‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2024/2515 K.2025/426

Esas No: 2024/2515 · Karar No: 2025/426 · Karar Tarihi: 15.01.2025
Özet: İstemi, Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından 15/12/2021’de yapılan, rayiç bedelin altında satılan hissenin iptali ve 80.191,67 TL zararının tazmin edilmesi talebinde bulunulmasıdır. Mahkeme, satışın rayiç bedelin altında gerçekleştirildiğini delege etti ve hissenin satışı iptaline hükmederek, zarar tazminini de yapmaya karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/2515
Karar No: 2025/426

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının murisinin de bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payının satışına ilişkin Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 15/12/2021 tarihli satış işleminin iptali istenilmiş ve anılan hissenin rayiç bedelinin altında satılması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen (ıslah sonucu) 80.191,67 TL zararın ihale tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınması talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; idarece satılan taşınmazın metrekare satış birim değerinin 6.500,00 TL/m², bilirkişi incelemesi sonucunda uyuşmazlığa konu taşınmazın emsal ve rayiç değerinin ise 8.900,00 TL/m² olarak belirlendiği anlaşıldığından, taşınmazın satışa esas değerinin rayice uygun belirlenmeyip, rayiç değerinin altında belirlenmesi nedeniyle, dava konusu satış işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, anılan hissenin rayiç bedelinin altında satılması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin olarak ise; hisse satışına ilişkin işlemin iptaline hükmedildiği, bu aşamada davacının hissesinin hangi tutar karşılığında satılacağı ve bu satıştan davacının zararının oluşup oluşmayacağı bilinemeyeceğinden, davacının işlem nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zararın ihale tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemi hakkında bir karar verilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılarak, bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporun eksik ve hatalı olduğu, idare tarafından tespit edilen bedelin ise mevzuata uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/01/2025 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X):... Dava; İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının murisinin de bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payının satışına ilişkin Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 15/12/2021 tarihli satış işleminin iptali ve anılan hissenin rayiç bedelinin altında satılması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen (ıslah sonucu) 80.191,67 TL zararın ihale tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınması istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; diğer kat maliklerince alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payı değerinin tespiti için ... Gayrimenkul Değerleme A.Ş. firması tarafından, gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak hazırlanan raporda, davacının arsa payının metrekaresinin 3.000,00 TL olarak tespit edildiği, idare tarafından ise tüm bu etkenler ve bölgedeki gayrimenkul fiyatları ve emsal satışlar dikkate alınarak, davacının arsa payının metrekaresinin 6.500,00 TL olduğu takdir edilerek, toplam 1.318.850,00 TL'ye satış işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.

Mahkemesince yapılan yargılamada; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin 8.900,00 TL olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.

Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıların arsa payının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?