Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2025/9 K.2025/2327
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/9
Karar No : 2025/2327
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- ... Köyü Muhtarlığı
2- ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Giresun İli, Yağlıdere İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde Espiye Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "... (ER:...) Hüib Numaralı II-A Grubu Andezit - Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Yıkama Tesisi" projesine ilişkin olarak Giresun Valiliği tarafından verilen... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Yağlıdere Deresi sağ sahilinde işletmede olan “Espiye-Akköy Regülatörü ve HES” projesine ait iletim tüneline, Yağlıdere Deresine, tersip bendine, karayoluna ve yerleşim yerlerine olan mesafeleri dikkate alındığında, Tabiat Varlıklarını Koruma ve Kültür ve Turizm Müdürlükleri dışında DSİ Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Yağlıdere Belediyesi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığının şartlı görüş bildirdikleri dava konusu projeni, jeolojik etüt incelemeleri kapsamında hazırlanan kısmının “Ocak Alanı Stabilite Analizi” raporunda belirtilen çalışmalara göre hareket edilmesi şartı ile bilimsel ve teknik olarak uygun olmasına rağmen, fındık-tarım alanları-arıcılık faaliyetleri, toz-gürültü, taşkın-drenaj, patlatma-taş savrulması, orman ve orman altı bitki örtüsü, yüzeysel ve yeraltı su kaynakları açısından Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alanı temsilden uzak ve literatür bilgilerine dayalı hazırlandığı ve proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı, riskleri öngörmediği ve alternatif tedbirleri içermediği, proje alanında yürütülecek faaliyetin ve açılacak andezit-bazalt ocağı tesisinin işletme kapasitesi, kullanılacak teknik donanım ve yöntem gözetildiğinde, dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1-Davalı Giresun Valiliği tarafından, dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, dava konusu projenin ÇED sürecinin yürütülmesinden önce işletme ruhsatı için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce mahallinde tetkik yapılarak ocak geometrisinin oluşturulduğu, söz konusu faaliyette şev duyarlılığının sağlanması için basamak şev açıları ve ocak genel şev açısının işletme projesinde beyan edildiği ve işletme projesinin uzman kişiler tarafından hazırlanan mahalli tetkik heyet raporunda onaylandığı, yerçekimi kanununa göre savrulan taşın yukarı kotta ve vadinin arka tarafına doğru olan eve değil aşağı kota, ön tarafa doğru düşeceği, bu sebeple taş savrulmasından etkilenebilecek alanların bulunmadığı, dava konusu işleme konu alanın daha öncesinde de Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırıldığı, alanda gerekli hammaddenin bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, belirli yerlerde işletilmesi gereken madenler ile ilgili alternatif araştırma yapılması çok zor olduğu, bunun nedeninin ruhsatlı sahaların Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ihale ile verilmesi olduğu, arıcılığın, Karadeniz bölgesinde hatta ülkemizin her bölgesinde yaygın olarak yapıldığı, proje alanı içerisinde çayır ve sebze tarımı ile büyükbaş-küçükbaş hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri yapıldığı tespitinin gerçeği yansıtmadığı, bilirkişi raporunda hesaplamalar ve modellemeler yapılmadan tesisteki gürültüden arıların olumsuz etkilendiğinin belirtildiği, DSİ Genel Müdürlüğü, DSİ 22.Bölge Müdürlüğünün projeye ilişkin olumlu görüş bildirdiği, gerekli taahhütlerin proje tanıtım dosyasında verildiği ilgili kurumlardan gerekli görüşlerin alındığı ileri sürülmektedir.
2- Espiye Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, gerekli taahhütlerin proje tanıtım dosyasında verildiği ilgili kurumlardan gerekli görüşlerin alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/9
Karar No : 2025/2327
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- ... Köyü Muhtarlığı
2- ... Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Giresun İli, Yağlıdere İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde Espiye Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "... (ER:...) Hüib Numaralı II-A Grubu Andezit - Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Yıkama Tesisi" projesine ilişkin olarak Giresun Valiliği tarafından verilen... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Yağlıdere Deresi sağ sahilinde işletmede olan “Espiye-Akköy Regülatörü ve HES” projesine ait iletim tüneline, Yağlıdere Deresine, tersip bendine, karayoluna ve yerleşim yerlerine olan mesafeleri dikkate alındığında, Tabiat Varlıklarını Koruma ve Kültür ve Turizm Müdürlükleri dışında DSİ Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Yağlıdere Belediyesi, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığının şartlı görüş bildirdikleri dava konusu projeni, jeolojik etüt incelemeleri kapsamında hazırlanan kısmının “Ocak Alanı Stabilite Analizi” raporunda belirtilen çalışmalara göre hareket edilmesi şartı ile bilimsel ve teknik olarak uygun olmasına rağmen, fındık-tarım alanları-arıcılık faaliyetleri, toz-gürültü, taşkın-drenaj, patlatma-taş savrulması, orman ve orman altı bitki örtüsü, yüzeysel ve yeraltı su kaynakları açısından Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alanı temsilden uzak ve literatür bilgilerine dayalı hazırlandığı ve proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı, riskleri öngörmediği ve alternatif tedbirleri içermediği, proje alanında yürütülecek faaliyetin ve açılacak andezit-bazalt ocağı tesisinin işletme kapasitesi, kullanılacak teknik donanım ve yöntem gözetildiğinde, dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1-Davalı Giresun Valiliği tarafından, dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, dava konusu projenin ÇED sürecinin yürütülmesinden önce işletme ruhsatı için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce mahallinde tetkik yapılarak ocak geometrisinin oluşturulduğu, söz konusu faaliyette şev duyarlılığının sağlanması için basamak şev açıları ve ocak genel şev açısının işletme projesinde beyan edildiği ve işletme projesinin uzman kişiler tarafından hazırlanan mahalli tetkik heyet raporunda onaylandığı, yerçekimi kanununa göre savrulan taşın yukarı kotta ve vadinin arka tarafına doğru olan eve değil aşağı kota, ön tarafa doğru düşeceği, bu sebeple taş savrulmasından etkilenebilecek alanların bulunmadığı, dava konusu işleme konu alanın daha öncesinde de Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlandırıldığı, alanda gerekli hammaddenin bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, belirli yerlerde işletilmesi gereken madenler ile ilgili alternatif araştırma yapılması çok zor olduğu, bunun nedeninin ruhsatlı sahaların Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ihale ile verilmesi olduğu, arıcılığın, Karadeniz bölgesinde hatta ülkemizin her bölgesinde yaygın olarak yapıldığı, proje alanı içerisinde çayır ve sebze tarımı ile büyükbaş-küçükbaş hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri yapıldığı tespitinin gerçeği yansıtmadığı, bilirkişi raporunda hesaplamalar ve modellemeler yapılmadan tesisteki gürültüden arıların olumsuz etkilendiğinin belirtildiği, DSİ Genel Müdürlüğü, DSİ 22.Bölge Müdürlüğünün projeye ilişkin olumlu görüş bildirdiği, gerekli taahhütlerin proje tanıtım dosyasında verildiği ilgili kurumlardan gerekli görüşlerin alındığı ileri sürülmektedir.
2- Espiye Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı, gerekli taahhütlerin proje tanıtım dosyasında verildiği ilgili kurumlardan gerekli görüşlerin alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.