Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2019/9880 K.2022/8875
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9880
Karar No : 2022/8875
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … İş Makineleri ve Yedek Parça İnşaat Elektronik Taşımacılık Alüminyum Proje İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca, adına üç kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarhedilen 2016 yılı kurumlar vergisi ile 2016/1-3,4-6,7-9 dönemleri kurum geçici vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu geçici vergilerin mahsup süresi geçtiğinden, 2016/1-3,4-6,7-9 dönemlerine ilişkin geçici vergi aslı tarhiyatlarında yasal isabet bulunmadığı; davacı şirket hakkındaki vergi tekniği raporu, davacının iddiaları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ilgili yıl kurumlar vergisi beyannamesini vermemesi, 146.244,54 TL vadesi geçmiş borcu olduğu halde sadece 1,52 TL vergi ödemesi yapması, yıl içinde altı işçiye kadar çalışan bildirilmesine rağmen hiç prim ödemesinin olmaması, kayıtlı taşıt ve demirbaşının bulunmaması, çok küçük bir tutar dışındaki alışlarının tamamının hakkında sahte belge düzenlemekten rapor ya da olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapılmış olması ve nakliye işlemlerine ilişkin belge bulunmaması davacı şirketin gerçek yönüyle faaliyette bulunan bir mükellef olmadığını gösterdiğinden, 2016 yılında düzenlemiş olduğu faturaların, gerçek bir ticari faaliyete dayanmadan komisyon geliri elde etmek amacıyla düzenlenmiş sahte belgeler olduğu, anılan faturalardaki tutarların %2’si komisyon geliri sayılmak suretiyle belirlenen matrahlar üzerinden yapılan 2016 yılı kurumlar vergisi tarhiyatı, bu tarhiyat üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 2016/1-3,4-6,7-9 dönemleri kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının geçici vergi aslının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9880
Karar No : 2022/8875
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … İş Makineleri ve Yedek Parça İnşaat Elektronik Taşımacılık Alüminyum Proje İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca, adına üç kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarhedilen 2016 yılı kurumlar vergisi ile 2016/1-3,4-6,7-9 dönemleri kurum geçici vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu geçici vergilerin mahsup süresi geçtiğinden, 2016/1-3,4-6,7-9 dönemlerine ilişkin geçici vergi aslı tarhiyatlarında yasal isabet bulunmadığı; davacı şirket hakkındaki vergi tekniği raporu, davacının iddiaları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ilgili yıl kurumlar vergisi beyannamesini vermemesi, 146.244,54 TL vadesi geçmiş borcu olduğu halde sadece 1,52 TL vergi ödemesi yapması, yıl içinde altı işçiye kadar çalışan bildirilmesine rağmen hiç prim ödemesinin olmaması, kayıtlı taşıt ve demirbaşının bulunmaması, çok küçük bir tutar dışındaki alışlarının tamamının hakkında sahte belge düzenlemekten rapor ya da olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapılmış olması ve nakliye işlemlerine ilişkin belge bulunmaması davacı şirketin gerçek yönüyle faaliyette bulunan bir mükellef olmadığını gösterdiğinden, 2016 yılında düzenlemiş olduğu faturaların, gerçek bir ticari faaliyete dayanmadan komisyon geliri elde etmek amacıyla düzenlenmiş sahte belgeler olduğu, anılan faturalardaki tutarların %2’si komisyon geliri sayılmak suretiyle belirlenen matrahlar üzerinden yapılan 2016 yılı kurumlar vergisi tarhiyatı, bu tarhiyat üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 2016/1-3,4-6,7-9 dönemleri kurum geçici vergisi aslına bağlı olarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının geçici vergi aslının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.