamu otoritesi tarafından söz konusu kararlara erişim imkânı sağlanmak suretiyle uygulanabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bahse konu kararlara erişimin sağlanmasından anlaşılması gereken ise; haklarında hukuki sonuç doğuran bu kararların ilgililer tarafından tüm unsurlarıyla (kararın dayandığı sebepler, kararın gerekçesi, başvuru mercii ve süresi) öğrenilmesine imkân tanınmasıdır. Nitekim, meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen ilgililerin yeniden inceleme talepleri hakkında HSK tarafından tesis edilen benzer nitelikteki 31/12/2016 tarih ve 29935 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 29/12/2016 tarih ve 2016/446 sayılı karar incelendiğinde; 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı HSK Genel Kurulu kararıyla hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen ve anılan kararın yayımı tarihinde Diyarbakır D Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde bulunan Z.A.U.'ya, kararın 29/08/2016 tarihinde (anılan kararın Resmî Gazetede yayımlandığı 25/08/2016 tarihinden sonraki bir tarihte) tebliğ edildiği görülmekte olup bu durum, bahse konu meslekten çıkarma işlemlerine tâbi tutulan kişilere, bu işlemlere erişim imkânının sağlanmasının davalı idare tarafından da gözetildiğini göstermektedir.
Bu bağlamda dava dosyasına ilişkin UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacının 27/02/2017 tarihli karar ile tutuklandığı, diğer bir ifadeyle davacı hakkında tesis edilen meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin 31/08/2016 tarihli kararın Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayıldığı 03/09/2016 tarihi itibarıyla davacının ceza infaz kurumunda bulunmadığı ve kendisine bu karara erişim imkânı sağlanması hususunda herhangi bir gerekliliğin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının meslekten kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı HSK Genel Kurulu Kararı, 03/09/2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak davacıya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen, bu tarihi izleyen günden itibaren on günlük yasal süre geçtikten sonra, 23/09/2016 tarihinde yapılan yeniden inceleme talebinin süre yönünden reddine ilişkin HSK Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 01/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerekmektedir.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2.Davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 01/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 08/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?