Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2025/2074 K.2025/2190
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: RetKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davalı valiliğin, mahalli çevre kurulunun kül düzenli depolama tesisi yer seçiminin uygunluğuna dair kararının temyiz edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun incelenip incelenemeyeceği tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (1)
- Uyuşmazlıkta; Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... mevkiilerinde Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve B Sektörü Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi kapsamındaki "kül düzenli depolama tesisi yer seçiminin uygun olduğuna ilişkin ... tarih ve ... sayılı mahalli çevre kurulu kararı, proje sahibi Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine verilmiş bir karar olup, söz konusu mahalli çevre kurulu kararının temyize tabi davalardan olan düzenleyici işlemlerden olmadığı gibi, ÇED sürecindeki hazırlık işlemi mahiyetinde olması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde belirtilen diğer temyiz edilebilir davalar kapsamında tesis edilen işlemlerden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, mahalli çevre kurulunun yer seçimine ilişkin kararının düzenleyici işlem niteliğinde olmadığını ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilir davalar kapsamında bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararlar hakkında temyiz yolunun açık olmadığını belirleyerek temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (6)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında;
- Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında;
- Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, aynı fıkranın (a) bendinde yer alan;
- Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarının temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise;
- "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
- 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Dördüncü Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında;
Sonuç
Davalı valilik, mahalli çevre kurulunun yer seçimi kararına karşı Bölge İdare Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Danıştay 4. Dairesi, söz konusu kararın temyiz edilebilir işlemler arasında yer almadığı gerekçesiyle temyiz istemini incelenmeksizin reddetmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Uyuşmazlıkta; Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... mevkiilerinde Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve B Sektörü Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi kapsamındaki "kül düzenli depolama tesisi yer seçiminin uygun olduğuna ilişkin ... tarih ve ... sayılı mahalli çevre kurulu kararı, proje sahibi Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine verilmiş bir karar olup, söz konusu mahalli çevre kurulu kararının temyize tabi davalardan olan düzenleyici işlemlerden olmadığı gibi, ÇED sürecindeki hazırlık işlemi mahiyetinde olması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde belirtilen diğer temyiz edilebilir davalar kapsamında tesis edilen işlemlerden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
- Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceğinden, davalının temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
- 1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/2074
Karar No: 2025/2190
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. ve 48. maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, aynı fıkranın (a) bendinde yer alan; Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarının temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3’üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6’ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Dördüncü Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında; (iş bölümüne göre Dairenin konularıyla ilgili olan) düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaların belirlendiği, söz konusu maddede sayılanlar dışındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz istemlerinin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... mevkiilerinde Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve B Sektörü Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi kapsamındaki "kül düzenli depolama tesisi yer seçiminin uygun olduğuna ilişkin ... tarih ve ... sayılı mahalli çevre kurulu kararı, proje sahibi Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine verilmiş bir karar olup, söz konusu mahalli çevre kurulu kararının temyize tabi davalardan olan düzenleyici işlemlerden olmadığı gibi, ÇED sürecindeki hazırlık işlemi mahiyetinde olması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde belirtilen diğer temyiz edilebilir davalar kapsamında tesis edilen işlemlerden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceğinden, davalının temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/2074
Karar No: 2025/2190
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. ve 48. maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, aynı fıkranın (a) bendinde yer alan; Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarının temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3’üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6’ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Dördüncü Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında; (iş bölümüne göre Dairenin konularıyla ilgili olan) düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaların belirlendiği, söz konusu maddede sayılanlar dışındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz istemlerinin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... mevkiilerinde Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Alpu Termik Santrali ve B Sektörü Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi" projesi kapsamındaki "kül düzenli depolama tesisi yer seçiminin uygun olduğuna ilişkin ... tarih ve ... sayılı mahalli çevre kurulu kararı, proje sahibi Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün başvurusu üzerine verilmiş bir karar olup, söz konusu mahalli çevre kurulu kararının temyize tabi davalardan olan düzenleyici işlemlerden olmadığı gibi, ÇED sürecindeki hazırlık işlemi mahiyetinde olması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde belirtilen diğer temyiz edilebilir davalar kapsamında tesis edilen işlemlerden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceğinden, davalının temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.