‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2024/2404 K.2024/5801

Esas No: 2024/2404 · Karar No: 2024/5801 · Karar Tarihi: 17.10.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2404
Karar No : 2024/5801

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği

**VEKİLİ:** Av....
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)...Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Derneği 5- ...
2- ... 6- ...
3-... 7- ...
4-...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa İli, Salihli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı;... ada, ... ve... sayılı; ... Mahallesi, ... ada,... sayılı; ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı; ... ada, ... ve ... sayılı parsellerde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan ''Jeotermal Kaynak İşletme Ruhsatında 6 adet Sondaj Arama" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi, maden mühendisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan jeotermal kaynak işletme ruhsatında 6 adet sondaj arama projesinin, proje tanıtım dosyası (PTD) ve eklerinde açıklanan söz konusu etkinlik alanının jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin saha gerçekleriyle uyumlu olması ve dava konusu edilen 6 adet jeotermal kuyu için seçilen sondaj açma yöntemleri açısından ÇED mevzuatı yönünden aykırılık içermemekte ise de, PTD ve eklerinde söz konusu etkinliğin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi konularının jeolojik ve hidrojeolojik yönlerden yeterli olmadığı, sondajlar için yer seçimi, kuyu teçhiz planları, jeotermal akışkanın kimyasal özellikleri, akış testleri ve çevresel etkileri, sistemden salınacak gazların etkileri ve önlenmesi gibi konuların yeterli düzeyde açıklanmadığı, yüzey ve yeraltı suları ile tarımsal toprakların kirletilme potansiyeli mevcut olduğu, mevcut işletme şeklinin doğaya, toprağa veya tarıma yönelik olumsuz etkilere neden olacağı, PTD'de söz konusu sondaj işleminde kesilebilecek jeolojik birimler hakkında yeterli jeolojik ve jeofizik veri olmadığından, sondajlar sırasında yüzey ve yeraltı suları ile tarım alanları için önemli riskler oluşabileceği, test sularının yönetimiyle ilgili mühendislik olarak uygulanabilir bir yöntemin sunulmadığı, sondaj çamuru havuzlarının kapasitesinin olası riskler için düşük bulunduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan ''Jeotermal Kaynak İşletme Ruhsatında 6 adet Sondaj Arama" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, söz konusu proje hakkında ilgili kurumların görüşlerinin alındığı, ÇED sürecinin ÇED Yönetmeliği ve eklerine uygun olarak yürütüldüğü, PTD'de toprak koruma projesinin hazırlanacağı ve tarım dışı kullanım izni alınmadan projenin yapılmayacağının taahhüt edildiği, ayrıca jeofizik mühendisi tarafından bu tür projelerde aynı yönde değerlendirme yapıldığı, dolayısıyla jeofizik yönünden yeni bir bilirkişi raporunun alınması gerekli olduğu halde, Mahkemece bu hususunun göz ardı edilerek karar verildiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ÇED kararının nihai bir izin veya ruhsat niteliğinde olmadığı, dolayısıyla ilgili mevzuat kapsamında gerekli izinler alınmadıkça faaliyete başlanamayacağı, bilirkişi raporunda PTD'nin formatının dikkate alınmadığı, proje alanında daha önce de açılmış kuyuların bulunduğu ve dava konusu proje kapsamında da kuyuların açılacağı, bilirkişi raporunda jeolojik, hidrojeolojik, çevre, tarım ve maden yönünden yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğu, eksik veya yetersiz olarak sürülen hususların PTD'de yeterli bir biçimde değerlendirildiği, nitekim ilgili kurumların görüşleri çerçevesinde davalı idarece PTD'nin yeterli bulunması nedeniyle dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı yanında müdahilin iddiasının aksine, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin sondaj faaliyetine yönelik yapıldığı, bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :

Dava; Manisa İli, Salihli İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı; ... ada, ... ve ... sayılı; ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı; ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı; ... ada, ... ve ... sayılı parsellerde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan ''Jeotermal Kaynak İşletme Ruhsatında 6 adet Sondaj Arama" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi kararına esas bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin PTD'yi ve dava konusu işlemi kusurlandıracak nitelikte olmadığı, 6 adet sondaj arama projesine ilişkin PTD'de yer verilen önlem ve taahhütlerin muhtemel etkilerinin hukuken kabul edilebilir seviyelerde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, söz konusu proje hakkında verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararı hukuka uygun olduğundan, Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?