‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/10369 K.2024/5529

Esas No: 2023/10369 · Karar No: 2024/5529 · Karar Tarihi: 09.10.2024
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10369
Karar No: 2024/5529

TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ... parsel sayılı taşınmazdaki özel durum dikkate alınarak burada hisse taksimi yapılmaması, yani paydaşların bu parseldeki paylarının birbirinden ayrılmaması gerekirken buna aykırı hareket edildiği ve parseldeki uyuşmazlığın daha da karmaşık hale getirildiği, ... ve ... parsellerin bulunduğu alanda oluşturulacak olan parsellerden tahsis yapılabilme imkanı varken, ortada herhangi bir teknik, fiili veya hukuki bir zorunluluk bulunmamasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, çünkü bu parsellerin bulunduğu alanda oluşturulan yeni parsellerin davacının da aralarında bulunduğu paydaşlara değil başka kişi ve kurumlara tahsis edildiği ve bu parsellerdeki uyuşmazlığın daha da karmaşık ve çözümsüz hale geldiği, ayrıca davacıya ... parsel sayılı taşınmazdan gelen hakedişinin karşılığı olarak tahsisi yapılan ... parsel sayılı taşınmazın ortasından projelendirilmiş ancak inşa edilmemiş sulama kanalı geçtiği, bunun yanında aynı parselin karşılığı olarak davacıya tahsisi yapılan diğer taşınmaz olan... parsel sayılı taşınmazın ortasından inşa edilmiş bir sulama kanalının geçtiği ve parseli ikiye bölerek parselin bütünlüğünü bozduğu, yine ... parselin karşılığı olarak tahsisi yapılan ... parsel sayılı taşınmazın ortasından inşa edilmiş bir sulama kanalının geçtiği ve parseli ikiye bölerek parselin bütünlüğünü bozduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu toplulaştırma uygulamasının ..., ..., ... parsellere ilişkin kısmında 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmında ise, arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, bu parseller yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden dava konusu işlemin iptaline, ... ve ... sayılı parseller yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu parsellerin mevcutta olan, halihazırda kullanılan yol ve kanalet nedeniyle bölündüğü, sulama şebeke hatları dikkate alınarak planlama yapılmış olup, buna göre parselasyon planları hazırlandığı, ileriye dönük öngörülerde bulunarak sonuçlara varmanın yanlış olduğu, dava konusu toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?