‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2020/5252 K.2021/3942

Esas No: 2020/5252 · Karar No: 2021/3942 · Karar Tarihi: 13.09.2021
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı, indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan KDV iadesi alacağı hesaplanırken, ciro primi ödemelerinin yüklenim listelerine dahil edilerek iade kapsamından çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işlemin iptalini talep etmiştir.
Kaynak pasajlar (1)
  • Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2010 yılında indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan 5.480.519,67 TL (yıl sonu iade sınırı 14.300,00 TL çıkartıldıktan sonra geriye kalan 5.466.219,67 TL) katma değer vergisinin nakden iadesi talebinin, 2.654.326,33 TL'lik kısmının yanlış hesaplama yapıldığından bahisle ve 440.450,83 TL'lik kısmının ise indirimli orana tabi teslimlerden dolayı KDV iade alacağının hesaplanması sırasında yüklenim listelerine dahil edilmemesi gereken ciro pirimi ödemelerinin yüklenim listelerine dahil edildiğinden bahisle kısmen reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
Gerekçe
Danıştay Dördüncü Dairesi, temyiz konusu Vergi Mahkemesi kararının, daha önceki Danıştay bozma kararı esaslarına uygun olarak verildiğini tespit etmiştir. Mahkeme, idarece kanunda yer almayan bir kısıtlama yoluna gidilerek ciro primi nedeniyle ödenen KDV'nin iade kapsamından çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki kararı yerinde bulmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
  • Mahkemelerinin önceki kararının bir kısmı onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisinin iade kapsamından çıkarılmasına yönelik işleme münhasır kaldığı belirtilerek, idarece söz konusu indirimli orana tabi ürünün bünyesine girmediği yorumuyla, Kanunda yer almayan bir kısıtlama yoluna gidilerek ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisinin iade kapsamından çıkarılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
  • Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/12/2017 tarih ve E:2016/1096, K:2017/8250 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, ciro primi ödemelerinin KDV iade hesabında yüklenim listelerine dahil edilerek iade alacağından düşülmesine karşı dava açmıştır. Danıştay, Vergi Mahkemesinin kanunda yer almayan bir kısıtlama yapılamayacağına dair kararını usul ve hukuka uygun bularak onamıştır.
Kaynak pasajlar (4)
  • Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2010 yılında indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan 5.480.519,67 TL (yıl sonu iade sınırı 14.300,00 TL çıkartıldıktan sonra geriye kalan 5.466.219,67 TL) katma değer vergisinin nakden iadesi talebinin, 2.654.326,33 TL'lik kısmının yanlış hesaplama yapıldığından bahisle ve 440.450,83 TL'lik kısmının ise indirimli orana tabi teslimlerden dolayı KDV iade alacağının hesaplanması sırasında yüklenim listelerine dahil edilmemesi gereken ciro pirimi ödemelerinin yüklenim listelerine dahil edildiğinden bahisle kısmen reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
  • Mahkemelerinin önceki kararının bir kısmı onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisinin iade kapsamından çıkarılmasına yönelik işleme münhasır kaldığı belirtilerek, idarece söz konusu indirimli orana tabi ürünün bünyesine girmediği yorumuyla, Kanunda yer almayan bir kısıtlama yoluna gidilerek ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisinin iade kapsamından çıkarılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/12/2017 tarih ve E:2016/1096, K:2017/8250 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
  • 2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2020/5252
Karar No: 2021/3942

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2010 yılında indirimli orana tabi teslimlerinden kaynaklanan 5.480.519,67 TL (yıl sonu iade sınırı 14.300,00 TL çıkartıldıktan sonra geriye kalan 5.466.219,67 TL) katma değer vergisinin nakden iadesi talebinin, 2.654.326,33 TL'lik kısmının yanlış hesaplama yapıldığından bahisle ve 440.450,83 TL'lik kısmının ise indirimli orana tabi teslimlerden dolayı KDV iade alacağının hesaplanması sırasında yüklenim listelerine dahil edilmemesi gereken ciro pirimi ödemelerinin yüklenim listelerine dahil edildiğinden bahisle kısmen reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Mahkemelerinin önceki kararının bir kısmı onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisinin iade kapsamından çıkarılmasına yönelik işleme münhasır kaldığı belirtilerek, idarece söz konusu indirimli orana tabi ürünün bünyesine girmediği yorumuyla, Kanunda yer almayan bir kısıtlama yoluna gidilerek ciro primi nedeniyle ödenen katma değer vergisinin iade kapsamından çıkarılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin yasal ve yerinde olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.

Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/12/2017 tarih ve E:2016/1096, K:2017/8250 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?