Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10540 K.2024/1972
Özet: Uyuşmazlık, 14–16 Haziran 2020 tarihleri arasında Hakkâri ilinde planlanan eylemlere katılmak üzere hareket edecek şahıslar ve araçların giriş‑çıkışlarının kısıtlanması ve benzeri önlemlerle ilgili Valiliğin İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararının iptalini istenen idari dava. Danıştay 4. Daire Başkanlığı, itham edilen kararın bir ay süreyle geçerli maddi ölçütlere göre yasal olduğu gerekçesiyle her iki tarafın da taleplerini reddetti ve idari mahkeme kararını onayladı.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10540
Karar No: 2024/1972
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Partisi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 14/06/2020 - 16/06/2020 tarihleri arasında ... ili mülki sınırları içerisinde açık alanlarda yapılması planlanan her türlü eylem ve etkinlikleri yasaklanmasına, eylem ve etkinliklere destek vermesi amacıyla toplanmaların engellenmesine yönelik ... ilindeki eylemlere katılmak üzere hareket edecek şahıslar ve araçların ile giriş ve çıkışlarının kısıtlanmasına, başka illerde gerçekleşmesi planlanan eylem ve etkinliklere katılım amacı ile Hakkâri ilinden çıkış yaparak hareket edecek şahıslar ve araçların kısıtlanmasına, alınan kararlara aykırı olarak hareket eden şahıslar, kurum/kuruluş, dernek ve tüzel kişiler hakkında 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 32. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı ... Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dava konusu işlemin, dünya genelinde ve ülkemizde hâlen etkisini sürdüren Korona Virüs (Covid-19) salgını nedeniyle kamu esenliği ve genel sağlığın korunması ile provokatif eylemlerin önlenmesi gerekçesiyle kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amacıyla tesis edildiği, temel hak ve hürriyetlerden olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının genel sağlığın korunması amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca toplantıların genel sağlığın korunması amacıyla bir ay süreyle yasaklanabileceği, diğer yandan yine seyahat hürriyetinin suç işlenmesini önlemek amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesi uyarınca kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde vali tarafından ildeki belirli yerlere giriş ve çıkışın kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlanabileceği ya da belli yerlerde veya saatlerde kişilerin toplanmalarını, araçların seyirlerini kısıtlayabileceği, dünya genelinde ve ülkemizde etkisini sürdürmeye devam eden, kesin bir tedavisi olmayan ve ölümcül etkisi olduğu da herkesçe bilenen Korona Virüs (Covid-19) salgınının yayılmasını önlemek ve kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla tesis edilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vatandaşların hak ve özgürlüklerini koruma ve kamu düzeninin ihdası iddiasıyla verilen yasaklama kararlarının, toplantı ve gösteri hakkını ortadan kaldıracak bir düzenlemeye yol açmasının ölçülü olmadığı, Valilik yasaklama kararı belirli bir toplantıya ait olmayıp, ... ili coğrafi sınırları içerisinde içeriğine ve amacına bakılmaksızın açık alanlarda düzenlenecek yürüyüş, toplantı ve toplanmalar, basın açıklaması, oturma eylemi, stand açma vb. her türlü eylem ve etkinlikler için alındığı, idarenin durumun gerekleri uyarınca daha hafif olan erteleme, izne bağlama, farklı bir yer veya zaman gösterme gibi tedbirlere başvurması gerektiği, bunun Anayasa'nın 15. maddesinin getirdiği ölçülülük ilkesi çerçevesinde bir mecburiyet olduğu, oysa hiçbir bilgiye dayanmadan ve alternatif kısıtlamalar düşünülmeksizin külliyen yasaklama kararı verilmesinin ölçülülüğe uygun olmadığı, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasaya aykırı olduğu, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kanunla sınırlanabileceği, alınan yasaklama kararının somut bir dayanağının olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10540
Karar No: 2024/1972
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Partisi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 14/06/2020 - 16/06/2020 tarihleri arasında ... ili mülki sınırları içerisinde açık alanlarda yapılması planlanan her türlü eylem ve etkinlikleri yasaklanmasına, eylem ve etkinliklere destek vermesi amacıyla toplanmaların engellenmesine yönelik ... ilindeki eylemlere katılmak üzere hareket edecek şahıslar ve araçların ile giriş ve çıkışlarının kısıtlanmasına, başka illerde gerçekleşmesi planlanan eylem ve etkinliklere katılım amacı ile Hakkâri ilinden çıkış yaparak hareket edecek şahıslar ve araçların kısıtlanmasına, alınan kararlara aykırı olarak hareket eden şahıslar, kurum/kuruluş, dernek ve tüzel kişiler hakkında 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 32. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı ... Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dava konusu işlemin, dünya genelinde ve ülkemizde hâlen etkisini sürdüren Korona Virüs (Covid-19) salgını nedeniyle kamu esenliği ve genel sağlığın korunması ile provokatif eylemlerin önlenmesi gerekçesiyle kamu düzeni ve güvenliğinin korunması amacıyla tesis edildiği, temel hak ve hürriyetlerden olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının genel sağlığın korunması amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca toplantıların genel sağlığın korunması amacıyla bir ay süreyle yasaklanabileceği, diğer yandan yine seyahat hürriyetinin suç işlenmesini önlemek amacıyla kanunla sınırlanabileceği ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C maddesi uyarınca kamu düzeni ve güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde vali tarafından ildeki belirli yerlere giriş ve çıkışın kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlanabileceği ya da belli yerlerde veya saatlerde kişilerin toplanmalarını, araçların seyirlerini kısıtlayabileceği, dünya genelinde ve ülkemizde etkisini sürdürmeye devam eden, kesin bir tedavisi olmayan ve ölümcül etkisi olduğu da herkesçe bilenen Korona Virüs (Covid-19) salgınının yayılmasını önlemek ve kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla tesis edilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vatandaşların hak ve özgürlüklerini koruma ve kamu düzeninin ihdası iddiasıyla verilen yasaklama kararlarının, toplantı ve gösteri hakkını ortadan kaldıracak bir düzenlemeye yol açmasının ölçülü olmadığı, Valilik yasaklama kararı belirli bir toplantıya ait olmayıp, ... ili coğrafi sınırları içerisinde içeriğine ve amacına bakılmaksızın açık alanlarda düzenlenecek yürüyüş, toplantı ve toplanmalar, basın açıklaması, oturma eylemi, stand açma vb. her türlü eylem ve etkinlikler için alındığı, idarenin durumun gerekleri uyarınca daha hafif olan erteleme, izne bağlama, farklı bir yer veya zaman gösterme gibi tedbirlere başvurması gerektiği, bunun Anayasa'nın 15. maddesinin getirdiği ölçülülük ilkesi çerçevesinde bir mecburiyet olduğu, oysa hiçbir bilgiye dayanmadan ve alternatif kısıtlamalar düşünülmeksizin külliyen yasaklama kararı verilmesinin ölçülülüğe uygun olmadığı, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Anayasaya aykırı olduğu, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kanunla sınırlanabileceği, alınan yasaklama kararının somut bir dayanağının olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.