Danıştay4. DaireAile Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2023/10380 K.2024/4010
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun6545 sayılı Kanun6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun4458 sayılı Kanun3093 sayılı Kanun7033 sayılı Kanun6552 sayılı Kanun4458 sayılı Gümrük Kanun
Özet: Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10380 E. , 2024/4010 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10380 Karar No : 2024/4010 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Lojistik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı (... Bölge Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10380
Karar No : 2024/4010
TEMYİZ EDEN
**TARAFLAR:** 1- ... Lojistik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Bakanlığı (... Bölge Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen cep telefonlarına ait TRT bandrol ücretlerinin ödendiğine ya da teminat verildiğine dair herhangi bir kayıt ve makbuz bulunmadığından bahisle 74.460,57 TL TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işlem ile 223.381,71 TL bandrol para cezası verilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işleme karşı yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işlemi içinde yer alan TRT bandrol ücreti bedeli ile buna bağlı olarak verilen para cezasının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin bandrol ücreti para cezasına ilişkin kısmının iptali yolundaki karara karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun reddedilmesi Danıştay kararıyla kesinleştiğinden; davanın, TRT bandrol ücreti tahakkuk işlemine münhasır kaldığı; buna göre, davalı idare tarafından davacının ithal ettiği ve radyo özelliği bulunduğu tespit edilen cep telefonları için TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının TRT bandrol ücreti tahakkuku yönünden kaldırılmasına, dava konusu işlemin TRT bandrol ücreti tahakkukuna ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : İthal edilen söz konusu cep telefonlarının bandrole tabi olmadığı, birleşik cihazların kendisinin radyo ve televizyon yayını almak dışında başka fonksiyonlarının olması halinde söz konusu cihazın radyo ve televizyon yayını almaya yarayan kısmı, yani FM tuner kartı üzerinden bandrol ücreti hesaplanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Eksik bandrol ücretinin üç katı tutarında idari para cezası kesilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Davacının temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/892, K:2020/2070 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; 49. maddesinin 3. fıkrasında, kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukuku kurallarına göre, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde korunması gereken hukuki menfaatinin bulunması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen cep telefonlarına ilişkin TRT bandrol ücretlerinin ödendiğine ya da teminat verildiğine dair herhangi bir kayıt ve makbuz bulunmadığından bahisle 74.460,57 TL TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işlem ile 223.381,71 TL bandrol para cezası verilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 14/11/2017 tarih ve 736 sayılı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işlemi içinde yer alan TRT bandrol ücreti bedeli ile buna bağlı olarak verilen para cezasına ilişkin bedelin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararının temyizi üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/892, K:2020/2070 sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının üç kat kesilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının onanarak kesinleştiği, bandrol ücretine ilişkin ek tahakkuk işleminin iptaline dair hüküm fıkrasının ise bozulduğu, bu haliyle uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı ve İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı ile de bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Danıştay bozma kararı üzerine, uyuşmazlığın münhasır kaldığı kısım yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen İdari Dava Dairesi kararının bozulmasında davalı idarenin hukuki menfaati bulunmadığından ve onanarak kesinleşen kısım hakkında da yeniden inceleme yapılması hukuken mümkün olmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği öngörülmüştür.
3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun "Tahsilat" başlıklı 5. maddesinin (b) bendinde, "Bu maddenin (g) bendi kapsamı dışında kalan bandrol ücretleri; Gümrük idarelerince ithalatta alınan gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden ayrı olarak tahsil olunur ve yapılan aylık tahsilat toplamı en geç takip eden ayın on beşinci gününe kadar Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna intikal ettirilir. Bu ücretlerin tahsiline, iadesine, teminata bağlanmasına ve tahsil edilen ücretlerin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna aktarılmasına ilişkin usul ve esaslar Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu arasında müştereken belirlenir." hükmüne; (e) bendinde ise, " Kurum, 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsili öngörülen alacakları açısından uygulanmak üzere anılan Kanunun Maliye Bakanlığı, tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanır. Kurum, merkez ve taşra teşkilatı hizmet birimlerini tahsil dairesi sıfatıyla görevlendirebilir, tahsil dairelerinin yetki mahallini il sınırları ile bağlı olmaksızın tayin edebilir, borçlu ya da mallarının başka mahallerde bulunması hâlinde takibe yetkili tahsil dairesi olarak görevlendirilecek birimlerini belirleyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15/06/2015 tarihli ve 2015/7757 sayılı "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Karar" başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu ''Bandrol ücretlerinin takip ve tahsili" başlıklı 10.maddesinde; "Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın bandrol ücretinin hiç alınmadığı veya noksan alındığının tespiti halinde 4458 sayılı Kanunda yer alan usul ve esaslara göre takip ve tahsil edilir. İthal edilecek eşyaya ilişkin beyan üzerinden hesaplanan bandrol ücreti ile gümrük idarelerince veya sonradan kontrolü sonucunda tespit edilen bandrol ücreti arasındaki farklarda, 4458 sayılı Kanun uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre idari para cezası kesilir." düzenlemesi yer almıştır.
İdare Hukukunda yetki, kamu gücünü kullanarak tek yanlı irade beyanı ile idari işlem yapabilme iktidarıdır ve her türlü idari makam için kendi görev alanını gösteren hukuk kuralları tarafından belirlenir. Kamu kurumlarının yetkileri, yerine getirdikleri kamu hizmetlerini kuran kanunun belirlemiş olduğu konular dışında kullanılamaz. Aksi halde, yetki konu yönünden aşılmış olur ve tesis edilen işlem ve alınan kararlar bu nedenle hukuka aykırı düşer. Vergi ve benzeri mali yükümler ile kanuna dayalı her türlü ücret yönünden de yetkili idarenin açık kanun hükmü ile belirlenmiş olması zorunludur. 3093 sayılı Kanunda eksik ya da hiç tahsil edilmeyen bandrol ücretlerinin tahakkuku konusunda gümrük idarelerine herhangi bir yetki verilmemesi nedeniyle, belirtilen hususta 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile (10. madde) düzenleme yapılması yoluna gidilmiştir.
09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/06/2015 tarihli ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararın 9. maddesinin 2. fıkrası ve 10. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/11681, K: 2019/10917 sayılı kararı ile; Kanunla sınırları çizilen konular haricinde düzenleme yapma yetkisi bulunmadığı halde, Bakanlar Kurulu tarafından 09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15/06/2015 tarih ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine ilişkin Karar"ın 9. maddesinin ikinci fıkrası ve 10. maddesi ile düzenlenen konularda yeni bir hukuk kuralı koyma sonucunu doğuracak şekilde düzenleme yapmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiği;
Bandrol ücretinin tahsili ve takibine ilişkin olarak yapılacak işlemlerin 3093 sayılı Kanunun "Tahsilat" başlıklı 5. maddesinde ve yine cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz edilen her cihaz için hesaplanan bandrol ücretinin iki katı tutarında idari para cezası verileceğine ilişkin "Ceza hükmü" başlıklı 18/06/2017 tarih ve 7033 sayılı Kanunla değişik 6. maddesindeki düzenlenmelere karşın Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenen 10. maddesi ile getirilen hüküm ile serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın bandrol ücretinin hiç alınmadığı veya noksan alındığının tespiti halinde 4458 sayılı Kanunda yer alan usul ve esaslara göre takip ve tahsil edileceği ve yine ortaya çıkan farklarda, 4458 sayılı Kanun uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre idari para cezası verileceğinin belirtildiği, aynı konuda hem 3093 sayılı Kanunun hem de Bakanlar Kurulu Kararının hükümlerinin uygulanmasının, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı; ayrıca, bandrol ücretini gelir olarak tahsil eden Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ve bandrol ücretinin tahsilinde aracılık eden gümrük idareleri tarafından ilgililer aleyhine farklı idari işlemlerin tesis edilmesi ve bu idari işlemlerin uygulanması halinde hukuka ve hakkaniyete aykırılığın söz konusu olacağı gerekçesi ile dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'na göre alınması gereken TRT bandrol ücretlerinin, tahsili ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu'na aktarılması konusunda kanuni yetkisi olan, ancak bandrol ücretinin ve buna bağlı olarak verilen idari para cezasının tahakkuku ile cebri takip ve tahsil yetkisi bulunmayan davalı Kargo Gümrük Müdürlüğü tarafından dava konusu bandrol ücreti tahakkuk işleminin tesis edildiği ve para cezasının verildiği görülmektedir.
3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 5. maddesinin 10/09/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 105. maddesi ile değiştirilen (b) bendi uyarınca bandrol ücretinin sadece Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu adına tahsiline aracılık etme yetkisi bulunan davalı gümrük idaresince, kanuni yetkisi olmadığı ve bu konuda yetki veren Bakanlar Kurulu kararının ilgili maddesinin yargı kararı ile iptal edilmiş olduğu halde, yapılan inceleme sonucunda hiç alınmadığı anlaşıldığından bahisle bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesinde ve buna bağlı olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, kanuni yetkisi bulunmayan davalı idarece TRT bandrol ücreti tahakkukuna ilişkin işlemin yetki yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğinden, bandol ücreti yönünden davanın reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararının; davacının temyiz isteminin reddi ile, İdare Dava Dairesi kararının onanmasına ilişkin kısmına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10380
Karar No : 2024/4010
TEMYİZ EDEN
**TARAFLAR:** 1- ... Lojistik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Bakanlığı (... Bölge Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen cep telefonlarına ait TRT bandrol ücretlerinin ödendiğine ya da teminat verildiğine dair herhangi bir kayıt ve makbuz bulunmadığından bahisle 74.460,57 TL TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işlem ile 223.381,71 TL bandrol para cezası verilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işleme karşı yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işlemi içinde yer alan TRT bandrol ücreti bedeli ile buna bağlı olarak verilen para cezasının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin bandrol ücreti para cezasına ilişkin kısmının iptali yolundaki karara karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun reddedilmesi Danıştay kararıyla kesinleştiğinden; davanın, TRT bandrol ücreti tahakkuk işlemine münhasır kaldığı; buna göre, davalı idare tarafından davacının ithal ettiği ve radyo özelliği bulunduğu tespit edilen cep telefonları için TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının TRT bandrol ücreti tahakkuku yönünden kaldırılmasına, dava konusu işlemin TRT bandrol ücreti tahakkukuna ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : İthal edilen söz konusu cep telefonlarının bandrole tabi olmadığı, birleşik cihazların kendisinin radyo ve televizyon yayını almak dışında başka fonksiyonlarının olması halinde söz konusu cihazın radyo ve televizyon yayını almaya yarayan kısmı, yani FM tuner kartı üzerinden bandrol ücreti hesaplanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Eksik bandrol ücretinin üç katı tutarında idari para cezası kesilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Davacının temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/892, K:2020/2070 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; 49. maddesinin 3. fıkrasında, kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Yargılama hukuku kurallarına göre, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde korunması gereken hukuki menfaatinin bulunması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen cep telefonlarına ilişkin TRT bandrol ücretlerinin ödendiğine ya da teminat verildiğine dair herhangi bir kayıt ve makbuz bulunmadığından bahisle 74.460,57 TL TRT bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işlem ile 223.381,71 TL bandrol para cezası verilmesine ilişkin 28/07/2017 tarihli işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 14/11/2017 tarih ve 736 sayılı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işlemi içinde yer alan TRT bandrol ücreti bedeli ile buna bağlı olarak verilen para cezasına ilişkin bedelin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararının temyizi üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/892, K:2020/2070 sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının üç kat kesilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının onanarak kesinleştiği, bandrol ücretine ilişkin ek tahakkuk işleminin iptaline dair hüküm fıkrasının ise bozulduğu, bu haliyle uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı ve İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı ile de bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Danıştay bozma kararı üzerine, uyuşmazlığın münhasır kaldığı kısım yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen İdari Dava Dairesi kararının bozulmasında davalı idarenin hukuki menfaati bulunmadığından ve onanarak kesinleşen kısım hakkında da yeniden inceleme yapılması hukuken mümkün olmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından iptal davası açılabileceği öngörülmüştür.
3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun "Tahsilat" başlıklı 5. maddesinin (b) bendinde, "Bu maddenin (g) bendi kapsamı dışında kalan bandrol ücretleri; Gümrük idarelerince ithalatta alınan gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden ayrı olarak tahsil olunur ve yapılan aylık tahsilat toplamı en geç takip eden ayın on beşinci gününe kadar Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna intikal ettirilir. Bu ücretlerin tahsiline, iadesine, teminata bağlanmasına ve tahsil edilen ücretlerin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna aktarılmasına ilişkin usul ve esaslar Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu arasında müştereken belirlenir." hükmüne; (e) bendinde ise, " Kurum, 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsili öngörülen alacakları açısından uygulanmak üzere anılan Kanunun Maliye Bakanlığı, tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanır. Kurum, merkez ve taşra teşkilatı hizmet birimlerini tahsil dairesi sıfatıyla görevlendirebilir, tahsil dairelerinin yetki mahallini il sınırları ile bağlı olmaksızın tayin edebilir, borçlu ya da mallarının başka mahallerde bulunması hâlinde takibe yetkili tahsil dairesi olarak görevlendirilecek birimlerini belirleyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15/06/2015 tarihli ve 2015/7757 sayılı "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Karar" başlıklı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu ''Bandrol ücretlerinin takip ve tahsili" başlıklı 10.maddesinde; "Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın bandrol ücretinin hiç alınmadığı veya noksan alındığının tespiti halinde 4458 sayılı Kanunda yer alan usul ve esaslara göre takip ve tahsil edilir. İthal edilecek eşyaya ilişkin beyan üzerinden hesaplanan bandrol ücreti ile gümrük idarelerince veya sonradan kontrolü sonucunda tespit edilen bandrol ücreti arasındaki farklarda, 4458 sayılı Kanun uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre idari para cezası kesilir." düzenlemesi yer almıştır.
İdare Hukukunda yetki, kamu gücünü kullanarak tek yanlı irade beyanı ile idari işlem yapabilme iktidarıdır ve her türlü idari makam için kendi görev alanını gösteren hukuk kuralları tarafından belirlenir. Kamu kurumlarının yetkileri, yerine getirdikleri kamu hizmetlerini kuran kanunun belirlemiş olduğu konular dışında kullanılamaz. Aksi halde, yetki konu yönünden aşılmış olur ve tesis edilen işlem ve alınan kararlar bu nedenle hukuka aykırı düşer. Vergi ve benzeri mali yükümler ile kanuna dayalı her türlü ücret yönünden de yetkili idarenin açık kanun hükmü ile belirlenmiş olması zorunludur. 3093 sayılı Kanunda eksik ya da hiç tahsil edilmeyen bandrol ücretlerinin tahakkuku konusunda gümrük idarelerine herhangi bir yetki verilmemesi nedeniyle, belirtilen hususta 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile (10. madde) düzenleme yapılması yoluna gidilmiştir.
09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/06/2015 tarihli ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararın 9. maddesinin 2. fıkrası ve 10. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin E:2016/11681, K: 2019/10917 sayılı kararı ile; Kanunla sınırları çizilen konular haricinde düzenleme yapma yetkisi bulunmadığı halde, Bakanlar Kurulu tarafından 09/07/2015 tarih ve 29411 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15/06/2015 tarih ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine ilişkin Karar"ın 9. maddesinin ikinci fıkrası ve 10. maddesi ile düzenlenen konularda yeni bir hukuk kuralı koyma sonucunu doğuracak şekilde düzenleme yapmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiği;
Bandrol ücretinin tahsili ve takibine ilişkin olarak yapılacak işlemlerin 3093 sayılı Kanunun "Tahsilat" başlıklı 5. maddesinde ve yine cihazların bandrolsüz veya etiketsiz satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya etiketsiz satılan veya satışa arz edilen her cihaz için hesaplanan bandrol ücretinin iki katı tutarında idari para cezası verileceğine ilişkin "Ceza hükmü" başlıklı 18/06/2017 tarih ve 7033 sayılı Kanunla değişik 6. maddesindeki düzenlenmelere karşın Bakanlar Kurulu Kararının iptali istenen 10. maddesi ile getirilen hüküm ile serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın bandrol ücretinin hiç alınmadığı veya noksan alındığının tespiti halinde 4458 sayılı Kanunda yer alan usul ve esaslara göre takip ve tahsil edileceği ve yine ortaya çıkan farklarda, 4458 sayılı Kanun uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre idari para cezası verileceğinin belirtildiği, aynı konuda hem 3093 sayılı Kanunun hem de Bakanlar Kurulu Kararının hükümlerinin uygulanmasının, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı; ayrıca, bandrol ücretini gelir olarak tahsil eden Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ve bandrol ücretinin tahsilinde aracılık eden gümrük idareleri tarafından ilgililer aleyhine farklı idari işlemlerin tesis edilmesi ve bu idari işlemlerin uygulanması halinde hukuka ve hakkaniyete aykırılığın söz konusu olacağı gerekçesi ile dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'na göre alınması gereken TRT bandrol ücretlerinin, tahsili ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu'na aktarılması konusunda kanuni yetkisi olan, ancak bandrol ücretinin ve buna bağlı olarak verilen idari para cezasının tahakkuku ile cebri takip ve tahsil yetkisi bulunmayan davalı Kargo Gümrük Müdürlüğü tarafından dava konusu bandrol ücreti tahakkuk işleminin tesis edildiği ve para cezasının verildiği görülmektedir.
3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu'nun 5. maddesinin 10/09/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 105. maddesi ile değiştirilen (b) bendi uyarınca bandrol ücretinin sadece Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu adına tahsiline aracılık etme yetkisi bulunan davalı gümrük idaresince, kanuni yetkisi olmadığı ve bu konuda yetki veren Bakanlar Kurulu kararının ilgili maddesinin yargı kararı ile iptal edilmiş olduğu halde, yapılan inceleme sonucunda hiç alınmadığı anlaşıldığından bahisle bandrol ücreti tahakkuk ettirilmesinde ve buna bağlı olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, kanuni yetkisi bulunmayan davalı idarece TRT bandrol ücreti tahakkukuna ilişkin işlemin yetki yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğinden, bandol ücreti yönünden davanın reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararının; davacının temyiz isteminin reddi ile, İdare Dava Dairesi kararının onanmasına ilişkin kısmına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.