Danıştay 4. Daire İdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2024/1270 K.2024/4962
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Ret
Uyuşmazlık
Davacı taraf, dava konusu tutarın 2024 yılı temyiz sınırının altında kalması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesinin kesin kararının bozulmasını talep etmektedir.
Kaynak pasajlar (1)
- Bu hukuki durum karşısında; dava konusu tutarın 263.861,61 TL olduğu ve 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, 2577 sayılı Kanun uyarınca dava konusu tutarın 263.861,61 TL olması sebebiyle 2024 yılı temyiz sınırının altında kaldığını tespit etmiştir. Bu tutarın altındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemelerince verilen kararlar kesin olduğundan, temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmadığına hükmedilmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
- Aynı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk Lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2024 yılı için 920.000 TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
- Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
- Bu hukuki durum karşısında; dava konusu tutarın 263.861,61 TL olduğu ve 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Sonuç
Dava konusu tutarın 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kalması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu ileri sürülmüştür. Danıştay 4. Dairesi, tutarın temyiz sınırının altında kalması sebebiyle temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Aynı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk Lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2024 yılı için 920.000 TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
- Bu hukuki durum karşısında; dava konusu tutarın 263.861,61 TL olduğu ve 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
- 1. Temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/1270
Karar No: 2024/4962
TEMYİZ EDEN
TARAFLAR:
1- ... Derneği
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk Lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2024 yılı için 920.000 TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu hukuki durum karşısında; dava konusu tutarın 263.861,61 TL olduğu ve 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan ... TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/1270
Karar No: 2024/4962
TEMYİZ EDEN
TARAFLAR:
1- ... Derneği
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk Lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2024 yılı için 920.000 TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu hukuki durum karşısında; dava konusu tutarın 263.861,61 TL olduğu ve 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan ... TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.