Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/9860 K.2024/5890
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/9860
Karar No: 2024/5890
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu bu parsellerden en büyük payının bulunduğu parsel olan ... sayılı parselinin bulunduğu alanda oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden kendisine tahsis edilmesi gerekirken, yani davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu parsellerden dava konusu ettiği parseller olan ... ve ... sayılı parselleri ile dava konusu etmediği parseller olan ... ve ... sayılı parselleri olmak üzere toplam 6 adet parselinden gelen hakedişinin dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda tek bir parselden toplanarak kendisine tahsis edilmesi gerekirken ve dava konusu toplulaştırma işleminde bu olanak mevcut iken dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ... ve ... sayılı parsellerdeki payının toplulaştırma işlemi sonucunda ... ve ... sayılı parseller olmak üzere toplam 3 adet parselden kendisine tahsis edildiği, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsisin yapıldığı parsellerden özellikle ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parselden yapılan tahsislerin küçük paylar şeklinde kendisine tahsis edildiği, davacının toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine küçük paylar şeklinde tahsisin yapıldığı parsellerde çok sayıda kişi ile birlikte paydaş duruma getirildiği, bu nedenlerle davacıya tahsisin yapıldığı ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parseldeki paylarını pratikte kullanma olanağının bulunmadığı, kullanabilse dahi davacıya bu parsellerde tahsis edilen alan miktarlar çok küçük olduğundan ekim, dikim, sulama, gübreleme, ilaçlama vs. tarımsal faaliyetler açısından ekonomik olarak verimli olmadığı, bu nedenle, davacının dava konusu ettiği parsellerindeki payının dağıtımı yönünden yapılan dava konusu toplulaştırma işleminde toplulaştırmanın amaç ve ilkeleri ile mevzuata, dolasıyla hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, İdare Mahkemesince eksik incelemeye dayalı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/9860
Karar No: 2024/5890
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu bu parsellerden en büyük payının bulunduğu parsel olan ... sayılı parselinin bulunduğu alanda oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden kendisine tahsis edilmesi gerekirken, yani davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu parsellerden dava konusu ettiği parseller olan ... ve ... sayılı parselleri ile dava konusu etmediği parseller olan ... ve ... sayılı parselleri olmak üzere toplam 6 adet parselinden gelen hakedişinin dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda tek bir parselden toplanarak kendisine tahsis edilmesi gerekirken ve dava konusu toplulaştırma işleminde bu olanak mevcut iken dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ... ve ... sayılı parsellerdeki payının toplulaştırma işlemi sonucunda ... ve ... sayılı parseller olmak üzere toplam 3 adet parselden kendisine tahsis edildiği, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsisin yapıldığı parsellerden özellikle ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parselden yapılan tahsislerin küçük paylar şeklinde kendisine tahsis edildiği, davacının toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine küçük paylar şeklinde tahsisin yapıldığı parsellerde çok sayıda kişi ile birlikte paydaş duruma getirildiği, bu nedenlerle davacıya tahsisin yapıldığı ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parseldeki paylarını pratikte kullanma olanağının bulunmadığı, kullanabilse dahi davacıya bu parsellerde tahsis edilen alan miktarlar çok küçük olduğundan ekim, dikim, sulama, gübreleme, ilaçlama vs. tarımsal faaliyetler açısından ekonomik olarak verimli olmadığı, bu nedenle, davacının dava konusu ettiği parsellerindeki payının dağıtımı yönünden yapılan dava konusu toplulaştırma işleminde toplulaştırmanın amaç ve ilkeleri ile mevzuata, dolasıyla hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, İdare Mahkemesince eksik incelemeye dayalı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.