Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2020/146 K.2022/5610
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı tarafından gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarının ticari kazanç kapsamında olup olmadığı ve bu satışlar üzerinden re'sen tarh edilen geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğu tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (2)
- YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satımından elde ettiği ticari kazancı beyan etmediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2013/1-3 dönemi için re'sen tarh edilen geçici vergi ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının gayrimenkul alım satımının ticari faaliyet kapsamında olduğu ve emek sermaye organizasyonuna dayandığı, kazanç sağlama niyeti ve kastının bulunup bulunmamasının böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmediği, bu doğrultuda davacı adına re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (1)
- GEREKÇE: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davalı vergi dairesi, davacının gayrimenkul satışlarının ticari faaliyet sayılması gerektiğini ileri sürerek vergi tarhiyatına yapılan işlemin bozulmasını istemiştir. Danıştay 4. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satımından elde ettiği ticari kazancı beyan etmediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2013/1-3 dönemi için re'sen tarh edilen geçici vergi ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının gayrimenkul alım satımının ticari faaliyet kapsamında olduğu ve emek sermaye organizasyonuna dayandığı, kazanç sağlama niyeti ve kastının bulunup bulunmamasının böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmediği, bu doğrultuda davacı adına re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
- GEREKÇE: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C. DANIŞTAYDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No: 2020/146
Karar No: 2022/5610 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av.... KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satımından elde ettiği ticari kazancı beyan etmediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2013/1-3 dönemi için re'sen tarh edilen geçici vergi ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararda; olayda, davacı hakkında tesis edilen vergilendirme işlemlerinin dayanağı 2012, 2013 ve 2015 yıllarında satışları gerçekleştirilen 7 adet gayrimenkulün davacı tarafından 1988, 1996 ve 1998 yıllarında edinildiği, davacının faaliyetinin uzun yıllar önce satın aldığı taşınmazların satışından ibaret olduğu anlaşıldığından ticari kazancın unsurlarından olan devamlılık ve kazanç elde etme unsurlarının gerçekleşmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, bu durumda, davacı tarafından yapılan gayrimenkul satışları ticari faaliyet kapsamında yürütülen ve devamlılık arz eden satış olarak kabul edilemeyeceğinden, söz konusu gayrimenkul satışlarından ticari kazanç elde ettiğinden ve bu kazancını beyan etmediğinden bahisle re'sen tarh edilen cezalı vergide hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının gayrimenkul alım satımının ticari faaliyet kapsamında olduğu ve emek sermaye organizasyonuna dayandığı, kazanç sağlama niyeti ve kastının bulunup bulunmamasının böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmediği, bu doğrultuda davacı adına re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE
GEREKÇE: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar No: 2022/5610 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av.... KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satımından elde ettiği ticari kazancı beyan etmediğinden bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2013/1-3 dönemi için re'sen tarh edilen geçici vergi ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararda; olayda, davacı hakkında tesis edilen vergilendirme işlemlerinin dayanağı 2012, 2013 ve 2015 yıllarında satışları gerçekleştirilen 7 adet gayrimenkulün davacı tarafından 1988, 1996 ve 1998 yıllarında edinildiği, davacının faaliyetinin uzun yıllar önce satın aldığı taşınmazların satışından ibaret olduğu anlaşıldığından ticari kazancın unsurlarından olan devamlılık ve kazanç elde etme unsurlarının gerçekleşmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, bu durumda, davacı tarafından yapılan gayrimenkul satışları ticari faaliyet kapsamında yürütülen ve devamlılık arz eden satış olarak kabul edilemeyeceğinden, söz konusu gayrimenkul satışlarından ticari kazanç elde ettiğinden ve bu kazancını beyan etmediğinden bahisle re'sen tarh edilen cezalı vergide hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının gayrimenkul alım satımının ticari faaliyet kapsamında olduğu ve emek sermaye organizasyonuna dayandığı, kazanç sağlama niyeti ve kastının bulunup bulunmamasının böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin ticari faaliyet olma niteliğine etki etmediği, bu doğrultuda davacı adına re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE
GEREKÇE: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.