‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/9854 K.2024/4413

Esas No: 2023/9854 · Karar No: 2024/4413 · Karar Tarihi: 04.07.2024
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/9854
Karar No: 2024/4413

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyünde bulunan ve davacının murisinin hissedarı olduğu (toplulaştırma öncesi) ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının murisinin hissedarı olduğu ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda "kanal" vasfında oluşturulan parsellerden olan ... ada, ... nolu parselden kendisine tahsis edildiği, dava konusu toplulaştırma işleminde bu parsel yönünden mevzuata ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, ... parselde davacının murisinin herhangi bir hissesinin ve/veya payın bulunmadığı, bu nedenle ... parsel yönünden davacının güncel ve meşru menfaat yokluğu nedeniyle dava açma ehliyeti bulunmadığı, davacının murisinin ..., ..., .... ve ... parsellerinden gelen hakedişinin tamamının dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda toplam 52329,68 m² alana sahip ... ada, ... parselin bulunduğu alanda oluşturulacak olan bir parselden müstakil olarak ve/veya sadece kardeşleri ile birlikte hissedar olacak şekilde tahsis edilebilme olanağının mevcut olduğu, ancak dava konusu toplulaştırma işleminde ortada herhangi bir teknik, hukuki ve fiili zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işleminde bu noktada yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı davranıldığı, ilgili mevzuatta toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulacak olan her parsel yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanır kuralına yer verilmiş olmasına rağmen, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının murisinin hissedarı olduğu ..., ... ve ... parsellerinden gelen hakedişinin tamamının toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsis edildiği ... ada, ... parselin herhangi bir sulama kanalı ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulmasından dolayı dava konusu toplulaştırma işleminde bu noktada da yukarıda anılan mevzuat hükümlerine aykırı davranıldığı, dava konusu toplulaştırma işleminde ..., ... ve ... parseller yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu edilen toplulaştırma işleminin ..., ... ve ... parseller yönünden iptaline, ... parsel yönünden davanın reddine, ... parsel yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?