Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10957 K.2024/6226
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davalı
Uyuşmazlık
Davacı şirket, IPARD Programı kapsamında aldığı hibe için düzenlenen 946.522,21 TL tutarındaki ödeme emrinin iptalini talep etmektedir.
Kaynak pasajlar (1)
- Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, IPARD Programı fonlarının tahsisine dair sözleşme kapsamında "Ana Süt Üretme Tesisi" için verilen hibenin tahsiline yönelik 946.522,21 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (2)
- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı şirket, borç bildirim mektubuna karşı dava açılmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptalini istemiştir. Danıştay 4. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (5)
- Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, IPARD Programı fonlarının tahsisine dair sözleşme kapsamında "Ana Süt Üretme Tesisi" için verilen hibenin tahsiline yönelik 946.522,21 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket tarafından, borç bildirim mektubunun icrai bir işlem olmadığı ve dava konusu edilemeyeceği, söz konusu mektupta borca karşı yargı yolunun gösterilmediği, adli yargıda da menfi tespit davası açamayacakları bu nedenle borç bildirimine karşı dava açılmadığından bahisle işin esasına girilmemesinin hak arama hürriyetini ihlal ettiği ayrıca sözleşme hükümlerine aykırı bir davranışta bulunulmadığı, sözleşme dönemi geçtikten ve 2012 yılında yapılan ödeme için uygulama sonrası dönemin sona erdiği 2017 yılından sonra ödeme emri düzenlenemeyeceği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- 1. Temyiz isteminin reddine,
- 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10957
Karar No: 2024/6226
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticareti Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, IPARD Programı fonlarının tahsisine dair sözleşme kapsamında "Ana Süt Üretme Tesisi" için verilen hibenin tahsiline yönelik 946.522,21 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin sözleşme hükümleri gereğince oluşan alacağını, 5648 sayılı Kanunun 15/4. maddesi ve 6183 sayılı Kanunun hükümleri gereğince takip ve tahsil etme yetkisine sahip olduğu ayrıca ödeme emrinin dayanağını oluşturan ve usulüne uygun tebliğ edilen borç bildirim mektubuna karşı dava da açılmadığı anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket tarafından, borç bildirim mektubunun icrai bir işlem olmadığı ve dava konusu edilemeyeceği, söz konusu mektupta borca karşı yargı yolunun gösterilmediği, adli yargıda da menfi tespit davası açamayacakları bu nedenle borç bildirimine karşı dava açılmadığından bahisle işin esasına girilmemesinin hak arama hürriyetini ihlal ettiği ayrıca sözleşme hükümlerine aykırı bir davranışta bulunulmadığı, sözleşme dönemi geçtikten ve 2012 yılında yapılan ödeme için uygulama sonrası dönemin sona erdiği 2017 yılından sonra ödeme emri düzenlenemeyeceği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10957
Karar No: 2024/6226
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticareti Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, IPARD Programı fonlarının tahsisine dair sözleşme kapsamında "Ana Süt Üretme Tesisi" için verilen hibenin tahsiline yönelik 946.522,21 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin sözleşme hükümleri gereğince oluşan alacağını, 5648 sayılı Kanunun 15/4. maddesi ve 6183 sayılı Kanunun hükümleri gereğince takip ve tahsil etme yetkisine sahip olduğu ayrıca ödeme emrinin dayanağını oluşturan ve usulüne uygun tebliğ edilen borç bildirim mektubuna karşı dava da açılmadığı anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket tarafından, borç bildirim mektubunun icrai bir işlem olmadığı ve dava konusu edilemeyeceği, söz konusu mektupta borca karşı yargı yolunun gösterilmediği, adli yargıda da menfi tespit davası açamayacakları bu nedenle borç bildirimine karşı dava açılmadığından bahisle işin esasına girilmemesinin hak arama hürriyetini ihlal ettiği ayrıca sözleşme hükümlerine aykırı bir davranışta bulunulmadığı, sözleşme dönemi geçtikten ve 2012 yılında yapılan ödeme için uygulama sonrası dönemin sona erdiği 2017 yılından sonra ödeme emri düzenlenemeyeceği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.