Danıştay4. DaireGayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10340 K.2024/5528
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10340
Karar No: 2024/5528
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... ve ... sayılı parseller yönünden; arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, anılan parseller yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden; davacının hissedarı olduğu ve davalı konumda bulunan ..., ... nolu kadastro parsellerindeki hissedarlık yapısı dikkate alınmadan dağıtım yapılması, projelendirilmiş ve “...” olarak adlandırılmış olan sulama kanaletinin mevcutta inşa edilmemiş olmasından dolayı blokplanlar ve parselasyon planı hazırlanırken bu kanaletin dikkate alınmaması, ... ile ... sayılı kadastro parselinin karşılığı olarak kendisine tahsis edilen ... ada ... sayılı parselin, ... ile ... ve ... sayılı kadastro parselinin karşılığı olarak kendisine tahsis edilen ... ada ... sayılı parselin herhangi bir sulama kanal ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulan parseller olduğu, bu parsellerin bulunduğu alana suyun ancak bu parseller ile sulama kanalı ve/veya kanaletleri arasında bulunan başka şahıslara ait parsellerin içerisinden geçirilerek götürülebilmesinin mümkün olması, davacıya hak edişinin karşılığı olarak verilen ... ada, ... sayılı parselin sınırları içerisinden geçen kanalet güzergahının da parsel olarak tescil edildiği, bu kanaletin inşa edilmek istenmesi durumunda hem ... ada, ... sayılı parselin ikiye bölünmesine ve bütünlüğünün bozulmasına neden olacağı hem de ilgili idaresine kamulaştırma külfeti yükleyeceği, ... sayılı kadastro parselinin içerisinde projelendirilmiş olan ve “...” olarak adlandırılmış olan sulama kanaletinin mevcutta inşa edilmiş olmasına rağmen blok planlar ve parselasyon planı hazırlanırken bu kanaletin dikkate alınmadığı, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda bu kanaletin davacıya tahsisin yapıldığı parsellerden olan ... ada ... sayılı parselin ve bu parselin doğu bitişiğinde oluşturulmuş olan ... ada ... sayılı parselin sınırlan içerisinde bırakıldığı, ... ada ... sayılı parseli ortadan ikiye böldüğünden, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parseller yönünden 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ..., ..., ...... ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, İdare Mahkemesince eksik incelemeye dayalı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10340
Karar No: 2024/5528
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, (toplulaştırma öncesi) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... ve ... sayılı parseller yönünden; arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, anılan parseller yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden; davacının hissedarı olduğu ve davalı konumda bulunan ..., ... nolu kadastro parsellerindeki hissedarlık yapısı dikkate alınmadan dağıtım yapılması, projelendirilmiş ve “...” olarak adlandırılmış olan sulama kanaletinin mevcutta inşa edilmemiş olmasından dolayı blokplanlar ve parselasyon planı hazırlanırken bu kanaletin dikkate alınmaması, ... ile ... sayılı kadastro parselinin karşılığı olarak kendisine tahsis edilen ... ada ... sayılı parselin, ... ile ... ve ... sayılı kadastro parselinin karşılığı olarak kendisine tahsis edilen ... ada ... sayılı parselin herhangi bir sulama kanal ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulan parseller olduğu, bu parsellerin bulunduğu alana suyun ancak bu parseller ile sulama kanalı ve/veya kanaletleri arasında bulunan başka şahıslara ait parsellerin içerisinden geçirilerek götürülebilmesinin mümkün olması, davacıya hak edişinin karşılığı olarak verilen ... ada, ... sayılı parselin sınırları içerisinden geçen kanalet güzergahının da parsel olarak tescil edildiği, bu kanaletin inşa edilmek istenmesi durumunda hem ... ada, ... sayılı parselin ikiye bölünmesine ve bütünlüğünün bozulmasına neden olacağı hem de ilgili idaresine kamulaştırma külfeti yükleyeceği, ... sayılı kadastro parselinin içerisinde projelendirilmiş olan ve “...” olarak adlandırılmış olan sulama kanaletinin mevcutta inşa edilmiş olmasına rağmen blok planlar ve parselasyon planı hazırlanırken bu kanaletin dikkate alınmadığı, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda bu kanaletin davacıya tahsisin yapıldığı parsellerden olan ... ada ... sayılı parselin ve bu parselin doğu bitişiğinde oluşturulmuş olan ... ada ... sayılı parselin sınırlan içerisinde bırakıldığı, ... ada ... sayılı parseli ortadan ikiye böldüğünden, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parseller yönünden 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ..., ..., ...... ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, İdare Mahkemesince eksik incelemeye dayalı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.