Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2025/280 K.2025/1497
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/280
Karar No: 2025/1497
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...'a vesayeten ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacı ...'ın da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payının satışına ilişkin davalı idarece yapılan 24/02/2023 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; hisse sahibi ...'ın kanser hastası olması sebebiyle eşi ...'ın vasi atanması istemiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi E:... sayılı dosyasıyla dava açıldığı, anılan mahkemece verilen ara kararla ...'ın fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılmasına, eşin ...'ın geçici vasi olarak atanmasına dair karar verildiği, öte yandan ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ...'a ihtarname keşide edilerek sözleşme imzalanması için teklifte bulunulduğunun öğrenilmesi üzerine Kadıköy 24. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname keşide edildiği, işbu ihtarname ile sözleşmenin imzalanması için sunulan tekliften yeni haberdar olduğunu, ...'ın uzun zamandır kanser tedavisi gördüğü, ağır tedaviler nedeniyle temyiz kudretini yitirdiği, fiilen ve hukuken yasal haklarını kullanabilecek durumda olmadığı, bu nedenle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile dava açıldığı, Mahkeme tarafından vasi atanması halinde sözleşme imzalamaya hazır olunduğunun ihtaren bildirildiği, söz konusu ihtarnameye cevap verilmediği ve ...'a ait payın davalı idare tarafından satışa çıkarılarak 24/02/2023 tarihinde satıldığı, bu durumda; hisse sahibi ...'ın fiil ehliyetini kaybettiğinden ötürü Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğu ve sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin ihtarata rağmen arsa payının satılmasına ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; söz konusu taşınmaz hissesinin takyidat bilgilerinin incelenmesinden, hissesin satışına engel herhangi bir ihtiyati tedbir gibi Mahkeme kararının bulunmadığı, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz istemine cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava; İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının ...'ın da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payının satışına ilişkin davalı idarece yapılan 24/02/2023 tarihli ihalenin iptali istemiyle açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucu ise özetle; davacının kendisine teklif edilen sözleşmeyi imzalamaya hazır olduğu ancak ağır hastalığı nedeniyle vasi tayin edilmesi talebi ile Mahkemeye başvurduğu, vasi talebinin sonucu beklenmeksizin dava konusu hissenin satışında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile söz konusu ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Davacı ...'a vasi atanması talebiyle yapılan başvuru sonucu ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararının incelenmesinden; davacının ağır hastalığı nedeniyle fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılarak, kendisine vasi tayin edildiği, akli melekelerinin kısmen ya da tamamen kaybetmesi nedeniyle kendisine vasi tayin edilmediği anlaşılmıştır.
Davacının, diğer kat malikleri toplantısında alınan karara katılmak istediği yönündeki iradesi, uyuşmazlığın 6306 sayılı Yasadan kaynaklanmasından ötürü muhtemel can ve mal kayıplarının önlenmesi amacıyla yürütülmesi gereken uygulamaların ivedilikle yapılması gerekliliği ve davacının akli melekelerinin kısmen ya da tamamen kaybetmediği dikkate alındığında, davacının en azından vekalet yolu ile söz konusu sözleşmeyi imzalayabileceği ve bu durumun 6306 sayılı Yasanın amacına da uygun olacağı, dolayısıyla, davacının davaya konu sözleşmeyi imzalaması için vasi atanması talebinin sonucunun beklenmesine gerek duyulmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda; temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın onanması yolundaki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Esas No: 2025/280
Karar No: 2025/1497
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...'a vesayeten ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacı ...'ın da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payının satışına ilişkin davalı idarece yapılan 24/02/2023 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; hisse sahibi ...'ın kanser hastası olması sebebiyle eşi ...'ın vasi atanması istemiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi E:... sayılı dosyasıyla dava açıldığı, anılan mahkemece verilen ara kararla ...'ın fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılmasına, eşin ...'ın geçici vasi olarak atanmasına dair karar verildiği, öte yandan ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından ...'a ihtarname keşide edilerek sözleşme imzalanması için teklifte bulunulduğunun öğrenilmesi üzerine Kadıköy 24. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname keşide edildiği, işbu ihtarname ile sözleşmenin imzalanması için sunulan tekliften yeni haberdar olduğunu, ...'ın uzun zamandır kanser tedavisi gördüğü, ağır tedaviler nedeniyle temyiz kudretini yitirdiği, fiilen ve hukuken yasal haklarını kullanabilecek durumda olmadığı, bu nedenle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile dava açıldığı, Mahkeme tarafından vasi atanması halinde sözleşme imzalamaya hazır olunduğunun ihtaren bildirildiği, söz konusu ihtarnameye cevap verilmediği ve ...'a ait payın davalı idare tarafından satışa çıkarılarak 24/02/2023 tarihinde satıldığı, bu durumda; hisse sahibi ...'ın fiil ehliyetini kaybettiğinden ötürü Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğu ve sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin ihtarata rağmen arsa payının satılmasına ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; söz konusu taşınmaz hissesinin takyidat bilgilerinin incelenmesinden, hissesin satışına engel herhangi bir ihtiyati tedbir gibi Mahkeme kararının bulunmadığı, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz istemine cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava; İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının ...'ın da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payının satışına ilişkin davalı idarece yapılan 24/02/2023 tarihli ihalenin iptali istemiyle açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucu ise özetle; davacının kendisine teklif edilen sözleşmeyi imzalamaya hazır olduğu ancak ağır hastalığı nedeniyle vasi tayin edilmesi talebi ile Mahkemeye başvurduğu, vasi talebinin sonucu beklenmeksizin dava konusu hissenin satışında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile söz konusu ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Davacı ...'a vasi atanması talebiyle yapılan başvuru sonucu ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararının incelenmesinden; davacının ağır hastalığı nedeniyle fiil ehliyetinin geçici olarak kaldırılarak, kendisine vasi tayin edildiği, akli melekelerinin kısmen ya da tamamen kaybetmesi nedeniyle kendisine vasi tayin edilmediği anlaşılmıştır.
Davacının, diğer kat malikleri toplantısında alınan karara katılmak istediği yönündeki iradesi, uyuşmazlığın 6306 sayılı Yasadan kaynaklanmasından ötürü muhtemel can ve mal kayıplarının önlenmesi amacıyla yürütülmesi gereken uygulamaların ivedilikle yapılması gerekliliği ve davacının akli melekelerinin kısmen ya da tamamen kaybetmediği dikkate alındığında, davacının en azından vekalet yolu ile söz konusu sözleşmeyi imzalayabileceği ve bu durumun 6306 sayılı Yasanın amacına da uygun olacağı, dolayısıyla, davacının davaya konu sözleşmeyi imzalaması için vasi atanması talebinin sonucunun beklenmesine gerek duyulmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda; temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın onanması yolundaki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.