Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/12733 K.2024/3084
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı, Antalya ili Serik ilçesindeki taşınmazlarda yapılan arazi toplulaştırması işlemine karşı iptal davası açmıştır. Davalı idare ise yeni bir kısmi toplulaştırma işlemi yapılmasına rağmen eski bilirkişi raporuna göre karar verildiğini ileri sürerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Dava konusu istem: Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesinde bulunan (eski) ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan davacı tarafından, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
- Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kaldırma kararından önceki E:... sayılı dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği, davalı idarenin ise istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesince verilmiş olan E:..., K:... sayılı karar ve bu dosyadaki bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca yeni bir kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni işlem yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin kısmi toplulaştırma işlemi yönünden herhangi bir inceleme yapmadığı ve karar verilmediği gibi davacının da yeni yapılan kısmi toplulaştırma işleminin iptali yönünde herhangi talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu parsele ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi kaldırma kararından önce verilen karara göre kısmi toplulaştırma yapılarak yeniden işlem tesis edildiği halde, yeni toplulaştırma işlemi incelenmeden, kaldırma kararı öncesinde düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesis edildiği ileri sürülmektedir.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, davalı idarenin yaptığı kısmi toplulaştırma işleminin ayrı bir dava konusu olduğunu ve yeni parselasyonun bu dava kapsamında incelenmediğini tespit etmiştir. Mahkeme, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararı bozacak nitelikte olmadığına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kaldırma kararından önceki E:... sayılı dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği, davalı idarenin ise istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesince verilmiş olan E:..., K:... sayılı karar ve bu dosyadaki bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca yeni bir kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni işlem yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin kısmi toplulaştırma işlemi yönünden herhangi bir inceleme yapmadığı ve karar verilmediği gibi davacının da yeni yapılan kısmi toplulaştırma işleminin iptali yönünde herhangi talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
- DÜŞÜNCESİ: İlk derece mahkemesince verilen ilk karar üzerine davalı idarenin kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni parselasyonun ayrı bir dava konusu olduğu dikkate alındığında, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, arazi toplulaştırması işleminin iptali için dava açmış; davalı idare ise yeni işlem yapılmasına rağmen eski raporla karar verildiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. Danıştay 4. Dairesi, yeni işlemin ayrı bir dava konusu olması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- Dava konusu istem: Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesinde bulunan (eski) ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan davacı tarafından, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu parsele ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi kaldırma kararından önce verilen karara göre kısmi toplulaştırma yapılarak yeniden işlem tesis edildiği halde, yeni toplulaştırma işlemi incelenmeden, kaldırma kararı öncesinde düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesis edildiği ileri sürülmektedir.
- DÜŞÜNCESİ: İlk derece mahkemesince verilen ilk karar üzerine davalı idarenin kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni parselasyonun ayrı bir dava konusu olduğu dikkate alındığında, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
- 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/12733
Karar No: 2024/3084
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesinde bulunan (eski) ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan davacı tarafından, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3083 sayılı Kanun kapsamında dava konusu toplulaştırma uygulaması ile uygulama öncesindeki parsellerin mümkün olduğunca toplu hale getirilmesi ilkesine aykırı olarak parsel dağıtımı yapıldığı, sabit yapıların dikkate alınmadığı, dava konusu işlemde ... ve ... nolu parseller yönüyle hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ilk derece Mahkemesi tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kaldırma kararından önceki E:... sayılı dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği, davalı idarenin ise istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesince verilmiş olan E:..., K:... sayılı karar ve bu dosyadaki bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca yeni bir kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni işlem yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin kısmi toplulaştırma işlemi yönünden herhangi bir inceleme yapmadığı ve karar verilmediği gibi davacının da yeni yapılan kısmi toplulaştırma işleminin iptali yönünde herhangi talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu parsele ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi kaldırma kararından önce verilen karara göre kısmi toplulaştırma yapılarak yeniden işlem tesis edildiği halde, yeni toplulaştırma işlemi incelenmeden, kaldırma kararı öncesinde düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: İlk derece mahkemesince verilen ilk karar üzerine davalı idarenin kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni parselasyonun ayrı bir dava konusu olduğu dikkate alındığında, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/12733
Karar No: 2024/3084
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesinde bulunan (eski) ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan davacı tarafından, söz konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3083 sayılı Kanun kapsamında dava konusu toplulaştırma uygulaması ile uygulama öncesindeki parsellerin mümkün olduğunca toplu hale getirilmesi ilkesine aykırı olarak parsel dağıtımı yapıldığı, sabit yapıların dikkate alınmadığı, dava konusu işlemde ... ve ... nolu parseller yönüyle hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ilk derece Mahkemesi tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kaldırma kararından önceki E:... sayılı dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği, davalı idarenin ise istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesince verilmiş olan E:..., K:... sayılı karar ve bu dosyadaki bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca yeni bir kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni işlem yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin kısmi toplulaştırma işlemi yönünden herhangi bir inceleme yapmadığı ve karar verilmediği gibi davacının da yeni yapılan kısmi toplulaştırma işleminin iptali yönünde herhangi talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu parsele ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi kaldırma kararından önce verilen karara göre kısmi toplulaştırma yapılarak yeniden işlem tesis edildiği halde, yeni toplulaştırma işlemi incelenmeden, kaldırma kararı öncesinde düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: İlk derece mahkemesince verilen ilk karar üzerine davalı idarenin kısmi toplulaştırma işlemi yaptığı, yeni parselasyonun ayrı bir dava konusu olduğu dikkate alındığında, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.