‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/10836 K.2024/6808

Esas No: 2023/10836 · Karar No: 2024/6808 · Karar Tarihi: 28.11.2024
Özet: Uyuşmazlık, Tokat Erbaa'da gerçekleştirilen arazi toplulaştırma projesinde davacıların belirli taşınmazların iptali talebine kaynaklanmaktadır. Danıştay, İdare Mahkemesi kararını bozarak, toplulaştırma işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olmadığını belirlemiş ve idari yargılama usulü kanununa göre kararın onaylanması gerektiğini hükmedmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10836
Karar No: 2024/6808

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-...

2- ...

3- ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat İli Erbaa İlçesi, Yenimahalle Mahallesi'nde, Tokat Erbaa Köyleri Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında; davacılara ait Tokat İli, Erbaa İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... ve ... parselin toplulaştırma alanı kapsamına alınması gereken nitelikte olduğu, tercih ve tahsis işlemlerinde hissedarların mümkün olduğunca fiili kullanımına uygun olarak tahsis yapılması gerektiği, davacıların tarım işletmesi bulunduğu alandan tahsis yapılması gerekli iken bazı hissedarların payının farklı konumlardaki parseller ile birleştirildiği, kadastral alanın isabet ettiği alanlarda da tercihlere uygun parsel tahsisi yapılmadığı, uygulama öncesinde iki parsel olan taşınmazların, uygulama sonrasında üç parsel olarak tescil edildiği, bu haliyle davacıların isteği dışında hisse paylarının ayrıştırıldığı, mümkün olduğunca tarımsal yapıların bulunduğu alandan toplulaştırma yapılması gerekirken bu hususa riayet edilmediği, bu haliyle tahsis işlemlerinin toplulaştırma ilke ve kuralları ile ilgili mevzuata uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu arazi toplulaştırma işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerde dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... parsel içerisinde bulunduğu söylenen ruhsatlı sondaja ait ruhsat belgesinin rapor ekinde bulunmadığı, eski kadastral sınırların korunmasının mümkün olmadığı, davacının ..., ... parselasyon planlarına itirazda bulunmadığı, 3. Askı parselasyon planı haritasına geçici yer teslimi sonrasında da itirazda bulunmadığı, yer teslim tutanağını imzalayarak teslim aldığı, davacılara ait ahır yerinin korunduğu, ancak hakedişinin kurtardığı kadar parsel oluşturulunca batısındaki bölümün kendisine verilmediği, sabit tesis tutanaklarında sondaj kuyusunun yer almadığı, parsel sayılarının korunduğu, verilen iptal kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?