Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2024/2192 K.2024/5779
Özet: Uyuşmazlık, Muğla İli Seydikemer ilçesinde 140 ton/gün kapasiteye sahip “Zeytinyağı Üretim Tesisi” projesinin ÇED sürecinin sonlandırılması için yapılan talep üzerine, projenin planlandığı arazinin dikili tarım arazisi sınıfında olması nedeniyle yasalara aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Mahkeme, ilgili idari işlemlerin iptaline karar vererek, projenin tarımsal amaçlı yapılar kapsamına girmediğini ve dikili tarım arazisi vasfında yapılan işlemin kalıcı çevresel zararları nedeniyle geçersiz olduğunu kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/2192
Karar No: 2024/5779
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Zeytincilik Zeytinyağları Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ: Av....
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla İli, Seydikemer İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda gerçekleştirilmesi planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (140ton/gün)" projesine ilişkin ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanağı olan Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu projenin gerçekleştirilmek istendiği arazinin dikili tarım arazisi vasfında olduğu, proje kapsamında gerçekleştirilecek tesisin tarımsal amaçlı yapılar kapsamında olmadığı, entegre tesis niteliğinde olduğu, bu nedenle dikili tarım arazisi vasfında olan dava konusu parselde yapılmasının mümkün olmadığı, marjinal tarım arazisi vasfındaki alanlarda yapılabileceği, mahalde marjinal arazi sınıfındaki birçok alan bulunmasına rağmen alternatif alan sorgulaması yapılmadığı, zeytinyağı tesisinin yapılmasının planlandığı parselin ve çevresinin ağırlıklı olarak zeytin dikili tarım arazisi olduğu, bunun dışındaki alanların mutlak ve özel ürün arazileri şeklinde oldukları ve parselin çevresindeki tarım alanlarının devamı şeklinde tarımsal bütünlük içermesi ve projenin yapılması ile tarımsal alan kaybı nedeni ile tarımsal bütünlüğünün olumsuz olarak etkilenebileceği, PTD içeriğinde verilen bilgilerin teknik yönden yeterli olmadığı, yapılması planlanan tesisin 40 metre uzaklığında evlerin başladığı düşünüldüğünde tesiste ne kadar önlem alınırsa alınsın koku etkisi ile tesisin 100 gün ve 24 saat 3 vardiya şeklinde çalışacağı düşünüldüğünde çevredeki yerleşimlerin koku ve üretim sürecindeki gürültüden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu anlaşıldığından, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı görüş yazısında ve Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Muğla Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, proje kapsamında oluşacak atıkların ve koku oluşturacak maddelerin yerin altına inşa edilecek sızdırmaz havuzlarda depolanacağı, bu havuzların düzenli aralıklar ile vidanjörler ile çekilerek prina işleme tesislerine ve atıksu arıtma tesislerine gönderileceği, böylece çevreye yayılacak kokunun en düşük seviyeye indirileceği, gerçekleştirilmesi planlanan tesisin yılda yalnızca 3 ay faaliyet göstereceği, yıl boyu sürecek olan bir kokudan söz edilemeyeceği, tarımsal arazide tarımsal tesis kurulmasının tarımsal bütünlüğü bozmayacağı, tesisin en yakın köye 1,5 km mesafede olduğu, tesise 40 metre mesafede yalnızca bir adet konutun bulunduğu, gerçekleştirilmek istenilen zeytinyağı üretim tesisinin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna tabi olduğu, anılan Kanunda zeytinlik alanlarda zeytinyağı fabrikalarının kurulmasına izin verildiği, zeytinyağı fabrikalarının tarımsal bütünlüğü bozacağı düşünülseydi Kanunda bu hususa izin verilmeyeceği, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 13. maddesinin bilirkişi tarafından yanlış değerlendirildiği, anılan hükümde tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtildikten sonra tarımla hiç bir ilgisi olmayan bazı yapılar için yapılmasına izin verilebilmesi için alternatif alan bulunup bulunmadığının tespitinin öngörüldüğü, bilirkişi raporunda zeytinyağı üretim tesisi bir maden ocağı veya petrol arama tesisi gibi değerlendirilerek alternatif alan araştırması yapılması gerektiğinin belirtildiği, oysa zeytinyağı üretim tesisinin tarımsal faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve alternatif alan araştırmasına tabi tutulmaması gerektiği, zeytinyağı üretim tesisinin yöredeki zeytinciliğin yani tarımın gelişmesine ve desteklenmesine katkıda bulunacağı, zeytinyağ sıkma tesisinin entegre bir tesis değil tarımsal bir tesis olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalı Muğla Valiliği tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (140ton/gün)" projesine ilişkin ÇED süreci kapsamında projeye ilişkin görüşü talep edilen Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından; gerçekleştirilmek istenilen tesisin yerleşim yerlerine mesafesine ilişkin olarak mevzuatta herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, projeye ilişkin başvuru 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilse de projenin gerçekleştirilmesi planlanan alanın tarım alanı olduğu ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa tabi alanlar ile bütünlük oluşturduğu, tarımsal bütünlüğü korumak amacıyla anılan projenin uygun görülmediği yönünde görüş bildirilmesi üzerine Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından anılan projeye ilişkin ÇED sürecinin sonlandırıldığı, söz konusu görüş yazısı ile ÇED sürecinin sonlandırılmasına dair işlemin iptaliyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Projenin gerçekleştirilmesi planlanan Muğla ili, Seydikemer ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz tapuda "zeytinlik ve tarlası" vasfıyla kayıtlı olup taşınmazın kısmen boş kısmen zeytin ağaçları ekili vaziyette olduğu, bitişiğinde buğday ve zeytin ekili taşınmazların bulunduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu haliyle taşınmazın 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır, zira Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün değerlendirmesinin de aslında bu yönde olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, kısmen boş kısmen zeytin ağaçları dikili olduğu bilirkişi tarafından ifade edilen taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesine yönelik bilirkişi raporunda herhangi bir arazi etüd çalışmasına yer verilmediği gibi, zeytinciliğin ana geçim kaynağı olduğu bilirkişi raporunda da belirtilen bölgede gerçekleştirilmek istenilen zeytinyağı üretim tesisinin tarımsal faaliyetin bir parçası olarak tarımsal yapı olarak kabul edilmemesinin ve tarımsal bütünlüğün bozulmasına yol açacak olmasının somut gerekçesi de tereddüte yol açmayacak şekilde ortaya konulamamıştır.
Öte yandan dava konusu işlemlerde idareler tarafından ÇED sürecinin sonlandırılmasına gerekçe olarak rasyonel bir neden ortaya konulamadığı tarımsal bütünlüğün bozulacağı şeklindeki soyut ifade dışında gerçekleştirilmek istenilen tesiste yürütülecek faaliyetten kaynaklanacak olası olumsuz çevresel etkilere ilişkin bir tespit ve değerlendirmede de bulunulmamış olduğu görülmektedir.
Belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, somut inceleme ve verilere dayanmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Esas No: 2024/2192
Karar No: 2024/5779
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Zeytincilik Zeytinyağları Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ: Av....
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla İli, Seydikemer İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda gerçekleştirilmesi planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (140ton/gün)" projesine ilişkin ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanağı olan Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunun dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu projenin gerçekleştirilmek istendiği arazinin dikili tarım arazisi vasfında olduğu, proje kapsamında gerçekleştirilecek tesisin tarımsal amaçlı yapılar kapsamında olmadığı, entegre tesis niteliğinde olduğu, bu nedenle dikili tarım arazisi vasfında olan dava konusu parselde yapılmasının mümkün olmadığı, marjinal tarım arazisi vasfındaki alanlarda yapılabileceği, mahalde marjinal arazi sınıfındaki birçok alan bulunmasına rağmen alternatif alan sorgulaması yapılmadığı, zeytinyağı tesisinin yapılmasının planlandığı parselin ve çevresinin ağırlıklı olarak zeytin dikili tarım arazisi olduğu, bunun dışındaki alanların mutlak ve özel ürün arazileri şeklinde oldukları ve parselin çevresindeki tarım alanlarının devamı şeklinde tarımsal bütünlük içermesi ve projenin yapılması ile tarımsal alan kaybı nedeni ile tarımsal bütünlüğünün olumsuz olarak etkilenebileceği, PTD içeriğinde verilen bilgilerin teknik yönden yeterli olmadığı, yapılması planlanan tesisin 40 metre uzaklığında evlerin başladığı düşünüldüğünde tesiste ne kadar önlem alınırsa alınsın koku etkisi ile tesisin 100 gün ve 24 saat 3 vardiya şeklinde çalışacağı düşünüldüğünde çevredeki yerleşimlerin koku ve üretim sürecindeki gürültüden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu anlaşıldığından, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı görüş yazısında ve Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Muğla Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, proje kapsamında oluşacak atıkların ve koku oluşturacak maddelerin yerin altına inşa edilecek sızdırmaz havuzlarda depolanacağı, bu havuzların düzenli aralıklar ile vidanjörler ile çekilerek prina işleme tesislerine ve atıksu arıtma tesislerine gönderileceği, böylece çevreye yayılacak kokunun en düşük seviyeye indirileceği, gerçekleştirilmesi planlanan tesisin yılda yalnızca 3 ay faaliyet göstereceği, yıl boyu sürecek olan bir kokudan söz edilemeyeceği, tarımsal arazide tarımsal tesis kurulmasının tarımsal bütünlüğü bozmayacağı, tesisin en yakın köye 1,5 km mesafede olduğu, tesise 40 metre mesafede yalnızca bir adet konutun bulunduğu, gerçekleştirilmek istenilen zeytinyağı üretim tesisinin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna tabi olduğu, anılan Kanunda zeytinlik alanlarda zeytinyağı fabrikalarının kurulmasına izin verildiği, zeytinyağı fabrikalarının tarımsal bütünlüğü bozacağı düşünülseydi Kanunda bu hususa izin verilmeyeceği, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 13. maddesinin bilirkişi tarafından yanlış değerlendirildiği, anılan hükümde tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtildikten sonra tarımla hiç bir ilgisi olmayan bazı yapılar için yapılmasına izin verilebilmesi için alternatif alan bulunup bulunmadığının tespitinin öngörüldüğü, bilirkişi raporunda zeytinyağı üretim tesisi bir maden ocağı veya petrol arama tesisi gibi değerlendirilerek alternatif alan araştırması yapılması gerektiğinin belirtildiği, oysa zeytinyağı üretim tesisinin tarımsal faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve alternatif alan araştırmasına tabi tutulmaması gerektiği, zeytinyağı üretim tesisinin yöredeki zeytinciliğin yani tarımın gelişmesine ve desteklenmesine katkıda bulunacağı, zeytinyağ sıkma tesisinin entegre bir tesis değil tarımsal bir tesis olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalı Muğla Valiliği tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (140ton/gün)" projesine ilişkin ÇED süreci kapsamında projeye ilişkin görüşü talep edilen Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından; gerçekleştirilmek istenilen tesisin yerleşim yerlerine mesafesine ilişkin olarak mevzuatta herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, projeye ilişkin başvuru 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilse de projenin gerçekleştirilmesi planlanan alanın tarım alanı olduğu ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa tabi alanlar ile bütünlük oluşturduğu, tarımsal bütünlüğü korumak amacıyla anılan projenin uygun görülmediği yönünde görüş bildirilmesi üzerine Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından anılan projeye ilişkin ÇED sürecinin sonlandırıldığı, söz konusu görüş yazısı ile ÇED sürecinin sonlandırılmasına dair işlemin iptaliyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Projenin gerçekleştirilmesi planlanan Muğla ili, Seydikemer ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz tapuda "zeytinlik ve tarlası" vasfıyla kayıtlı olup taşınmazın kısmen boş kısmen zeytin ağaçları ekili vaziyette olduğu, bitişiğinde buğday ve zeytin ekili taşınmazların bulunduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu haliyle taşınmazın 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır, zira Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün değerlendirmesinin de aslında bu yönde olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, kısmen boş kısmen zeytin ağaçları dikili olduğu bilirkişi tarafından ifade edilen taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesine yönelik bilirkişi raporunda herhangi bir arazi etüd çalışmasına yer verilmediği gibi, zeytinciliğin ana geçim kaynağı olduğu bilirkişi raporunda da belirtilen bölgede gerçekleştirilmek istenilen zeytinyağı üretim tesisinin tarımsal faaliyetin bir parçası olarak tarımsal yapı olarak kabul edilmemesinin ve tarımsal bütünlüğün bozulmasına yol açacak olmasının somut gerekçesi de tereddüte yol açmayacak şekilde ortaya konulamamıştır.
Öte yandan dava konusu işlemlerde idareler tarafından ÇED sürecinin sonlandırılmasına gerekçe olarak rasyonel bir neden ortaya konulamadığı tarımsal bütünlüğün bozulacağı şeklindeki soyut ifade dışında gerçekleştirilmek istenilen tesiste yürütülecek faaliyetten kaynaklanacak olası olumsuz çevresel etkilere ilişkin bir tespit ve değerlendirmede de bulunulmamış olduğu görülmektedir.
Belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, somut inceleme ve verilere dayanmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.