‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/10139 K.2024/5894

Esas No: 2023/10139 · Karar No: 2024/5894 · Karar Tarihi: 23.10.2024
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10139
Karar No : 2024/5894

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/12/2004 tarih ve 2004/8320 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca uygulama alanı ilan edilen Amasya İli, Göynücek İlçesi, ... Köyü'nde Geldingen Ovası, Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali ve söz konusu projeye yaptığı itirazın reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; dava dosyası içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu taşınmazların, toplulaştırma alanı kapsamına alınması gereken nitelikte olduğu, yapılan toplulaştırma sonucunda gerçekleştirilen tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu, uygulama alanındaki kesinti miktarının yasal sınırı aşmadığı, davacıya eş değer yerden ve özellikte alandan tahsis yapıldığı, ayrıca, dava konusu taşınmazlarda davalı idare tarafından 2010 yılında yapılan tespitlerde sabit yapılar olmadığı, davacı tarafından, 2015 yılında ... numaralı parseli satın alması sonucunda, dava konusu taşınmazlarda sabit yapılar yapmasına ilişkin hususa ilişkin olarak, Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliğinin 6.maddesinin 7.bendindeki, arazi toplulaştırma ilanından sonra yapılan sabit tesislerin dikkate alınmayacağına dair mevzuat hükmü uyarınca yapılan tahsisin toplulaştırma ilke ve kuralları ile teknik kriterlere ve kamu yararına uygun olduğu, bu kapsamda; davalı idare tarafından tesis edilen toplulaştırma işlemi ve söz konusu toplulaştırma işlemine karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile dosya içerisinde yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlıkta, davacı parsellerinin bir veya iki yerde toplanması mümkün iken teknik zorunluluk ve davacı istemi ortaya konulmaksızın iki parselin üç ayrı yerde tahsis yapılmak suretiyle toplulaştırıldığı, toplulaştırma işleminin amacının birden fazla parselin bir araya getirilmesi olmasına karşın dava konusu işlemde iki parselin birden fazla parsele hisselendirilecek şekilde parçalandığı, yan yana olan bu alanda davacıya müstakil tek parsel verilmesi olanaklı olmasına rağmen davacının müstakil parsellerinin yerine üç ayrı hisseli parselden yer verildiği, ayrıca yeni verilen parsellerden ... ada, ... parselin geometrik yapısının tarımsal kullanıma uygun ve muntazam olmadığı göz önüne alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminde ve davacı itirazının reddine dair işlemde toplulaştırma temel ilkeleri ile hakkaniyete ve hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına kayıtlı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın etrafına üçüncü şahıslara ait sabit tesislerin bulunduğu, bu nedenle bu parsel etrafında toplulaştırma yapmanın mümkün olmadığı, davacı tarafından verilen taahhütname ile yaptığı tesisin sabit tesis sayılamayacağının belirtildiği, bilimsel bilirkişi raporuna dayanılarak yerel mahkemece verilen davanın reddi kararını kaldıran istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?